Arşiv: Temmuz, 2005

Modern ressamlık

KarikaturLondra’da bir parkta, karikatürünüzü Tablet PC ile çizip, ‘wifi’ sayesinde anında size eposta ile gönderiyorlarmış.

Bir gün tüm resimler bu şekilde çizilebilir mi? Bundan emin değilim ama teknolojinin bir değer yarattığı bir uygulama olduğu kesin.

Haberin orjinali

Beyin klişelerden hoşlanmıyor

Ne yaparsak yapalım, beynimiz her zaman güzel olanı farklı olanı arıyor daha doğrusu görüyor. Eşim arabanın kilometresinin 35999′dan 36000′e geçişini hemen farkedip bana söylüyor. Renksiz bir yerde renkli giyen birisi, renkli bir yerde renksiz giyen birisi fark ediliyor.

Bunu en iyi bilmesi gerekenler herhalde tasarımcılar, grafikerler, mimarlar. Fakat hepsinin çok da bilmediği kesin. İşte logolarda kullanılan bazı tasarım klişeleri.

Ünlem işareti: önemli, dikkat çekici, farklı
Gülümseyen insan fotoğrafları: iyi servis, güvenilir, eğlenceli
Kalp işareti: sevgi, aşk, güven
Ampül işareti: fikir

Bunlar hiçbir zaman işe yaramaz demiyorum fakat ilk paragrafta yazdığımın gerçekliğini unutmamak gerekiyor.

Sizin aklınıza tasarımla gelen başka hangi klişeler var? Anlamıyla birlikte paylaşırsanız sevinirim.

Ne kadar hızlı okuyabilirsiniz?

Hızlıokuma.com sitesinden

Ortalama bir insan, günde yarım saat ile iki saat arası okumak zorunda kalır. Bir insanın kitap, gazete, dergi, dosyalar, raporlar, evraklar, mailler vb… okumaya günde bir buçuk saatini ayırmak zorunda kaldığını düşünürsek, bu kişi ayda toplam 45, yılda da 540 saatini okumaya harcıyor demektir.

Hızlı okuma konusunda bir eğitime katılır veya egzersizlerini yaparsanız, 2 ile 4 kat daha hızlı okuyabiliyrosunuz. Bu bilimesel olarak ispatlanmış bir gerçek. Başka bir gerçek: 2 kat hızlı okumak için şu anki alışkanlığınızla ne kadar egzersiz yaptığınızın hiçbir önemi yok.

Yapmamız gereken, binlerce yıldır yapılanı bırakıp, yeni bir yöntemi öğrenmeye karar vermek. Başarı bildiklerinizi ne kadar geride bırakabildiğimizle alakalı. Yine aynı siteden:

İnsanoğlu çoğu davranışını öğrendikten sonra tekrarlar vasıtasıyla içselleştirir. Bilinçaltına atılan bu davranışlar beyin tarafından otomatik olarak yapılır. Kişi içinden gelen kuvvetli bir baskıyla belirli bir şekilde davranmak zorunda hisseder. İlkokuldan beri verilen eğitim sonucu okuyucular kelime kelime okuma alışkanlığını edinmişlerdir. Hızlı okumada amaç bu zararlı alışkanlığı ortadan kaldırıp yerine blok blok okuma alışkanlığını yerleştirmektir.

Fark yaratmakla ilgili mükemmel bir örnek. Yılda 270 saat kazanabileceğini veya 3 kat fazla yazı/kitap okuyabileceğini bilmek çok heyecan verici.

Tek hedef eldekiler mi?

Yer: Bodrum, Adamik Bar’ın karşısındaki yeni bir bar. Tuvaleti kullanmak için içeri giriyorum, çıkarken beni Adamik Bar’da gören garsonlardan birisi Adamik’te de tuvalet var diye imalı bir mesaj veriyor.

Yer: Bodrum Havalimanı, son güvenlik kontrolünden sonra hangi kapıda beklemem gerektiğini öğrenmek için bir görevliye yaklaşıyorum. THY görevlisi olduğunu sonradan anladığım kişi, ben bir şey demeden, elimdeki Atlasjet biletini görüp, "Atlasjet ise, Atlasjet görevlisine sorun!" deyip beni başından savıyor.

Bu firmalar beni ne olarak görüyor, kaynakları boşa kullanan birisi olarak mı? Ben de potansiyel bir müşteri değil miyim? Çok şey mi hayal ediyorum?

Yapmak istemediğini yapmak

Israrcı bir şekilde bana yapmak istemediğim bir şeyi yaptırmaya çalışanlara duyurulur:

Güzel diyorsun da bana ne. Bana ne senin ne söylediğinden, ne düşündüğünden. Benim hayatımı senin yazdıkların, söylediklerin, senin ısrarların veya taleplerin yönetmiyor. Benim hayatımı benim istediklerim benim keyiflerim yönetiyor. Sen bana sadece ihtiyacım olduğun kadar yakınsın.

Evet bunu herkese söylüyorum, sevdiklerim de buna dahil ama biliyorum ki sevdiklerim, beni istemediğim bir şeyi yapmaya zorlamazlar.

Müşteriler de aynı şeyi, firmalara söylemeye çalışıyor olabilir mi?

Bebek doğum odası

3 hafta kadar önce bir arkadaşımın çocuğu oldu. Doğum olur olmaz Amerikan Hastanesi’ne bebeği ve tabi ki anneyi görmeye gittik.

Ziyaret sırasında bir şey öğrendim ki bebekler doğduktan sonra önemli olaylardan birisi bebeğin yıkanması. Hastaneler, ziyaretçilerin bu ihtiyacını tespit etmişler ve hem yıkamayı hem de bebeği izlemeye uygun büyük camlı odalar yapmışlar.

Sorun: Bebek çok minik ve küvetin içerisindeyken zorlukla görülebiliyor. Ortada böyle bir ihtiyaç varken aklıma gelen iki uygulama var: Birisi küvetin hemen üzerine bebeğin izleme camının arkasından rahat görünebileceği bir şekilde bir ayna koymak, diğeri de bu yıkama olayını kayda alan bir kamerayı uygun bir yere yerleştirmek.

Bu 2 dakikalık olay için bu kadar uğraşmaya değer mi derseniz, bunun yanıtını ancak bunu yaşamışlar bilir, diyeceğim.

Geçen gün gittiğim bir Jazz konserinde, piyano çalan kişinin parmaklarını göremiyordum. Neden bir sanatçının en iyi yaptığı şeylerden birisini (piyano çalmak) televizyonda rahatlıkla izlerken, canlı konserde izleyemiyorum?

Ne kadar zenginsiniz?

Yıllık gelirinizi yazdığınızda ne kadar zengin olduğunuzu söyleyen ilginç bir site: Global Zenginler Listesi

Bağış toplamak için güzel bir fikir.

Site tasarımı ve blog

Uğraştığım bir proje için yardıma ihtiyacım var. Site tasarımı ve blog uygulamalarından anlıyorsanız ve yardım etmek isterseniz lütfen eposta adresimden bana ulaşın. Göndereceğiniz epostada çalışma şartlarınız ve deneyiminizle ilgili biraz bilgi verebilirseniz sevinirim.

can@farketing.com

Seksi olmak satar

Bir bir çok başarılı ürün tasarıma gerekli önem verilmediği için başarısız.

Şaşırtıcı! Çünkü insanoğlu kendini bildiğinden beri bir çok önemli kararı tasarıma bakarak veriyor.

TigerBir arkadaşımın izlediği bir belgeselden aktardığı:

Hayvanlar binlerce yıldan beri, en güçlü en kaslı, en kusursuz olanı beğeniyor. Nedeni ise, en iyi/fazla yemeği, en kaslı, en kusursuz olan getirebiliyor.

Belgeseldeki güzellik tanımı ne kadar doğru önemli değil. Mühim olan, seksi/güzel olanın daha iyi sattığı.

Gerçek: Beyin güzellik/seksilik karşısında çaresiz.

Güzel kadın, güzel erkek hep ilk tercih edilenler. Gazetelerin arka sayfasındaki yarı çıplak kadın fotoğraflı
haberler gazete tirajını artırıyor. Güzel bir şeye bakmamak, ilgi göstermemek tabi ki mümkün ama ekstra bir efor gerektiriyor…

Hangisi daha çok satıyor?

Ipodcreative

Görünmez olmak

Tasarımcılar/reklamcılar bilir: Reklamın başarısı tasarımdaki logonun büyüklüğüyle veya ilk bakışta görünür olmasıyla alakalı değildir.

Bir erkek düşünün, bir kızı tavlamaya çalışıyor, kız onu beğenmiş bile olsa sürekli ısrarcılık ona itici gelecektir, öyle değil mi? Reklamda olmadığı gibi ilişkilerde de bir doğru yok fakat kalbinizi  "Beni al” diye rahatsız edici bir şekilde yolunuza çıkanlar biraz zor kazanır, değil mi?

Bir kaç yıl önce, yakın arkadaşım/grafiker Cem Gedikoğlu, eğer bir reklamın tasarımı ve fikri iyiyse, üzerinde logo olmasa dahi, kimin reklamı olduğunu ilgilenen kişi kolaylıkla bulacaktır demişti.

Bir organizasyon için davetiye gönderdiğinizi düşünün: Çağırdığınız kişi organizasyonu ilginç bulduysa, firmanızın isminin ve adresinin davetiyede ne kadar küçük yazıldığının veya logonuzun arka sayfada olmasının bir önemi var mıdır?

« Eski yazılar

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz