Şeytanın avukatı kime karşı?
Şubat 17th, 2006
Pazarlama Stratejileri
"Şeytanın avukatını oynuyorum."
Ne kadar kolay. Cümleyi kuruyorsunuz ve söylediğiniz hiçbir şey sorumluluğunuzda olmuyor. Çünkü sanki söyleyen şeytan, siz değilsiniz.
Güzel fikirleri öldüren bu yaklaşıma karşılık, The Ten Faces of Innovation kitabında Tom Kelly şunları öneriyor (daha fazlasını da):
Birisi "Şeytanın avukatını oynamama izin ver" deyip, yeni bir fikri negatiflikle öldürmeye kalktığında, odadaki başka birisinin "Antropologu oynamama izin ver çünkü müşterilerimizin bu konu nedeniyle nasıl acı çektiklerini izledim ve belki de bu fikir yardımcı olur" veya "Deneyci gibi davranmama izin ver. Bu fikrin prototipini bir haftada yapar ve işe yarayıp yaramayacağını hemen test edebilliriz." demesi…
[Farketing görüşü]: Yaratıcı insan, neyin zor, neyin eksik olduğunu anladığında durmaz. Başlar. İlerleme, buluş, zor/eksik/riskin ortadan kaldırımasıyla mümkün olabilir.


Tom Kelley'nin kitabini daha yeni bitirdim. Uzun suredir bekliyordu. IDEO sirketinin urun gelistirme ve tasarlama sirasinda uyguladigi yontemleri iyi acikliyor kitap. Bircok ornek var fakat benim en cok hosuma giden ve sanirim bana en yakin olan "Cross-Pollinator". Benim ve senin bulundugun sektorun okumasi gereken bir kitap. Ve isin en onemlisi Tom Kelley, yalnizca kitap yazmak icin yazmamis soylediklerini. Eger sirketini incelerseniz, bircok Antropoloji mezunu insanin calisitigini gorebilirsiniz. Yani kitaptaki "Antropolog" terimi yalnizca bir benzetme degil