Satıp unutanlar
Temmuz 30th, 2008
Pazarlama Stratejileri
1. Firmalar müşterilerle ne zaman temasa geçiyor?
Büyük çoğunluğu sadece ihtiyacı olduğunda. Satış yapmak istediklerinde. Reklam veya satın alma sırasında. Retro pazarlamacılar
2. Müşteriler firmalarla ne zaman temasa geçiyor?
Büyük çoğunluğu sadece ihtiyacı olduğunda. Ürünü alırken veya ürünle ilgili bir sorun çıktığında.
3. Peki arkadaşlarımızla ne zaman temasa geçiyoruz?
İhtiyacımız olduğunda, bir sorunumuz olduğunda. Tabii ki burada kalmıyoruz, seslerini duymak, yardım etmek, sadece birlikte takılmak istediğinizde… Arkadaşlarımız onlar.
Amacımız müşterilerimizle bir arkadaş gibi yakın ilişkiler kurmak ise (değilse buraya kadar okuduğunuz için üzgünüm, lütfen 1. cevaba gidiniz.), neden sadece bir şey satmak istediğimizde temasa geçelim?
Neden ürünü sattıktan bir gün sonra, belki arkasından 1 ay sonra, nasılsınız var mı sorununuz diye aramayalım?
Sat unut mu?
Sattık ama sizi unutmadık mı?
5 yorum var
-
-
Deniz COLAKOGLU 11 Ağustos 2008 saat: 15:38
Kesinlikle; sattık ama sizi unutmadık demek lazım.Anlaşmaların sözleşmelerle değil güvenle yapılan Türkiye'de insanların ön planda tuttuğu güven ve vefa.İnsanları iyi ve kötü gününde hatırlamak; nereye giderlerse,nereye bakarlarsa firmanın logosu fikkatlerini çeker,şirketin yaptığı işleri,yenilikleri takip ederler.
-
fatihak 17 Ağustos 2008 saat: 23:03
hatırda tutulma duygusu; reklamlarla olsun diğer unsurlarla olsun akılda tutulmuyormu. İşletmeler müşterileriyle bir aile gibi yaşamalıdır.(sorumlu bir aile gibi karşılıklı)
-
Satışın devamlılığı ve güven olgusunun tam olarak her iki tarafta da yerleşebilmesi için satış sonrası çok önemli.
Her zaman mühendis arkadaşlarıma, mutlaka firmalarınızı ayda bir arayın hal hatır sorun, bayramlarda tebrik kartı gönderin, bölgenizi iş olmasa bile ziyaret edin en azından onlarla aynı havayı soluyun diye telkinlerde bulunurum.
Müşteri her zaman sizi yanında görmek ister. İş dışında da onlarla b,irlikye olmaya özen göstermek lazım tek bir şartla aradaki mesafeyi saygıyı korumak şartı ile. Size abi deseler siz mutlaka bey diye yada siz diye hitap etmeniz gerekir.
Saygılarımla, -
halil çağdaş eylen 3 Ekim 2008 saat: 23:21
ben unıversıteye yenı baslamıs pazarlama ögrencısıyım ve cok heveslı olarak pazarlama bölumunu sectım.Ama buyuk bı sorun var pazarlama hakkında fazla bı bılgım yok. Kulaktan dolma bılgıler edındım ama yeterlı degıl gıbı hıssedıyorum benı bılınclendırcek abi ve ablalarım varsa yardımlarını beklıyorum


sattık ama sizi unutmadık elbette…
bazı firmalar turkcell örneğindeki gibi doğumgünü gibi özel günlerde mesaj çekiyor.insan kendini mutlu hissediyor.hatta unutup aramayan eş dost için aklından "turkcell kadar olamadı" diye sitem geçiriyor:)
satış sonrası müşteri hizmetleri çok önemli bir konu ve olması gereken bir departman ama malesef genele yayarsak satış departlarını sadece "satış" olarak görüyor firmalar.bahsettiğiniz çok önemli ayrıntıyı atlıyorlar.benden çıktı nasolsa şeklinde düşünüyorlar ama tam tersi aslında,asıl şimdi olay başlıyor.
karşısındakine kendini "özel+önemli" hissettiren,bunu becerebilen kazanır.
ama kaç firma buna bu gözle bakıyor ki?