Arşiv: Ekim, 2006
Alternatif reklam modelleri
Ekim 31, 2006 Pazarlama Fikirleri
Sevdiğim iş modellerden birisi sponsorluktur. Takımlara veya süper lige pahalı sponsorluklardan değil, bir şeyi sponsorluk vasıtasıyla ucuza veya bedava kullanmaktan bahsediyorum. Kazan-kazan modeli.
Örnek: Türkiye’de üzerinde reklam gördüğümüz bir çok taksi araçları reklam karşılığında normal fiyatının altında satınalınmıştır. Aracı firma, çok adetli alım yaptığı ve taksiyi reklam için kullanacağı için -yani araca reklam alarak para kazanacağından- taksiciye aracı normal fiyatının altında satar.
Benzer bir uygulamayı işyerlerindeki su şişeleri veya kahve makinaları için de yapılabilir mi?
Hedef: Beyazyakalılar ve onları hedefleyen reklamverenler.
Hedef alan: Beyazyakalıların gün boyunca en çok toplandığı yer. Su makinalarının etrafı.
İş modeli: Reklamveren şirketin su giderini karşılar. Karşılığında reklamı su makinalarının üzerinde çıkar. Reklamı beyazyakalı çalışan her su almaya gittiğinde görür.
Kazananlar: İş yeri para ödemediği için (veya düşük bir miktar ödediği için), reklamveren doğru kitlenin sıklıkla sosyalleştiği bir alanda görünürlük sağladığı için kazanır.
Starbucks, Gloria Jeans
Ekim 30, 2006 Pazarlama Stratejileri
Gloria Jeans ve Starbucks neden gazlı içecek satmıyor? Beymen’in bir zamanlar yaptığı Beymen tasarımı arabalar neden tutmadı? Arçelik cep telefonlarının milyonlarca dolarlık reklama rağmen neden pazarda payı yok?
Cevapları Levi Strauss neden cep telefonu markası olamaz sorusunun yanıtıyla aynı değil mi?
Çok derin bir anlamı olmasa da sevdiğim bir laf: Ya deve olacaksın ya da kuş.
30 Ekim’e kadar yokum
Ekim 20, 2006 Diğer
30 Kasım Ekim tarihine kadar yeni yazı yazmıyor olacağım.
Tatil yapabilen herkese iyi tatiller.
Not: Zaten üye değilseniz, tekrar yazmaya başladığımdan haberdar olmak için sitenin sağ kolonundaki sarı kutucuğa e-posta adresinizi girerek e-bültene kayıt olabilirsiniz.
Kayıt olmak da kayıt listesinden çıkmak da çok kısa sürüyor. Ve söylemeye gerek yok belki ama e-posta adreslerinizi kimseyle paylaşmayacağımdan emin olabilirsiniz.
Levi Strauss’dan cep telefonu
Ekim 20, 2006 Pazarlama Stratejileri
Habere göre Levi Strauss Avrupa, mobil telefon ve telefon aksesuarı üreteceğini duyurmuş.
Levi Strauss benim için hala kot markası. Bazıları için giyim markası da olabilir. Ama birileri için telefon markası olamayacağı, Nokia’nın bir kot markası olarak başarılı olamayacağı kadar açık değil mi?
Görünüşe göre, pazarlama kitaplarına girecek bir başarısızlık hikayesi bizi bekliyor.
Kim ne okuyor bilmek?
Ekim 19, 2006 Pazarlama Fikirleri
Kitap alırken genellikle 3 yöntem izlerim:
Birincisi ve en sık kullandığım amazon.com‘da arama yapmak. Yeni çıkanlar, popüler kitaplar…
İkincisi, etrafımdaki insanların/arkadaşlarımın/yakınlarımın önerileri…
Üçüncüsü ise, tanımasam da, fikirlerine/değerlerine önem verdiğim yazarların, fikir adamlarının okudukları, önerdikleri.
Sonuncusu, ideefixe gibi ‘online’ kitap satıcıları için iyi bir fırsat olabilir mi?
Köşe yazarları ve diğer önemli (önemli doğru kelime olmayabilir) insanların okudukları, önerdikleri kitapları tanıtmak ve tabii ki pazarlamak. Ahmet Altan ne okuyor, neyi öneriyor?
Siz, değer verdiğiniz insanların ne okuduğunu bilmek ister miydiniz?
Bonus Card limitim
Ekim 18, 2006 Diğer
Dün, bilgisayar almaya çalışırken limitimin yeterli olmadığını farkettim. Ve 2 yıldır aynı seviyede olan kredi kartımın limitini artırmak üzere Garanti Bankası’na başvurdum. Maaş bordrom ile. (Yeni kanuna göre bankalar kredi kartı limitini otomatik olarak artırmıyorlar)
Reddedildim. Reddedilmek problem değil ama reddediliş tarzım:
- Kriterleri karşılamıyorsunuz. Bir sürü kriter var, maaşınız, ödeme şekliniz (ve söylemedikleri bir sürü kriter)
- Ne kriteri? Maaş bordrom var elinizde. Limitimi sık sık dolduruyorum ve ödemelerimi düzenli ödüyorum. Eskiden beri BonusCard müşterisiyim. Eski Garanti çalışanıyım….
- Başka kriterler de var.
- Reddedilebilirim ok ama nedenini bilmek istiyorum. "Limitiniz maaşınızdan yukarıda olamaz" deyin ama bana açıklama yapın.
- Burada sadece limiti yeterli yazıyor.
- Harika cevap! ama buna kim, nasıl karar veriyor. Yetmiyor işte.
Son cümleyi telefonu kapattıktan sonra kendime söyledim ve arkasından mesaj attım haklı müşteri hattına, bunu sitemde yazacağım mantıklı açıklama yapın bana diye.
Sonra tekrar arayıp, az önce yazdığımı tekrar ediyorum telefonda. Konuştuğum bayan: "Böyle tehditlerle bir yere varamazsınız" diyor. ?? Bir şey elde edemeyeceğimi anlayıp kapatıyorum.??
Her şey basit bir açıklama için. Nedenini öğrenmeye hakkım olduğuna inandığım bir açıklama için.
Müşterinin sesi: Beni reddedeceksen, bana mantıklı bir açıklama borçlusun. Mantıklı bir açıklama yapsan da belki sinirlenirim ama mantıksız bir açıklama yaparsan…
[Farketing notu]: Müşteri şikayetlerinin daha büyük sıkıntıya dönmesinin nedeni çoğu zaman haklı veya haksız olmak değil, doğru ve/veya dürüst açıklamama yapmamaktır.
Hayatsu sağlıklı su
Ekim 18, 2006 Pazarlama Stratejileri
Değişmediyse (98 yılında öyleydi) Hayatsu, Türkiye’nin, içerisinde en çok mineral bulunduran, en sağlıklı su markası.
Bu özelliğiyle belki de diğer markalardan ciddi olarak ayrışıyor. İlk bakışta pazarlamacı olarak, Hayatsu’nun bunu vurgulaması akıllıca görünüyor.
Oysa, müşteri en sağlıklı, en mantıklı olanı değil, en iyi olanı alıyor. En iyinin tanımı ise tamamen duygusal.
Su pazarında belki önemli olanlar dağıtım, pazarlık gücü ama Hayatsu’nun müşteri tarafından da tercih edilmesi için, "en mantıklı" tercih olmaktan fazlasına ihtiyacı var.
Kuvvetli hisler > rasyonel düşünce
Pazarlamanın görevi: Kuvvetli his (olumlu) yaratacak ürün/servisleri yaratmak.
Rasyonel hisler
Ekim 17, 2006 Diğer
Bir Apple bilgisayarı neden alırsınız?
Cevabı tam bilmiyorum ama Apple dükkanlarına girdiğimde almam için iyi bir neden oradaki satış elemenları ve Apple’ın onlar için hazırladığı eğlenceli uygulamalar olabilir. Apple’ı, incelerken, "acaba" sorularımın hepsini cevapladıkları gibi, bana özel "vayy" özellikleri de aktardılar:
Bayramda Bodrum’a mı gidiyorsunuz, hava durumunu hemen Apple’ın "X" uygulamasıyla öğrenebilirsiniz. Uçak saatlerini mi merak ettiniz, İstanbul-Bodrum uçuşlarını "Y" uygulamasıyla öğrenebilirsiniz….
Rasyonel düşünce: Bunların hepsini zaten Internet’ten öğrenebiliyorum. Müzik vs uygulamaları da Internet’te var ve bedava.
Hisler: Süper bir alet, eğlenceli uygulamalar, hafif, küçük. Alet zaten çok şık. Sahip olmalıyım.
Rasyonel hale sokulmuş hisler: Evet ekran kartı 64Mb fakat işlemcisi 2.0GHz Core Duo (çift çekirdekli ve gerçekten oldukça hızlı). Evet Mac kullanıcısı pek yok etrafımda ve çeşitli sorunlar yaşayabilirim ama Windows’u da kurabiliyorum bu bilgisayara, gerektiğinde Windows’a geçerim…
Rasyonelleştirilmiş hisler = Kesin satış
Doğru yöne mi koşuyorsunuz?
Ekim 16, 2006 Pazarlama Stratejileri
Google, hızlı fikir üreten ve fikirleri hayata geçiren. Goolge hızla büyüyor. Google, önce ‘arama’ konusunda büyüdü (hala büyüyor), sonra diğer, yakın konulara odaklandı, ve bu alanlarda da (gmail, gtalk…) hızla büyümeye başladı.
Microsoft da benzer bir gelişim gösterdi. Önce Windows işletim sistemi, sonra ofis uygulamaları, sonra diğer alanlar, diğer odak alanları.
Hızlı mı yavaş mı başlıklı yazımdaki bir yorumda, şöyle yazıyor:
Bill GATES’e hemen her konferansından sonra soruyorlar:
Efendim bu başarınızın SIRRI nedir? diye. Tek cümleyle ve hemen her seferinde aynı cevabı veriyor; "Düşünce hızında çalışmak".
Benden çok daha başarılı/itibarlı (zenginlik anlamında) birisi söylüyor bunları, evet.
Ama SAÇMALIK.
Saçma olan, hızlı olmak veya hızın başarıya katkısı değil, başarının hızdan kaynaklandığını sonucuna varmak. Microsoft’un görünen tek başarısı var. İyi ürünlerle zamanında elde ettiği MÜŞTERİLERİ. Google, Ülker, Coca-Cola için de aynı durum geçerli. Evet, tekel kadar büyüdükten sonra hızla her işe girmek büyümenizi devam ettirebilir. Ama ancak o kadar büyüdükten, o kadar güçlü bir müşteri kitleniz olduktan sonra.
Şu aldatmacaya düşmemek lazım. Hızlı olmanın tersi, yavaş olmak değil, hantal olmaktır.
[Farketing notu]: Fark yaratmak için doğru zamanda doğru işi yapmak gerekir. Doğru zamanı yakaldıysanız da, işte o zaman "HIZLI" olma zamanıdır.
Hızlı mı yavaş mı?
Ekim 13, 2006 Pazarlama Stratejileri
Belki de her işte biraz yavaş olmalıyız. Her şey olmak isterken, her şeyi kaybetmek istemiyorsak tabii ki. Doğru pazarlama stratejisi çok hızlı olmak değil, yavaş olmak belki de.
Üzerinde çalıştığım buzla projesinin blogundan: Fazlandırma
Yapmamız gereken ise, iş hayatının bize öğrettiğine karşı çıkmak. Biraz ağırdan almak işleri. Güzel olsa da, acil olmayan her şeyi sonraya atmak. Olmazsa olmazları elemek ve öyle başlamak. Olmazsa olmazları da sıralamak ve yavaş yavaş başlamak… yazının tümü için tıklayın.

