Arşiv: Ağustos, 2005

Bardağın kulbu nasıl olmalı?

Güzel sanatlar sınavında sorulduğu söylenen eski bir hikaye vardır. "Bir çaydanlık cezve çizin":

Çaydanlığın Cezvenin nasıl kullanıldığını aklında canlandıramayanlar, yandan görünen bir çaydanlık cezve çizip, bir tarafına kulp (çaydanlığın tam sağına diyelim), diğer tarafına da ağzını (tam soluna diyelim) çizmişler. Tabi ki böyle bir çaydanlık cezve kullanışsız olduğundan sınavı geçememişler.

Cevap: ÇayKahve koyarken uzun kulptan tuttuğunuzda çayı kahveyi rahat dökebilmeniz için çaydanlığın ağzının ya size bakması gerekir ya da tam arka tarafa. (Anlatamadıysam herhangi bir cezveye bakın)

Rahatbardak

Acaba hergün kullandığımız bardakların kulpları yeterince kullanışlı mı? Yukarıdaki fotoğrafta görünen bardak bileğini bükemeyenler için tasarlanmış ama bileğini bükebilenlere de daha kullanışlı gelebilir mi?

[Ekleme]: Düzeltme için teşekkürler Gökhan.

Kahramanınız siz olun

Mytwin_1 Kız çocukları için geliştirilmiş My Twinn (ikizim) sitesi, kız çocuklarına kendilerine benzer oyuncak bebeklerini yaratma şansı veriyor. Kişiselleştirme fikri üzerine geliştirilmiş ilginç bir fikir. İkizini yarat.

Uzun zaman hayali düşmanlarla savaşmış, hayalimde asker, örümcek adam, süpermen olmuş eski bir kahraman olarak fikir heyecan verici geldi. Hatırlamayanlara bir hatırlatma yapayım:

Oyuncak asker/lego adam/he-man/barbi vs’den bir tanesi siz olursunuz, diğer oyuncaklar ve eşyalar sizin araçlarınız, düşmanlarınız ve arkadaşlarınız.

Elimizde bu sitedekine benzer (mümkünse daha iyisi) bir teknoloji varsa, çocuklara şunu söyleyebilmek güzel olmaz mı?

"Neden kahramanınız sizin bir kopyanız olmasın?"

Yalanın tanımı nasıl yapılıyor?

Paul Ekman’ın "Telling Lies" isimli kitabından:

Bir arkadaşımız bir şeyi gizlemeye çalıştığında, “Doğruyu söylemiyor”, sevmediğimiz birisi aynı şeyi yaptığında ise “Yalan” kelimesini kullanırız.

Sevdiğimiz markaya karşılık sevmediğimiz marka. Tepkilerimizin nasıl şekillendiğine iyi bir örnek değil mi?

Genel görüşe karşı çıkmadan

Dişmacunu yazıma istinaden mantıklı yorumlar geldi. Biraz değerlendirelim:

Genel görüş: Dişmacunun tadı keskin olur ve çok lezzetli olmaz. Lezzetli bir dişmacunu dişleri beyazlatmıyor hissi verir.

Bir ilacın tadının veya diş sağlığından bahseden bir sakızın tadının pazarlamacılar tarafından bilinçli olarak acı hale getirilmesi çok yeni değil.

[Farketin yaklaşımı]: İnsanlar güzel olabilecek şeyi "Bu bizim alıştığımız/bildiğimiz şey değil" gibi bir nedenle reddediyorsa ortada bir fırsat var demektir.

Öte yandan, Seth Godin’in "All Marketers are Liars" kitabında dediği gibi insanların dünya görüşünü yıkmak mümkün değildir.

Peki diyelim ki, böyle bir ürün çıkarmaya karar verdik, ne yapmalı da bu ürünü satmalı?

Genel görüşe aykırı bir ürün olduğunu düşünüyorsak, yapacağımız en iyi şey, bu ürün hakkında negatif fikri olmayan insanları bulmak olacaktır. İyi bir başlangıç, yeniliğe açık olan, hatta bir kaç yıl öncesine kadar çocuk dişmacunu kullanan genç kesime gitmek olacaktır. 12-16 yaş arası belki?

İstatistikler kimin umrunda?

DİE’nin rakamlarına göre, Nisan.05′de Türkiye’deki işsizlik %10. Bu iyi bir rakam mı? Bir çağrı merkezinin çağrıları cevaplayamama oranı %5 ise bu iyi bir rakam mı?

Peki, işsiz isek, işsizlik oranı kaçtır? Aradığımız bir bankanın santralinde müşteri temsilcisine bağlanmıyorsak, çağrı merkezinin başarısızlık oranı kaçtır? İkisi için de cevabımız, %100 değil midir?

[Farketing notu]: Pazarlamacıyı, rakamların neyi gösterdiğinden çok, rakamları oluşturan insanların neler hissettiği/düşündüğü ilgilendirir.

Değişik tadlı diş macunu

Hiç çocuk diş macunu kullandınız mı? Geçen gün kullanmak durumunda kaldım. Signal Minik. Tadı tam çocuklara göre. Sakız gibi. Çocuklara diş fırcalamayı sevdirmek için eski ama iyi bir fikir.

Beni asıl heyecanladıran şey, neden bu tür bir diş macunu büyükler için de çıkartılmıyor? Farklı aromaları olan, lezzetli diş macunları. Neden diş fırçalarken biz büyükler de zevk almayalım? Evet, diş etinin, diş minesinin korunması bilinçli herkes istiyor ama tadının aynı zamanda lezzetli olmasında da bir mahsur yok değil mi? Farkını ayırt edemediğimiz iki ürün varken neden lezzetli olanı, zevk alarak kullanacağımızı tercih etmeyelim?

Signal, İpana gibi markaların sağlık konusunda kendilerini zaten ispatlamış olduklarını gözönünde bulundurduğumuzda, üretici firmaların müşterilerine yeni değerler sunması için oldukça iyi bir fikir olduğu söylenebilir.

Yurtdışında belki zaten vardır, bilen var mı?

Fundable ortak alışveriş

F_maindiagram_1

Birçok ürün 100 adet alındığında daha ucuzdur. Özellikle de günlük alınan malların dışındaki ürünler. Örnek: Cep telefonu, araba, bilgisayar, …

Fundable.org bu fikirden hareketle, grupların belirli bir amaç için para toplamalarını kolaylaştıran bir sistem.

Bir çok kez, farklı kişilerden duyduğum bu fikrin üzerine daha çok çalışılabilir. Milyonlarca farklı kişi aynı ürünleri satın almak isterken, neden daha ucuz olan toptancı fiyatı yerine, perakende fiyatını ödeyelim?

3 boyutlu resim

Swim3 boyutlu gibi görünen 2 boyutlu resimler. ‘Outdoor’ reklam verenler için oldukça dikkat çekici bir uygulama olabilir. İlgilenenler için: Tasarımcının sitesinde farklı örnekler de var:

Julain Beever

Bugünün istekleri yarının ihtiyaçları

Netscape’in yaratıcılarından, Marc Andreesen:

Bugunun istekleri yarinin ihtiyaclarıdır.

Cep telefonu buna klasik bir örnek. Başka ne örnekler verebiliriz?

“The First Stop” Bodrum

2 hafta önce Bodrum’da "The First Stop" isimli bir lokantada arkadaşlarımla yemek yedik. Yaşadığımız deneyim ve lokantanın pazarlama yaklaşımı anlatmaya değer:

Hedef kitle
Lokantanın önündeki personelin, potansiyel müşteriyle konuşmaya başladığı anda sordukları ilk soru "Ne kadar kalacaksınız?" oluyordu. Hedefleri ise, birden fazla gün kalacak olan turistleri yakalayabilmek.

Misyon
Müşterinin tatil sonuna kadar tüm yemeklerini bu lokantada yemesini sağlamak.

Strateji
Müşterinin çok eğlenmesini ve çalışan personelle arkadaş gibi olmasını sağlamak. Animatörlerin, yabancı turistlerle ne kadar çabuk kayanaştığını bilirsiniz. Stratejileri tüm çalışan personelin bir animatör kadar eğlenceli ve samimi olmasını sağlamak.

Taktikler/aksiyonlar
Hokkabazlık, espiriler, ufak animasyonlar, kayıtsız müşteri memnuniyeti. Olmaması normal olan bir şey için, "Şu var mı?" diye sorduğunuzda, hemen alıp geliyorum tavrı oldukça etkileyici!

Bodrum’a giderseniz, sırf bu deneyimi yaşamanız için bu lokantaya gitmenizi tavsiye ederim.

Biz Türkler için alışık olduğumuzdan fazla samimi bir ortam olduğunu, ayrıca pizzayı da pide hamurundan yaptıklarını belirtmemde fayda var.

« Eski yazılar

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz