Arşiv: Haziran, 2004

Araba satmak

Bir süredir ikinci el araba almak için galerileri ve otomobil pazarlarını geziyorum. İkinci el ararken, uygun fiyata, temiz bir araç bulma hevesimin oldukça kırıldığı bir noktada, eşimle birlikte bir Peugeot bayisine gidip acaba sıfır araba mı alsak moduna girdik. Bayide ilk önce arabalara baktık ve hatta başkalarının içinde oturmadığı, araçtaki tüm hatıraların bize ait olmasının ne kadar güzel olabileceği gibi duygusal bir moda dahi girdik. Kulgri1Ancak, saatten olacak ki -kapanmaya yakındı- satış personeli bizimle ilgilenmedi ve bize sadece fiyatlandırma üzerine bilgi verdi. Biz de tekrar düşündükten sonra bu kadar para harcamayıp, ikinci bir el araba alma kararımızı yenilemiş olduk.

Oysa, satış temsilcisi ziyaretimizi bir deneyime dönüştürseydi, bizi arabaya otturtup, arabanın özelliklerini, arabanın sesini dinletseydi, sıfır araba almanın avantajlarını, sundukları hizmetleri, bu hizmetlerin esasında ne kadar önemli olduğunu vurgulasaydı, şu anda muhtemelen sıfır bir Peugeot kullanıyor olurduk.

Anlamlı farklar

Farklı bir şey yapmak, kimsenin yapmadığını yapmak, bir markanın başarılı olması için yeterli değil. Fark yarattığınız noktada farkın müşteriye bir şey ifade ediyor olması gerekiyor. www.mckinseyquarterly.com‘daki bir makalede yazdığı gibi markanın başarısı rakiplerden ne kadar farklı olduğuna ve müşterinin ne kadar ilgi alanına ne kadar girdiğine bağlı:

Sizin markanız nasıl bir marka?
tablo1

Arabayı kadına sat

Söylenene göre, arabaların tasarımları tamamen kadınların beğenisine göre yapılıyor çünkü erkeğin zevki beğenisi ne olursa olsun, sonuçta o arabayı satın alabilmek için kadının beğenmesi gerekiyor. Hatta Ayşe Arman bir yazısında başka bir kaynaktan aktardığı kadarıyla araba seçimi yapılırken, %80 son sözü kadın söylüyor.

Bu noktada, eğer siz bir otomotiv şirketiyseniz ve reklamınızı, stratejinizi tamamen erkeklerin beğenisi ve ihtiyaçlarına yönelik yapıyorsanız, karar verici ile kullanıcının bir olmadığı bir pazarda kullanıcıyı etkilemeye çalışarak boşa efor sarfediyorsunuz demektir.

Otomotiv sektöründe şu tür araçlar iyi satar gibi görünüyor:
Kadınların bayılacağı, erkeklerin ise kabul edebileceği (ki kadınlara bu tercihlerini göstebilsinler)

Başarılı bir örnek: Volkswagen Polo

Muzlu süt

Yorumsuz banana_juicebox

Sisley: Ya hep ya hiç?

Sisley dünyada ve özellikle ltalya’da seksi tasarımlarıyla kendini konumlandırmış bir marka. Turkiye’de ise genelde Mango ve Zara’nin çizgisinde ilerliyor ve onlarla rekabet etmeye çalışıyor. Sanırım Sisley Türkiye yöneticileri Turkiye’nin bu tür bir tarza hazır olmadığını düşünüyor.

Soru şu: Sisley, herkesin markası olup, herkesle rekabet mi etmeli, yoksa kendi tarzını kabullenip o tarzla konuşulan marka mı olmalı?

Sisley Turkiye yoneticilerinin korktuğu şu olmalı: “Bunları ancak hayat kadınları ve eşcinseller giyer. Marjinal insanlar < herkes." Öyle olsa bile ne olmuş? Çoğu zaman, 5 iyi müşteri> 100 sıradan müşteri

sisleyad

Bira soğuk içilir

Ne zaman Nişantaşı civarlarında olsam ve canım bira içmek istese aklıma TouchDown gelir. 1993 yılından beri açık olan bu barı ben çok iyi bilirim çünkü bira bu barda soğuk servis edilir. Burasının fark yaratıp, konuşulan bir mekan olmasında değişmeyen elemanları gibi başka etkenler de var tabiki ama biranın soğuk olmasının etkisi gerçekten büyük. Bira bildiğiniz bira ama yan barda soğuk bira içebiliyorken, burada buz gibi bira içebilirsiniz: Bira soğuk içilir.
beer
Şöyle bir denklem düşünün: yemekler çok iyi (10 puan), servis çok iyi (10 puan), bira sıcak (0 puan). Burası bir ‘birasever’in aklında nasıl kalır?
10 X 10 X 0 = 0

Taksiler

İstanbul’daki Taksiler’in hepsi vergisini tam ödüyor olsaydı, ne olurdu diye bir hesap yapalım. Tamamen uydurarak: Eğer İstanbul’da 20 bin taksi varsa, kötümser bir tahminle bunların yıllık gelirleri (ellerine kalan) 20 milyar olsa, bunlar şu anda çok çok iyimser bir tahminle bu gelirin yarısını faturalamıyor olsalar, şöyle bir tablo çıkıyor:

Vergiye tabi: 10 mia X 20 bin taksi = 200 trilyon
Toplanan vergi : 200 trilyon X %20 = 40 trilyon ve
Toplanmayan vergi: 40 trilyon

Bu vergiyi toplamak için yapılması gereken şey, toplanan paranın taksimetrelere yüklenecek bir yazılım ya da yeniden verilecek taksimetrelerle gelirin izlenmesi olacaktır. Taksimetrenin maliyeti ne olursa olsun, böyle bir yatırım, ülkeye 40 trilyon gelir sağlayabilir gibi görünüyor. Fakirle uğraşmak yerine zenginlerden vergi almak derseniz, o tabi ki başka bir tartışma konusu.

Amazon Affiliate

Amazon.com ‘affiliate’ den para kazanmak için mükemmel bir sistem. Hem farklı, hem görsel, hem de çok fonksiyonel bir websitesi:

musicplasma

Digiturk’e fırsat

Digiturk hemen hemen hedeflediği pazara sahip. Belirli bir gelir düzeyinde belirli bir kitleye ulaşmış durumda. Maçların yayın hakkını da elinde tutarak, başka bir segmente de rahatlıkla hizmet edebiliyor. Peki, daha fazla büyümek ve karı arttırmak için şimdi neler yapması gerekiyor?

Pazarlama penceresinden baktığımda, ‘cross selling’ ile servisleri genişletip, yeni kar merkezleri oluşturmak en mantıklı opsiyon gibi görünüyor. Aşağıda anlattığım iş alanı Digiturk için iyi bir ‘cross selling’ mecrası gibi görünüyor:

Belirli bir miktar yatırım yapıp, Tivo‘nun yaptığını yapmak, Digiturk’e çok iyi bir gelir kaynağı ve şu anda elde ettiği geliri de uzun vadede korumada çok iyi bir kaynak olabilir.

Tivo temel olarak, istediğiniz yayını istediğiniz zaman izleyebilmenizi sağlıyor. Bir aparat vasıtasıyla, 140 saatlik yayını kaydedebiliyor ve bunları istediğiniz zaman izleyebiliyorsunuz. Böylelikle bir yayını izlemek için yayın saatine bağlı kalınmıyor, izlenen programda reklam, haber gibi bölünmeler olmuyor, canlı yayın bir maçta geri gelip istenilen kareler tekrar izlenebiliyor…

Reklam verenler bu konu hakkında ne düşünür bilemem ama Digiturk sahiplerinin böyle bir ürünü hiç bırakmak istemeyecekleri kesin.

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz