Arşiv: Aralık, 2006
Hoşgeldin 2007
Aralık 29, 2006 Diğer
İnsanlar ne söylediğinizi unutabilir, ne yaptığınızı unutabilir fakat asla onları nasıl hissettirdiğinizi unutmaz.
Farketing’i okuyan, yazılarımı yorumlayan, başkalarıyla paylaşan/paylaşmayan herkese teşekkürler. Çoğunuzun ne söylediğinizin, ne düşündüğünüzün, bazı yorumlarınızla beni sinirlendirirken dahi bana neler kattığınızın farkında değilim. Biliyorum. Ama kendimi iyi hissettirdiğiniz kesin.
Herkese iyi seneler.
Not: 8 Ocak’a kadar yazmıyor olacağım. Yeniden yazmaya başladığımdan haberdar olmak için, sağ kolondaki e-bültene kayıt olabilirsiniz. Kayıt olmak da, çıkmak da sadece saniyeler alıyor.
“Missing Pages”
Aralık 28, 2006 Tasarım
Sadece fotoğraflar ve müzik ile bir film çevrilebilir mi? İzlediğim, görsel olarak en etkileyici filmlerden: Missing Pages
Yapmak ya da yapmamak
Aralık 27, 2006 Diğer
Charlie Chaplin’in Otobiyografisi’nden:
İnsanlar yapmadıklarına göre değil, yaptıklarına göre yargılanır.
Kanunlara göre belki doğru ama başarılı olmak için?
[Farketing notu:] "Hayır" demek bazen başarısız olmamanın en kolay yolu olabilir ama başarılı olmak için daha çok "Evet", daha çok "Hadi yapalım" demek gerekir.
Adbusters’ın manifestosu
Aralık 26, 2006 Diğer
Adbusters isimli reklam karşıtı aktivistlerin manifestosu:
Gördüğümüze, duyduğumuza, okuduğumuza, inancımızı kaybettik. Çok fazla ‘infotainment’ (eğlence + bilgi) ve yetersiz haber; aynı hikayeyi anlatan çok fazla alışveriş merkezi, çok fazla ticarilik, çok fazla ‘hype’. Her gün, bu ticari bilgi sistemi, dünya görüşümüzü bozuyor.
Yılbaşında pazarlama
Aralık 25, 2006 Pazarlama Stratejileri
Yılbaşındaki kampanyalar çılgınlık değil mi?
Bir sürü sms tanıtımı, bir sürü televizyon relamı. Bankalar, kıyafet markaları, elektronik markaları…
Birileriyle hep bu konuyu tartışırken buluyorum kendimi: Herkes bağırırken sen susacak mısın, yoksa sen de mi bağıracaksın? Evet, bayram, yılbaşı gibi günlerde satışlar kesinlikle artıyor. Fakat yaptığımız indirim, harcadığımız efora değiyor mu? Herkesin bağırdığı dönemin dışında aynı eforu sarfetsek, daha büyük bir etki/gelir elde etmez miyiz?
[Müşterinin sesi:] Herkes %50 indirim yaparken, sen yapmıyorsan başkasına giderim.
Evet ama herkes %50 yaparken %50 yapmak yerine, herkes beklerken (özel günleri) %50 indirim yapmak fark yaratmaz mı?
İyi seneler.
Sorunlara nasıl tepki vermeli?
Aralık 22, 2006 Diğer
Başıma gelen son negatif olayı paylaştığımda, Asya isimli bir okuyucu:
Can Bey artık sizin su hayatta cektiklerinize yüreğim dayanmıyor. Nedir
bu efendim ne kadar bitmez çileniz varmıs teknosa ya gidersiniz aynı
muamele, kahvaltıya gidersiniz aynı muamele bi bankalar kalmıştı…
diye yorum yapmıştı.
Problemli olan aslında ben miyim emin değilim ama bir gerçek var: Sorun bulmak kolay, yeni fikir üretmek zor.
Yine bir deneyim:
Öğle yemeği, Taksim, bir cafe. Yemek sonrası Türk kahvesi. Kahve bardağında ruj izi. Garsonu çağırıyoruz, hem hesabı istiyoruz hem de ruj izini gösterip, sanırım yıkanmamış diyoruz. Garson hemen hesabı getiriyor, kahve ücretini almıyor.
Ders çıkarılacak çok şey var. Sorun çıktığında (lütfen siz de ekleyin):
- Sorun yaşanıyorsa, hemen özür dile. Sorunu gideremesen de müşteri bunu bekliyor.
- Sorunu müşterinin yanında inceleme. "Sözüme güven miyor musun, ben müşteriyim."
- Mümkünse, sorunu hemen ortadan kaldır. "Aksi takdirde müşteri olarak üzerine konuşmaya devam etmem kuvvetle muhtemel değil mi?"
- Sorunu kaldırmak yeterli değil, müşterinin sorunu unutması için için bir şeyler yap. "Hesaptan kahveyi mi düştün. Bravo."
[Farketing notu]: Pazarlamada, hayatta sorunların çıkması, hata yapılması doğal. Başarısızlık hatayla/sorunla değil, hatalar oluştuğunda yaptıklarımızla gelir.
Neyi araştırıyorsunuz?
Aralık 21, 2006 Pazarlama Stratejileri
Mühim olan müşteriyi mi anlamak, işi mi anlamak?
Bir çok kişi müşteriyle dahi ilgilenmiyor biliyorum ama çok fazla müşteriyi mi düşünüyoruz? Müşterinin kim olduğu, nereden geldiği, ne kadar parası olduğu önemli değil demiyorum.
Müşteri kim değil, ürünümüz/servisimizle ne yapıyor? Ürünü ne amaçla kullanıyor, nasıl kullanıyor, ne yaparken kullanıyor, hangi ortamlarda ihtiyaç duyuyor, neden ihtiyaç duyuyor?
Bir çok büyük firmanın dahi karıştırdığı kesin: Müşterinin genç olması bir konu, genç olduğu için bir ürünü/servisi alıyor olması başka bir konu.
Siz neye odaklanıyorsunuz, ürününüzü kimin alacağına mı, ürünüzün nasıl kullanılacağına mı?
Kendinizi elfleyin
Aralık 20, 2006 Diğer
Bu tür uygulamalar markaya bilinirlik dışında bir şey katıyor mu bilmem ama eğlenceli.
Nereye kadar ikna olabilirsiniz?
Aralık 20, 2006 Pazarlama Stratejileri
Pazarlama ve reklam üzerine konuştukça ve düşündükçe pazarlama etkisini kaybediyor. En azından bizim bildiğimiz anlamda. Firmaların ne yapmaya çalıştığına kafa yordukça, yapılanlar/söylenenler sahte görünüyor.
Firmalar, bir çok müşterilerini, iyi ürün/servis sunduklarından değil, müşteriler taktikleri anlamadığından kazanıyorlar.
Asıl soru : Müşteriler ne zamana kadar bu şekilde ikna edilebilecek?
Her yerde pazarlama
Aralık 19, 2006 Diğer
Hangi insanlar yükseliyor sıralaması:
- Önemli birisinin tanıdığı olmak. En kestirme yol.
- Çok iş yapıp, kendini iyi pazarlamak.
- Az iş yapıp, kendini iyi pazarlamak.
- Çok iş yapıp, kendini pazarlamamak.
- Az iş yapıp, kendini pazarlamamak. Kovulmak
Bir yerlerde tabii ki şans var. Onu kontrol edemediğimiz bir değişken olarak konunun dışında bırakıyorum.
İdeal şirkette 4 numara ile 2 numaranın farkı olmamalı ve zirveyi paylaşmalı. Evet ama hayat bu kadar adil değil.
Terfi etmeyi gerçekten hakettiğinizi düşünüyor ve terfi etmiyorsanız, sorun belki de sizsiniz. Konuşulmaya değer olan, hayatın haksız olması değil, bu haksızlıktan nasıl faydalanabileceğimiz olmalı.
2 yol:
- Kızmak ve bu yazıyı yok varsaymak.
- Kendimizi pazarlamaya zaman ayırmak.
Kendini daha iyi pazarlamak için neler yapmalı?








