Oyun teorisi
Temmuz 4th, 2006
Diğer
İzlediğim en güzel filmlerden birisi, "Beautiful Mind". Filmin John Nash’in oyun teorisini anlattığı sahne:
Eğer hepimiz sarışını tavlamaya çalışırsak, birbirimizi engelleriz ve hiçbirimiz onu tavlayamayız. Ve sonra gidip sarışının arkadaşlarını tavlamaya çalışırız. Fakat yine başaramyız çünkü kimse 2. tercih olmaktan hoşlanmaz.
Peki hiçbirimiz sarışının peşinden gitmezsek? Birbirimizin yoluna çıkmayız, diğer kızların onurunu kırmamış oluruz. Kazanmamızın tek yolu bu. Hepimizin kız tavlamasının tek yolu bu.
Seçim: Ya herkesin yaptığını yaparak (aynı hedefler, aynı yöntemler, aynı reklam mecraları…) kendimizi büyük bir rekabetin içinde bulmak ya da farklı olmak…
9 yorum var
-
mksezgin 5 Temmuz 2006 saat: 08:39
-
volkan kemer 6 Temmuz 2006 saat: 09:50
bence sarışını bırakıp esmer ve kumral aramalı herkez sarışında koşarken esmer ve kumralla uğraşmak daha ii olur
-
Cem Gedikoglu 6 Temmuz 2006 saat: 19:30
Neden hepimiz? 2. seçenek olmayı kabul etmeyen esmer için birinci seçenek olmak aslında 2. seçenek olmayı kabullenmektir. Çünkü onun 1. seçeneği mutlak ilk tercih olmaktır. Yani iki tarafta yetinir. Yani kendinden ödün vermek gibi.. Aslında 2 seçenekte (risk alıp direk sarışına gitmek veya risksiz şekilde esmerle yetinmek) olabilir ama risk-başarı anlamında farkları var sadece. Kimisi duygusal davranır kendine güvenir büyük oynar zafer kazanır, kimisi sağlam basar huzurludur başarmış olur.
Kimisi her ikisinide yapamaz… -
cemmbirol 7 Temmuz 2006 saat: 17:39
eğer pazarlama konuşuluyorsa bu senaryo pek doğru değilmiş gibi geliyor.hepimiz arkadaşsak yani herbirimiz aynı işletmenin sibleri isek(ki sibler aynı pazara hitab etmez genelde)bizim bile aramızda rekabet olmak zorundadır.ama olay rakiplere karşı birlik olma anlamında ise tek yumruk olmak yada üretilecek alternatif stratejileri tek çatı altında toplamak mantıklı bir yaklaşım olacaktır.tıpkı özelleştirme ihale sürecinde yer alan konsorsiyumlar gibi.potansiyel rakiplerin ortaklık kurması ile ihaleye daha güçlü girilebilmesidir akıllıca olan…
-
htarkan 8 Temmuz 2006 saat: 11:50
Pazarlama açısından değerlendirmek gerekirse; yeni proje ve/veya çalışmaların sonucu oluşabilecek kazanç ve kayıplar matrisindeki optimum noktanın belirlenmesi gerekir. Tabi ki en önemli nokta üzerimize alacağımız risktir.
-
hacer divitli 8 Temmuz 2006 saat: 18:19
neden dünya üzerinde bir tek sarışın varmış gibi düşünüyoruz. Bir yerlerde saklanmış diğer sarışınları bulsak fena mı olur ? Hatta kendi sarışınımızı kendimiz yaratsak…
yeni pazarlar bulmak ve/veya yaratmaktan bahsediyorum elbette
mevcut pazardaki sarışını ise boşverin gitsin hiç kimsenin tercih etmediği içinizden bir sesin size işaret ettiği o zavallı görünüşlü kumralı seçin. Gelecek onda çünkü..
-
Yusuf AKMAN 17 Kasım 2007 saat: 13:37
Eğer hepimiz sarışını tavlamaya çalışırsak, birbirimizi engelleriz ve hiçbirimiz onu tavlayamayız. Ve sonra gidip sarışının arkadaşlarını tavlamaya çalışırız. Fakat yine başaramyız çünkü kimse 2. tercih olmaktan hoşlanmaz.
Peki hiçbirimiz sarışının peşinden gitmezsek? Birbirimizin yoluna çıkmayız, diğer kızların onurunu kırmamış oluruz. Kazanmamızın tek yolu bu. Hepimizin kız tavlamasının tek yolu bu.
Varsayım:
-Sarışın doğru bir strateji,
-Kumral daha az doğru bir strateji.
İKİLEM..
Birinci paragrafa göre sarışının arkadaşlarını tavlamaya çalışmak 2. tercih olmak demek.Son paragrafa göre ise tüm rakipler sarışının arkadaşlarını tavlaması en iyi strateji olarak gösterilmiş.
Rakiplerimiz sarışını tavlarken, eğer biz kumralı tavlarsak 2. tercih oluruz.Fakat rakiplerle beraber herbirimiz ayrı birer kumral tavlamaya çalışırsak 2. tercih olmayacağız.
Aslında,eğer 2. tercih olma durumu varsa bu mutlaktır.Rakipler ister sarışını ister kumralları tavlamaya çalışsın,2.tercih varsa bu her zaman mutlaktır.
Rakiplerin herbiri sarışını tavlamaya çalışsın,en iyi stratejiye sahip kazanır.Diğerleri kumrallara kalır.Fakat bu dinamik bir süreçtir,daha sonra eğer sarışını alandan daha iyi bir strateji ortaya koyan olursa,sarışını kendine doğru elbette çekecektir.
Eğer,rakiplerin hepsi kumralları tavlamayı kabullenir ve sarışın boş kalırsa,bu durumda sarışını tavlamak amacıyla yeni stratejiler yaratılmayacaktır çünkü; rakipler sarışından zaten vazgeçmişti.Bu da sarışının aleyhinedir.Hani sarışın en iyi stratejiydi!!! Rakipler en iyi stratejiden vazgeçmiş mi oluyor bu durumda? -
MÜHENDİS 15 Mart 2008 saat: 13:07
rekabet ortamında herkes bir noktaya odaklanırsa ancak bir kişi kazanır. Ama doğada olduğu gibi aslan kıral gücünden birşeyler kaybettiği an onu genç bir aslan yener ve kııral olur. burdaki sarışın kıral oluyor.yani başarı bir kişide başlıyor ve bitiyor. sürekli bir şekilde acımasız rekabete mağruz kalıyor.ama kıral olmaktansa başka alanlarda ilerleyip daha uzun nefesli başarı sağlamak ve kalıcı olmak var.esmer ve kumrallar
-
Karşılaşılan her olay; aynı kişiler ve aynı durumlar söz konusu olsa bile; aynı olay gerçekleşmez.Yani aynı sonuç olmaz.Çünkü zaman aynı değildir.Bu nedenle sarışını bu kez ele geçirememek(tavlayamamak) bir dahakine aynı sonuçla karşılaşacağınız anlamına gelmez.Yani ele geçirme şansınız yine var.Ne zamana kadar? Taraflardan biri yok olana kadar. Einstein'ın teorileri ve evrim teorisi bu akıl almaz duygu içerisinde.Yani derim ki; hayat bir savaş alanı gibidir; stratejin her zaman işe yaramayabilir.Aynı stratejiyi veya taktiği; ancak aklınıza başka strateji veya taktik gelmediği zaman kullanın derim.Atatürk'ün savaşlarda yaptığı da budur.Sarışını bu kez ele geçirememek; bir dahakine de ele geçirilemeyeceği anlamına gelmez! Halaaa şansınız var:-) Sarışın ele geçirilebilir.Bırakın hep birlikte tavlamaya çalışmak veya çalışmamak gibi saplantılı düşünceyi.Siz bu sarışını istiyor musunuz istemiyor musunuz!? BİTTİ! İstiyorsanız savaşta her türlü yol kullanılır.Kurallar mı? Unutmayın; kuralsızlık ta bir kuraldır:-) O ''Sarışın''ı istiyorsanız; alın.


sarışın kız, hedef ise ve bizlerde -diğerleri gibi- hedefin peşinde koşarken hem hedefimizi hem rakiplerimizi aynı anda kontrol altında tutabiliyor ve güncel kalabiliyorsak; aksi durumlarda hedeften ve hedef kitleyi etkileyen etkenlerden haberdar olamadığımız için hedef/rakip ölçümlemesini doğru yapamadığımızdan hayali hedefler ve hayali rakipler ile uğraşıyor olmayacak mıyız? yani oyunun dışında kalıp (sobelenip), ebe'ye küsüp kendi köşemizde hayal kurmayacak mıyız? oyun teorisi güzeldir; genelde insanların söylediklerine değil, söylemediklerine bakmalıyız ki, oyunu gerçekten damarlarımızda hissederek oynayabilelim…