Arşiv: Mart, 2007

Gurur duymadığınız işi yapar mısınız?

İş arama/bulma firması Monster’ın arşatırmasına göre,

Çalışanların 4′te 3′ü çalıştıkları firmayla gurur duymanın önemli olduğunu söylüyor?

Firmaların/yöneticilerin/patronların sorması gereken bir soru:

  • Yaptığım reklam, yaptığım iş, ürün, servis ile çalışanlarım gurur duyuyor mu?
  • Veya, hedef kitleniz sadece şirket dışındaki müşterileriniz mi?

Yarı zamanlı pazarlama pozisyonu

Ufak bir iş ilanı (üniversite ve MBA öğrencileri için)

Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisinde, pazarlama departmanında çalışacak,

  • Hizmet kanalları ve
  • CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) projesine destek verecek
  • yarı zamanlı (part-time) çalışacak birisi aranıyor.

Aranan özellikler,

  • İstanbul’daki üniversitelerde, ilgili bölümlerde okuyan,
  • 3. veya 4. sınıf öğrencisi veya MBA yapan,
  • Çok iyi derece İngilizce bilen,
  • Haftanın minimum 3 günü, tüm gün gelebilecek (İstanbul Avrupa yakası)
  • Minimum 6 ay devam edebilecek.

Son başvuru: 6 Nisan 2007

Bu kişinin ne işlerle uğraşacağını aşağı yukarı biliyorum. Pazarlama ve iyi bir şirkette deneyim kazanmanın yanında, bir çok zorluğu, bir çok yorucu yönü var. Öte yandan, rahatlıkla söyleyebilirim ki, okuyor olsaydım böyle bir şirkette, böyle bir öğrenme fırsatını kaçırmak istemezdim.

İlgileniyorsanız, bana “part-time iş” başlıklı bir e-posta atabilirsiniz. Mutlaka özgeçmişinizi ekleyerek.

Önemli not: Lütfen özgeçmişinizi attıktan sonra benden, olumlu veya olumsuz bir cevap veya daha detaylı açıklama ile cevap yazmamı beklemeyin. Sadece uygun adaylarla irtibata geçilecektir. Ben de sadece gelen uygun özgeçmişleri (yukarıdaki tanımlara uyan) ilgili departmana yönlendiriyor olacağım.

Marjinal örnekler

Bir proje üzerine tartışırken, fikirleri çürüten marjinal örneklerle çok sık karşılaşırım.

- Ya şöyle şöyle şöyle olursa?
- Evet büyük çuvallama.

"Sadece bir senaryo bile söylediğiniz şeyin doğru olmadığını gösteriyorsa, söylediğiniz doğru değildir." İsmini hatırlamadığım bir filozof bu cümleyi benim ifade ettiğimdan çok daha iyi bir şekilde ifade ediyordu.

Katılmamak mümkün mü?

Hepimizin aklına fikirlerin başarısız olabileceği durumlar tabii ki geliyor. Fakat bu başarısız olacağı anlamına mı geliyor?

Pazarlama veya hayatın amacı mutlak doğruyu bulmak olamaz. Olmamalı. Değil mi? Bir marjinal örnek kompleks dünyamızın yanıtı olamaz değil mi?

[Farketing notu]: Düşün, korkma. Öner, korkma. Dene, korkma. Düş, korkma. Kalk, korkma. Düşün, korkma…

Nasıl söylersen söyle

Ne söylediğimiz, hangi kelimeleri kullandığımız önemli ama çoğu zaman nasıl söylediğimiz kadar değil.

Verdiğimiz mesaj çoğu zaman, mesajın kendisi değil, mesajın veriliş şekli. Seni sevmiyorum derken sever gibi bakmak, seni seviyorum

Sevdiğimize aldığımız pahalı bir hediyeden çok, küçük ama üzerine düşünülmüş bir hediye çoğu zaman daha iyi etki bırakıyor. Hata yapan bir firma hatasını dürüstlükle kabul edip, gerçek bir özür dilediğinde, çoğu insan firmayı affediyor…

Pazarlamanın en önemli görevlerinden birisi işte bu yüzden iletişim.

[Farketing notu]: Başarımızı ne yaptığımız değil, neyi nasıl yaptığımız belirler.

Ben biliyorsam herkes bilir mi?

Bir kaç gün önce reklamcı bir arkadaşıma üzerinde çalıştığım bir projeyi anlatıyordum. Proje dökümanlarının üzerinde duran logoya yaptığı yorum beni şaşırttı: "Beta’nın bir anlamı var mı?"

O ana kadar herkesin bildiğini sanıyordum. Bilmeyenleriniz için "beta": yeni Internet girişimcilerinin projelerini resmi olarak lanse etmeden önce, proje adlarının sonuna taktıkları ektir. Anlamı: Kullanıma açık olabilir ama şu anda test ediyoruz, her şey hazır değil.

Pazarlamacı olarak en sık yaptığımız hatalardan birisi: Ben çok iyi biliyorsam, etrafımdakileri çok iyi biliyorsa, hedeflediğim kişiler de çok iyi biliyordur.

[Farketing notu]: Varsayma, test et. Varsayma, dene. Varsayma, sor.

İlgili bir yazı: Karşınızdaki ne kadar biliyor?

Ne biliyoruz ki?

Bir kaç ay önce Brad Pitt’in oynadığı Babil isimli filmi izledim. Film bir aileyi ve bu ailenin başına gelenlerle ilişkili diğer aileleri anlatıyordu.

Filmden çıktığımda, film hakkında yorumumu sorsaydınız,  "biraz uzun", "biraz sıkıcı" diyor olurdum.

Öte yandan, televizyonda veya sinemeda izlediğim bir çok Hollywood filmi için ise "heyecanlı",  "eğlenceli" veya "güzel" diyebilirim.

Bir hafta önce, eve gelen bir arkadaşımızın Babil isimli filmi övmesi üzerine bir şeyi farkettim. "Sıkıcı" diye adlandırdığım bir filmin hemen hemen her sahnesini hatırlarken, "güzel" diye nitelendirdiğim bir çok filmin doğru dürüst hatırlamıyordum.

Acaba, etkilendiklerimiz ve beğendiğimizi düşündüklerimiz çoğu zaman aynı değil mi?

Farkındalık. Kendimiz hakkında ne kadar biliyoruz ki?

Fark + konset + PR

Wii_3 Nintendo Wii‘den daha önce de bahsettim. Sensörlü kumandası sayesinde bilgisayar oyunlarını hareket ederek oynayabildiğiniz bir oyun konsolu. Boks yapabiliyorsunuz. Tenis, bowling,… oynayabiliyorsunuz.

Wii hakkında çıktığından beri o kadar habere rasladım ki… Görebildiğim kadarıyla, Wii ekibi bilinçli veya bilinçsiz bir çok doğru şey yapmış:

Farklılık
Piyasadaki diğer ürünler gibi, daha iyiye değil, daha farklıya odaklanmış. Daha fazla, daha iyi grafikler… hedef değil.

Konsept
Hareket ederek oynayın. Konsept, Wii’ye değer katıyor. Sadece farklı değil, aynı zamanda anlamlı. Yapılan, geliştirilen oyunlar bu konsept etrafında. Wii’ye uygun aksesuarlar geliştiriliyor…

PR
Ortada bir konsept ve farklılık olunca, PR yapması çok daha kolay. Bir çok haber kolayca yayınlanıyor. Haberlere göre, Wii oynamaktan dolayı insanlar rahatsızlanıyor. Bilekler inciniyor. Kollar yoruluyor. Ünlü bir boksör (NYTimes haberi) Wii’yle antreman yaptığını söylüyor….

Sonuç: Herkes Wii’den bahsediyor ve Wii’nin statışları çok iyi gidiyor.

Banvit sucuk

Banvit piliç. Ok.

Banvit hindi? hmm. ok.

Banvit sucuk??? %40′ı tavuk ama yine de doğru mu? (İletişimi sadece sucuk olarak yapılıyor)

Kar etmek için ürün portföyünü geliştirmek mantıklı ama bir marka hem tavuk hem et ürünü olabilir mi?

Ne düşünüyorsunuz?

Başbelası çalışanlar

The No Asshole Rule kitabından, "Bir ‘asshole’u (başbelasını) nasıl tanırsınız?"

Test1: Bu kişiyle konuşan kişi, konuşmadan sonra onun hakkında veya kendi hakkında daha mı kötü hissediyor?

Test2: Bu kişi kendinden daha kuvvetli insanlar yerine, daha kuvvetsiz insanları mı hedefliyor?

İkisinden birisine evet diyorsanız, bu kişi kesin bir başbelasıdır, diyor kitap.

Özellikle 2. teste göre göre çok fazla ‘asshole’ tanıdığımı söyleyebilirim. Siz?

Neden mi sonuç mu?

Tavşan korktuğundan kaçmaz, kaçtığından korkar.

Nazım Hikmet

« Eski yazılar

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz