Retro pazarlama, retro yaklaşım

Posted on 02 Ocak 2008

Evet bu kelimeyi sevdim. Belki biraz daha kullanabilirim.

Tanımı şöyle yapayım. Retro pazarlama: Eskiden işe yaramış veya yaramamış, yapmayı bırakamadığımız, alışkanlıklardan veya öğretilmişliklerden kaynaklanan, geçmişe ait, fark yaratmayı engelleyen yaklaşımlar.

Retro yaklaşımlar pazarlamayla da, hayatla da ilgili olabilir ama tabii ki burada daha çok pazarlamadan bahasedeceğiz.

İşte bir kaç retro pazarlama örneği ve içerdiği dinamikleri. Siz de eklemekten çekinmeyin:

Retro pazarlama yaklaşımı gücünü rasyonellikten alır:
"Negatif şeyler Internet’te çok hızlı yayılır, Internet markamızı tanıtmak için güvenli bir yer değildir." Doğru bir başlangıç, yanlış sonuç. Retro pazarlama yaklaşımı gücünü rasyonel yaklaşımdan alır. Bazen işe yarar şüphesiz, hangimiz rasyonel olmanın kötü bir şey olduğunu savunabilir ki?

Retro pazarlama kontrollü araştırmaya %100 inanır.
"Focus gruplarda müşterilerimiz hakkında çok şey öğrenebiliriz." Şüphesiz. Müşterilerimiz hayatlarını bir odaya tıklıp 1 saat boyunca tartışıp karar veriyorlarsa gerçekten de öğrenebiliriz.

Retro pazarlama güvenli ortamları sever.
Eğer başarısızlık riski yüksekse retro pazarlama risk almaz. Bir şirket yönetiyorsak, neden daha güvenli olanı denemeyeyim ki der. Evet, neden?

Retro pazarlama pasiftir.
Ne olacağı belli olmayan, yeniyi denemek yerine, zaten rüştünü ispatlamış olana yatırım yapar. Ve çoğu zaman da karşılığını alır.

Retro pazarlama reklamı sever.
Parasını bastırır reklamı yapar. Tanıtımı yapılan ürün satar. Hele iyi bir ürün ise.

30 dakikalık bir çalışma ile yazdım, eminim aklınıza benzerleri geliyordur. Lütfen çekinmeden yazın, belki ufak bir kitapçık haline getiririz. Sonra, retro pazarlamanın yerine geçecek, modern pazarlama (adı modern pazarlama olursa pek eğlenceli olmaz şüphesiz) bir şeyler yazarız. Ama belki.

Önerilen yazılar

  • http://www.erhanerdogan.com.tr Erhan Erdoğan

    aklıma gelen bir şeyi paylaşmak istedim. bir gün tekrar yoğunlaşmak istiyorum bu çağrınıza can bey.
    öncelikle pazarlama yapan bir şirketin doğrudan hedefi müşteri olduğuna göre, retro pazarlama kavramını hayatın ta kendisiyle eşleştirebiliriz. iki parçaya bölemedim şu an için, çünkü hayat denince bu günlerde aklıma hep alınan satılan şeyler geliyor. :) her şey de böyle oldu aslında ama neyse şimdi konumuza dönelim.

    halkımızın belirgin özellikleri var, diğer tüm ülke insanlarından ayrılan. biz yeniyi istiyoruz, özelliklerini bilmeden herhangi bir ürünü gidip satın alabiliyoruz. hatta tam olarak yararlanmadan yenisine geçiyoruz.

    o yüzden türk tüketicisi, retro ve pazarlama kelimelerini yanyana getiren güzel bir an size.
    microsoft un youtube u bir pazarlama kanalı olarak kullandığı ve yorumlar kısmını açık bıraktığı bir tanıtım videosunun altına gelen yorumlar çok seyirinde giderken, herkes yenilikleri ve microsoft u tartıp, biçerken, bizim kullanıcımız giriyor araya. ve sadece "selam" yazıp*, çekiliyor! : )

    ben satın alırım, kullanırım, tüketirim. yenisi gelsin. türkiye'de retro denilince benim aklıma bu gecelik sadece tüketicilerimizin %80'lik kısmının zihniyetindeki eksiklikler geliyor. aslında daha ne olsun. pazarın çoğu gitti de, %20 için ince retro'ları da bulurum bir gün: )

    *http://www.techcrunch.com/2007/12/30/microsoft-using-youtube-to-promote-vista-live-leaves-comments-open/

  • Neslihan

    Ben şunu sormak istiyorum size.
    Retro pazarlamada yenilik yaratıcılık önemsenmiyor.ve gecmişte varolan stratejiler yenilenmiyor..peki bunu günümüzde halen yapan işletmelere örnek verirmisiniz?%100 işler tamam bildiğimizi alırız yeni ve farklı bir ürünün kalitesinden emin olamayabiliriz.peki bu kadar değişikliğin,yaratıcılıgın,modernliğin tam içindeyken retro pazarlama stratejisini kim uygular ki?

  • Pingback: Eski dünyanın pazarlamacıları | Farketing