Daha önce denendi
Ağustos 22, 2010
Diğer
yorum yok
İnsan sahip olduğu şeyi bırakmaya kolayca yanaşamıyor. Sanırım bu yüzden, bildiklerimiz, bilmediklerimizi denememizi engelliyor zaman zaman.
Bildiklerini bırak, yeni bir şeyi dene…
“Daha önce denendi” cümlesi ne anlama geliyor sizin için? Tecrübe mi, meydan okuma mı?
Yanıtımız tüm olasıklarınızı değiştiriyor.
Siz yokken neler oluyor?
Ağustos 15, 2010
Diğer
2 yorum
Her şeyi yaşadıklarımıza göre değerlendiriyoruz. Geçen gün Pınar’la (eşim) konuşuyorduk “Acaba arkadaşlarımızın arkamızdan söylediklerini duysak, hiç arkadaşımız kalır mı?” Paranoyak olmaya gerek yok şüphesiz ama her şeyi içinde olduğumuz duruma göre değerlendiriyoruz, olmadığımız duruma göre değil. Oysa, bizim olmadığımız durumlarda, arkadaşlarımız, tanıdıklarımız farklı davrandığı gibi yaşananlar da farklı olabiliyor.
Muhtemelen bu yüzden birçok anne baba, “benim çocuğum asla böyle yapmaz” diyor, sanıyor.
İlişkili bir durumu dün yaşadık. Taksim’de Nature&Peace isimli bir restorana gittik ve işletmenin başarılı vejeteryan yemeklerinden sipariş ettik. Yemek, mekan her şey iyiydi. Bir tek müzik… Televizyonda Power Türk’te Demet Akalın şarkıları.
Kimsenin müzik tercihine bir şey diyemem ama öyle bir mekanda, o tür bir ortama uygun değil diye düşünerek, garsondan müziği değiştirmesini rica ettik. Garson, müzik sisteminde sorun olduğunu söyledi, kanal değiştirmeye uğraştı fakat başarılı olamadı. Sonuç olarak, 1 saat boyunca bangır bangır şarkılar eşliğinde yemeğimizi yedik.
Kalkmamıza yakın, işletme veya mekan sahibi olduğu tavırlarından belli bir beyefendi geldi ve bir süre sonra, “Bu ne ya” deyip müziği değiştirdi, güya sorunlu müzik sistemi hemen devreye girdi; son dakikaklarımızı hoş bir müzikle geçirdik.
Bu beyefendiye sorsalar, ne tür müzikler çalıyor mekanınızda diye, eminim Demet Akalın ve Power Türk’ten bahsetmeyecektir.
Söz konusu olan iş olunca, hemen sorular sormaya başladım:
- İş yerinde ben yokken/olmazsam neler oluyor/olur?
- İnsanlar/çalışanlar benim olduğum ortamda farklı mı davranıyor?
- Olmadığım ortamda işlerin istediğim şekilde gitmesi için neler yapabilirim?
[Farketing notu]: Başarılı yönetim için yöneticilere değil, sistem kurmayı bilen mimarlara ihtiyaç var.
Not: Nature&Peace’e gitmeyi düşünen olursa, vejeteryan yemekler harika, makarnası fazla halşanmıştı tavsiye etmiyroum.
Not2: Benim için müzik, yemeğin lezzetini dahi değiştiriyor.
Başkası için mi çalışıyorsunuz?
Ağustos 3, 2010
Diğer
yorum yok
Başkasi için mi çalışıyorsunuz, yoksa başkasıyla birlikte mi ?
Şirketin ileri gidip gidemeyeceğini bu sorunun yanıtı belirliyor.
Yanıtınız kendiniz için hayır ise, şirketten ayrılma vakti. Çalışanlarınızın yanıtı hayır ise, onları, mümkünse kazanma, değilse hemen uzaklaştırma vakti.
Hemen. Hayır yanıtı ile geçen her dakika kayıp.
Hayır demenin hafifliği
Ağustos 2, 2010
Pazarlama Stratejileri
1 yorum
Çok sevdiğim bir avukat arkadaşım:
Avukatlar “hayır” deyip, arkasından sorun çıktığında “ben söylemiştim” demeleriyle ünlüler.
Hayır = sorumluluk almamak = bir şey yapmamak.
Aslında “hayır” demekte sorun yok, problem ”hayır” demenin risk almamak olduğunu sanmak.
Her “hayır” dediğimizde mutlaka yanıtlamamız gerek,
- Yanlış olduğu için mi,
- Riskli olduğu için mi söyledik?
Riskli olduğu için kullanıyorsak, 2 şeyi hatırlamalıyız:
- Riskin olmadığı yerde fark yaratmak mümkün değil.
- Bir şey yapmamak en büyük risk.
Siz ne gibi durumlarda “hayır” diyorsunuz?
Ortalamanın sorunu
Temmuz 26, 2010
Pazarlama Stratejileri
2 yorum
Hep iyi sattığını bildiğimiz şeyleri satmaya çalışıyorsak, çok iyi satan şeyler bulabilir miyiz?
Ortalamanın problemi, bilinenin peşinden koşmak.
Fark yaratmak için yaşasın bilinmeyen!
Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar?
Temmuz 18, 2010
Pazarlama Stratejileri
5 yorum

Standart bir ortamda, standart olmayan sonuçlar çıkmasını nasıl bekleyebiliriz?
Birlikte çalıştığınız insanlardan, her zaman yaptığınız sıradan bir toplantı sonrasında harika sonuçlar nasıl bekleyebilirsiniz?
[Farketing notu]: Farklı sonuçlar istiyorsanız, farklı bir şeyler yapın.
Beğenmeyen gitsin
Temmuz 10, 2010
Pazarlama Fikirleri
3 yorum

Amerika’daki en büyük ‘online’ ayakkabı e-ticaret sitesi Zappos, geçenlerde amazon.com tarafından 1 milyar Dolar’a satın alındı.
Zappos, işe aldığı insanlara 1 ay içerisinde ayrılmaya karar vermeleri durumunda, 2000 Dolar ile ödüllendiriyor. Zappos, mutsuz ve isteksiz bir adamı çalıştırmanın maliyetinin çok daha fazla olduğunun farkına varmış. Muhteşem.
Paralel bir noktadan bakınca (pazarlama), müşteri her zaman haklı mıdır, müşteri velinimetimiz midir? Başka bir deyişle, faydası olmayan müşterileri tutmaya çalışmak ne kadar akıl karı olabilir?
Duygusal olarak sahip olduğumuz hiçbir şeyi kaybetmek istemiyoruz ama gitmelerine izin verdiğimiz müşteriler eğer sahip olduğumuz müşterilere daha iyi hizmet etmemizi sağlayacaksa neden olmasın?
[Farketing notu]: Herkesi mutlu etmeye çalışırsan, herkesi mutsuz edersin.
Ya rezil olursam
Temmuz 8, 2010
Diğer
yorum yok
Aklımızdan sürekli geçen, “Böyle yaparsam ne derler?” sorusu bizi yavaşlatıyor.
Bir şey söylemeye karar verip vazgeçtiğinizde bir düşünün, eğer aynı soru ise aklınızdaki, hatırlayın:
Sadece korkusuz fikirler fark yaratır.
Ve işin daha da güzeli, cesur hatalar da bize ileri götürüyor. O an değil belki ama MUTLAKA.
Kalabalığa mı bakıyorsunuz?
Hep kıyaslamak istiyoruz, bu böyleyse bu neden böyle?
A, B, C, D böyle yapıyorsa, E neden şöyle yapıyor?
Oysa belki de ”A,B,C,D neden şöyle yapmıyor?” diye sormalıyız.
[Farketing notu]: Kalabalığa bakmak her zaman akıllıca olmayabilir.
Yeni projem yayında
Temmuz 1, 2010
Pazarlama Fikirleri
6 yorum
Sonunda projem markapon.com yayında ve ben yeniden yazmaya, fikirlerimi paylaşmaya hazırım. Anlatmak istediğim çok şey var aslında bu dönemde öğrendiğim, faydalı olduğunu düşündüğüm. Ama önce Markapon:
Markapon.com, şehre özel ayrıcalıklar sunan bir site. Çeşitli mekanlarda servislerde %50 ve üzerinde indirimler sunuyor. Bir çoğunuz duymuş olabilir zaten, şimdiden hergün yüz binlerce insan girip bakıyor. Tanıtımlar sağ olsun.
Markapon tanıtımına döndürmeden (çok meyilliyim bu aralar) iş fikri üzerine düşünmekte fayda var. Pazarlamacıların ve girişimcilerin kesinlikle üzerine düşünmeleri gereken bir konsept bu çünkü:
Konsept:
Bir şey satın alırken, 10 adet alacağım dediğinizde veya bir mekana 100 kişi geliyoruz dediğinizde, nasıl satıcılar/işletmeciler indirim yapmayı kabul ediyorsa, markapon.com fikri de bunu sağlıyor.
İş yerine, “ben seni yüzbinlerce insana tanıtacağım diyoruz” , müşteriye “sana güzel mekanlardan, etkinliklerden %50 indirim sağlayacağız” diyoruz, biz de arada satış üzerinden para kazanıyoruz. Herkesin kazandığı bir model.
İnsanları bir araya topla, indirimli bir alışveriş için = toplamda satıcının da kar ettiği bir iş modeli.
Başka ne tür işlerde uygulanabilir acaba?



