Arşiv: Temmuz, 2007

Faydalı bir araç Google II

Google’da arama yaparken kullanılabilecek yöntemlerden bahsetmiştim. Faydalı bir araç Google Sürekli araştırma yapanların işine yarayacak başka  bir araç daha:

Bir kuruluşun arkasındaki insanları araştırma:
Google’da grafikler kısmına girip, ilgilendiğiniz kuruluşu aratıyorsunuz. Tarayıcınızın adres çubuğunda, arama sonuçlarıyla birlikte bir adres çıkıyor. Bu adresin sonuna "&imgtype=face" yazısını ekliyorsunuz ve adrese gidiyorsunuz. Karşınıza ismi geçen kuruluşla ilgili insanlar çıkıyor. Örnek: Hürriyet (orjinal aramanın sonuna yukarıdaki yazının eklenmiş hali)

Aptal cep telefonları

Nokiamenu
Neden cep telefonumun menüsüne girdiğimde 3′ten fazla seçenkle karşılaşıyorum, karşılaşıyoruz? Ayarlar menüsü neden ilk sıralarda? Ayar yapmaya her gün mü giriyorum?  Telefonlar en sık kullandığım özellikleri anlayıp, öne çıkarmayı beceremiyorlar mı?

100 milyonların kullandığ cihazlar daha iyi tasarlanamaz mı, daha kolay olamaz mı?

Akbank Kobi kredisi

"Akbank şirket bankacılığından kral Kobi kredisi" reklamını izlediniz mi? Bir çok insan bir sahnede şarkı söylüyor, Akbank Kobi kredisi şarkısını.

İnsanları yakından gösteriliyor, adlarının hemen yanında "MİY" yazıyor. MİY’in ne anlama geldiğini tahmin etmek belki zor değil. Tabii ki, Akbank’ta çalışıyorsanız.

Müşterinin bizim bildiğiniz terimleri bildiğini varsaymak?

Ekşisözlük’ten:

miy ne diye düşündüren reklam.

Maaş nasıl belirlenmeli

Bir iki gerçek:

  1. Mağazalardaki tezgahtar maaşları oldukça düşük.
  2. Satış için en önemli unsur satış elemanları, özellikle de değerli, uzmanlık gerektiren ürünler satıyorsanız.

Soru: Maaşı ne kadar belirlemek gerekiyor?

İki farklı bakış açısı:

  1. Mağazacılıkta çalışanların ortalama maaşını tespit et. Üzerinde maaş ver. Mesala %50 üzerinde. Fena değil ama yeterli mi?
  2. İçeriye gelen müşteri kitlesine bak. Bu kitleyi mutlu etmek için gereken kişiyi belirle. Mesala, üniversite mezunu, teknolojiye meraklı… Boşver ortalamayı, tespit ettiğin kişi ne kadar maaşa gelecekse onu ver. %50, %100 veya ne gerekiyorsa.

Önce müşteri gelir

Pazarlamada en sık kullanılan kavramlardan birisi segmentasyondur. Doğru kitleleri bulup onlara doğru tekliflerde bulunmak için.

Öte yandan bir çok firma kendi belirlediği segmentlerin farkında bile değil. Oysa detaylı segmentasyon yapmak kadar segmentasyonu uygulayabilmek de önemli.

Kaç kişi (ben dahil) bir marka, pazarlama fikri üretirken segmentasyonu düşünüyor sizce?

İnsanlar fikirler üretip, bu fikirleri ellerindeki segmentasyona uygun hale mi getirmeye çalışıyorlar, yoksa segmentleri düşünüp onlara uygun fikirler/ürünler mi üretiyorlar?

Aynı noktaya varacak olsa dahi 2 yaklaşım arasındaki fark çok büyük değil mi?

Kazanan takım

Stanford Üniversitesi’nden Diego Rodriguez:

Kazanan takımlar kazanır çünkü zaten kazanan takımlardır. Dolayısıyla odaklanılması gereken,  kazanan takımı kurmaktır, kazanmak değil.

Neden bir mağazaya girersiniz?

İki senaryo:

1. senaryo:
Elektronik bir cihaz almak için bir mağazaya giriyorsunuz. Satıcı ne aradığınızı sorup size indirimde olan bir ürününü anlatıyor, öneride bulunuyor.  Önce öneren, sonra soran.

2. senaryo:
İlgi gösteren, ne istediğinizi beklentinizi anlamaya çalışan ve bir şey satmaya çalışmayan müşteri temsilcisi. Saygı gösteren ve bizim yakın olduğumuz kadar bize yakın. Ancak bizi anladıktan sonra bize önerilerde bulunan. Fiyata güvenerek değil, kazandığı güvenle öneren.

Evet bazen gezmek için de mağazalara giriyoruz fakat amacımız çoğu
zaman gezmek değil, kafamızdaki bazı soruları cevaplamak veya spesifik bir
şey bulmak, değil mi?

Neden mağazalar/firmalar/markalar 2.yi sunamıyor? Neden?

Ne kadar kısa o kadar iyi

Demokrat Parti’nin reklamını gördünüz mü? Mehmet Ağar, bir gazete sayfası boyunca sadece metinden oluşan bir ilan verip, fikirlerini paylaşmış. 

Peki, bu kadar uzun bir yazıyı kim okur?

Kitlelere ulaşırken: İçerisinde görsel olmayan, verdiği mesajı kolayca anlaşılacak şekilde aktaramayan, uzun ve sıkıcı (hey okumadım ama bir sayfa boyunda bir reklam okumak her zaman benim için sıkıcıdır) bir reklam metni ne kadar hedefine ulaşabilir?

[Farketing notu]: Mesaj iletirken: Kısa, daha kısa, mümkünse daha da kısa.
 

‘Trainspotting’

Yaşamını seç. İşini seç. Kariyerini seç. Aileni seç. Büyük bir televizyon seç. Bulaşık makinası, arab, kompakt disk oynatıcısı, elektrikli açıcını seç. Güzel bir sağlığı, az kolestrolü, diş sigortanı seç. Sabit faizli kredini seç. Yeni bir ev seç. Arkadaşlarını seç….

Geleceğini seç, yaşamını seç.

Kaş’ta gittiğimiz Mavi Bar’da, Trainspotting filminden bu sözler yazılıydı (Tabii ki benim tercümemle bozulamış hali); ilham vermiyor mu?

Geleceğini seç, yaşamını seç.

Savonia Tur – Kaş

Bodrum’daki güm güm müzikli tekne turlarından sonra korkarak soruyorum: Ne müzik çalıyorsunuz?

”Anlatacağım” diyor Cumhur (Tur şirketinin sahibi)

Farklarımız:

  1. Teknelerimize sadece 15 kişi alıyoruz. Bir kişi daha 300YTL verse de almayız.
  2. Yemeklerimiz müthiştir, 3 çeşit yemek, salata, meyve.
  3. Çocukları almıyoruz.
  4. Sadece caz ve klasik müzik çalıyoruz.

Birinci, üçüncü ve dördüncü madde başka turları araştırmamam için yeterli.

Kesinlikle herkese hitap etmiyor. Örneğin, çocuklu aileler, sadece Türkçe müzik dinleyen büyük çoğunluk için uygun değil.

Farketing notu: Çoğunluğun istediğini yapıp, ortalama olmak her zaman kolay fakat risklidir. Azınlığın istediğini yapıp, sıradışı olmak ise her zaman zor fakat güvenlidir.

« Eski yazılar

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz