OnurAir: olmak ya da olmamak
Kasım 9th, 2005
Pazarlama Stratejileri
OnurAir’den Internet aracılığıyla aldığımız biletleri, müşteri temsilcisi eliyle doldurarak bize verdi. Doğal olarak, 20 saniyelik işlem için 2 dakika bekledik.
Soru: Gerçekten doğru yapamayacağımız bir şeyi, yarım yapmak, yapmamaktan daha mı iyidir?
Başka bir bakış açısı: Yarım olarak yaptığınız şeyle, müşterinin beklentisini artırırsanız, müşteri beklentileri karşılanmadığında normalde yaşayacağından daha büyük bir hayal kırıklığına uğrar.
10 yorum var
-
-
Bu durum tamamen ürünün tasarlanırken müşteri süreçlerinin dikkate alınmamasından kaynaklanıyor. Bizim ülkemizde genellikle Internet işleri şöyle oluyor: "Internet'ten satış yapmamız lazım" fikri ile yola çıkılıp, sadece bunun gerçekleştirilmesi için çaba sarf ediliyor. Aslında, "Internet'ten satış yaparak, nasıl kendi işgücü ihtiyacımızı azaltır ve müşterimize en az efor harcayacağı bir sistem oluşturabiliriz?" sorusu ile işe başlansa ve süreçler buna göre planlansa, herşey çok daha farklı olacak. Bunun için de, Internet'ten gerçekleştireceğiniz iş için, mevcut işinizle entegre, ama gerekirse tamamen mevcut iş akışınızın dışına çıkmış, optimize ve otomatize edilmiş süreçler oluşturmaya çalışmanız gerekmekte. Mevcut iş akışınızı değiştirmeden, bu süreci halletmeye çalışırsanız, işte elle bilet kesmek v.b. manuel işler oluşturup, bu işin normalden de uzun sürmesine sebep olursunuz.
-
Cenker EYYAM 9 Kasım 2005 saat: 18:56
DOSTALAR ALIŞVERİŞDE GÖRSÜN…!
Bu ve bu benzeri olayları güzel yurdumuzda görmek mümkün. Yapmış olmak için yapılan uygulamalar. Bizde yapıyoruz, bizde de var demek ç,için yapılanar şeyler.
-
Bu konuda Atlas Jet gerçekten çok iyi. Teknolojiye yatırım yapan, yenilikleri başlatan ve takip eden bir şirket. Özellikle son zamanlarda artan ve daha da artacak olan rekabet gözönünde bulundurulduğunda Müşterisine en çok zamanı kazandıran ve kendisini önemli hissettiren şirket fark yaratacak. Özellikle Pegasus'unda iç hatlarda sektöre girmesiyle bence Onur Air gibi şirketlerde sanırım kendilerine çekidüzen vermek zorunda kalacaklar. Çekidüzen vermek zorunda kalacakları özellikle söylüyorum Çünkü bu zihniyetle rakiplerini geçebileceklerini veya yeni bir uygulama yapabileceklerini sanmıyorum. Sadece rekabet zorunluluğundan takip edecekler. Geç de olsa…
-
Orkun Demir 13 Kasım 2005 saat: 22:35
Turk mantigina gore once satalim urunumuzu sonrasini bir sekilde hallederiz dusturunu kiramadimigiz icin boyle seyleri defalarca yasayacagimizi garanti ederim. Guzide universitelerimizde okutulan isletme bolumlerinde bir is modelinin nasil cikarilacagi, organizasyon yapisinin olusturulmasi, en etkin ve efektif sekilde kullanilmasi konularinda bir suru ders veriliyor. Sanirim Fly air'in yoneticileri bu dersleri hic gormemisler veya derslerde uyumuslar.
-
benı ıse alın host olarak
-
SAİM ÜRENLİOĞLU 24 Ocak 2006 saat: 19:40
YURT DIŞI BİLETLERİNİZ İNTERNETTE NEDEN YOK.
-
flyair,onurair ikiside bizim murat 131 lerin uçak versiyonu.kelle koltukta giderken beklentilerim teknolojinin çok daha ötesinde oldu
-
FİKRET ŞAHİN 23 Mart 2006 saat: 17:40
SİTENİZE ULAŞAMIYORUM REZERVASYONYAPTIRMAK İSTİYORUM.
-
yasemin mergen 25 Mart 2006 saat: 10:45
lütfen ankaradan kalkış seferlerinizde olsun bizler çalışan insanlar olarak sürekli yolculuk yapmak zorundayız fakat işyerlerimiz ankarada o yüzden bizleride düşünmenizi bekliyoruz.


daha önce kendi Blog'umda yazdığım bir yazı. Konuyla çok ilgili olduğu için buraya kopyalıyorum:
Fly Air ile hiç uçtunuz mu? Ben ilk defa geçen akşam uçtum ve çok kötü bir tecrübe yaşadım. Aslında burada anlatmak istediğim bu yaşadığım kötü tecrübe değil. Bilgi çağında yaşadığım ve beni gayet şaşırtan e-bilet süreci.
Biletimi internetten aldım, bu konuda hiç bir sıkıntı yaşamadım. İnternet sitesinden bana PNR numaramı verdiler ve bu numara ve kimlikle biletimi alabileceğimi söylediler. Havaalanına gidince bilet alma yerinde uzun bir kuyruk olduğunu ve oradaki görevlininse gayet bezmiş bir şekilde iş yaptığını gördüm.
Sıra bana gelince farkettimki görevli önündeki bir bilgisayara Adımı ve Soyadımı girerek uçaktaki rezervasyon bilgilerime ulaşıyor, daha sonra elindeki bilete kalemle bu bilgileri tek tek yazıyor, kimliğimin ve biletin fotokoposini çekiyor. Yani tamamen manuel bir süreç yaşanıyor. Eh yani bu görevlinin neden bezdiğini anlamak mümkün. Bütün gün bilet yazıyor zavallı! Bu sistem artık bir çok otobüs firmasında bile yok.
Sonrasında bu bileti alıp check-in yapılacak yere gidiyorsunuz. Burada da herşey manuel! Uçaktaki yerinizi belirlemek için fotokopiyle çoğaltılmış bir uçak krokisi üzerine işaretleme yapılıyor, Boarding pass'ınız elle dolduruluyor, hatta bagajınızın üzerine yapıştırılılan etiket bile elle yazılıyor.
Dayanamayıp sordum:
- Pardon sadece merakımdan soruyorum sizde her şey manuel mi? Yani hiç bilgisayar yok mu?
- Hayır hanımefendi sadece iç hatlarda böyle, dış hatlarda bilgisayarımız var.
Aferin dedim içimden. Bir iş bu kadar az otomatize edilir! Allahtan internetten bilet alabildim, ondan sonraki adımlar her ne kadar "elektronik" olmaktan uzak olsada!