Ekonomik krize bakış

Emergency
Cumartesi günü, en sevdiğim arkadaşlarımdan birisi olan, diş doktoru olarak çalışan Ahmet'e diş kontrolü için gittik. Dişlerim hakkında harika şeyler söylemedi ama yaşadığımız kriz hakkındaki görüşünü işverenlerin duyması lazım. En azından bazılarının.

Akbank'ta 1,000+ kişi işten çıkarıldı, 700 kişilik Digiturk'ten 110 kişi bu Cuma günü işten çıkarıldı ve bir çok firma da aynı yolda ilerleyecek gibi.

Sözde önlem alıyorlar. Krizi önlemek için.

Ben olsam stres altında panikle ne yapardım bilmiyorum ama Ahmet'in söyledikleridir söyleyeceğim, bundan sonra, ortada çok ciddi bir durum yokken yapılan işten çıkarmalarla ilgili olarak:

"Sen de yanında çalışanları işten çıkar şimdiden, kriz çok yakın" dedi bir arkadaşım. Düşündüm ama niye şimdi çıkarayım? Neden kriz geliyor diye şu anda beni finansal olarak çok etkilemeyecek birisini bugünden işsiz bırakayım? Gerçekten gerekirse, gerektiği zaman işsiz bırakırım. 2 ay veya daha ne kadar varsa neden işsiz kalsın insanlar…

Ahmet'in söylediklerini biraz düşündüğümde: Evet, piyasalar iyi gitmiyor ama Akbank ve Digiturk gibi kar eden firmalarda insanların işten çıkartılması, ancak fırsatçılıktır.

Ve asıl kriz belki de, korku ile "SADECE KENDİNİ" kurtarma/kurtulma çabasıdır.

Not: Bu arada, gerçekten harika bir diş dokturu (ve bir doktor olarak harika bir insan) arıyorsanız, Ahmet'in muayenehanesi Jinemed Beşiktaş'ta .

Bu yazıyı beğendiyseniz, Steve Jobs ve Ekonomik krizle ilgili yazıma bakmak isteyebilirsiniz:
Ekonomik kriz ve Steve Jobs

28 yorum var

  1. Tebrik ediyorum,diş doktorluğunu bilmem ama harika bir insanmış.

  2. Tamamına katılıyorum. Şirketlerin mutlaka bir kritik noktaları vardır ve ancak o zaman işçi çıkarımlarına başlamak gerekir. Zaten kar eden bir şirket, kardan zarar ediyor diye, krizi bahane ederek işçi çıkarmamalı. Hatta ve hatta çalışanlara birtakım önerilerle bile gidilebilir, eğer konu gerçekten kriz ise. Eminim ki verimliliği artırmak bile mümkün böyle durumlarda.

  3. gerçekten çok doğru düşünüyorsunuz. bir pazarlamacı olarak digiturk ün ve akbank ın yaptığı tamamen fırsatçılıktır ama olayı türkiye deki işsizlik oranı açısından düşünürsek bu hiç iyi birşey değil aslında böyle durumlarda istihdam sağlanması gerekir krize karsı savunma stratejileri olusturmak gerekir ama bizim ülkemizde böyle cesur yatırımcılar yok bu ülke ne krizler gördü ama hala ayakta bu krizi de atlatırız ancak böyle işten çıkarmalarla değil

  4. ozellikle akbank.. ilave olarak kar duyurusu yapmis/yapacak olan ve bu saatten sonra personel azaltimina niyetlenen digerleri.. gazetelerde, dergilerde ( yil sonu kazanc performansiniz ile ) nasil ovunebileceksiniz?

    yetkililerini dinleseniz, duygusal marka olmaya cok onem verirler. bilhassa tuketiciye yonelik markalar icin hassas bir konu.

    bu arada, ilgili bir arkadasimizdan, akbank_in 1000 kisiyi isten cikarmamasi durumunda neleri kaybedebileceginin bir analizini isteyebilir miyim? Sahsen cok kabaca hesaplayabiliyorum.

  5. Değerli Firma sahipleri,
    "Kriz yok"Firmaların kendi krizleri var.Eğer yöneticileriniz uyuduysa şirketinizde "yönetim sorunu" varsa sizde zaten kriz vardı.Dünyadaki finansal zorluklar sizdeki krizi derinleştirdi.Piyasa işliyor.Sistemde sıkıntı yok.
    Çin,Hindistan, yılardır bağıra bağıra geliyor tüm dünyayı tehdit ediyor."Bu tehlike bizi nasıl etkiler" diye son 5 yılda aldığınız tedbirleri lütfen gözden geçirin.Eğer son 5 yılda işe yarar önlemleri alamadıysanız;evet bugün sizde "KRİZ"var.Dünyadaki kriz sizi çok etkileyecek.Kesinlikle teğet falan da geçmeyecek.
    Ömer Ayan

  6. tebrik ederim yorumlarını ama reklam amaçlı bu tür şeyler yazmaya gerek yok diş doktoru olabilirsin ama kimliğini açıklamak zorunda değilsin sonuçta sadece bir yorum yapıyorsun hoş değil bu tür davranışlar insanlık adına.kaş yaparken göz çıkarmayalım…

  7. Bazı dönemlerdeki davranış modelleri kimlik ile ilgili ciddi ipuçları taşır. Özellikle kriz dönemlerinde (ki ülkemizi teget geçtiği bizi yönetenler tarafından söylenmektedir kurumların izlediği yollar tüketicileri tarafından hafızalarda derin yer bulur. Onun içindir ki kriz dönemlerinde yapılan tutarlı iletişim diğer dönemlerden daha fazla farkındalık yaratır. Bu dönemde yatırım yapan, iletişim harcamalarını kısmayan, kurum içi ve dışı motivasyonu güçlü kılmaya çalışarak topluma moral aşılayan kurumlar ''itibar endeksinin''en tepelerine yerleşmeye layıktır. Diğerleri ise hala karlılık açıklamalarına ragmen ''fırsatçı'' olarak algılanmaya razı olacaklardır.

  8. Birçok firma bu tip kriz gibi durumlarda ilk tercihlerini eleman çıkartmaktan yana kullanıyorlar.Oysa elemna çıkartmadan önce diğer maliyet kısma yönlerini araştırıp bunları azaltma yoluna gitmiyorlar.Yetişmiş elemanı harcamak bu kadar basitmi?Kriz bittikten sonra doğacak eleman ihtiyacında kalifiye eleman sıkıntısı çekmiyecekler mi?

  9. Bana kalırsa bugün kapitalizm denen sistem kendin kendini sırtından bıçaklıyor,olay akbank ya da digitürk meselesi değildir.
    Malum kar çabasını anlıyorum sistem gereği yapılır, tamamdır ama bugün kredi verdiğiniz adamı yarın kriz var yok globalleşme yok şirket birleşmleri bahanesi ile işten çıkartırsanız kredi verdiğiniz adam borcunu ödeyemez.Tüm dünyada insanlar bu tip şeylerden dolayı işsiz kalmaktadırlar.

  10. Yengem 11 yıllık AKBANK çalışanı idi. Ve bugüne kadar hiç bir ihtar veya uyarı almamış iken cuma günkü operasyonla işten atıldı. Müdürü onu kovarken gözlerine dahi bakamamış. Çünkü müdüre fikri dahi sorulmamış. Çıkarılanlar yeni işe girenler ile şubelerin bel kemiğini oluşturan insanlar. Bu insanların çıkarılması ancak AKBANK'a zarar vermek isteyenler tarafından yapılabilir diye düşünülürken bunu kanıtlayan istifalar geldi üst yönetiminden.Herkes biliyor ki AKBANK sıradan banka değil bu ülke için SABANCI ailesini temsil eden bir güven markası. Bir komplo sonucu güven zedelendi. İMKB'ye neden işçi çıkarımları bildirilmiyor sizce?. Görüldüğü gibi olay tek boyutlu toplu işten çıkarma eylemi değildir.Bir gelişme daha işten çıkarılan bel kemiklerine AKBANK'tan geri gelin diye telefonlar geliyor. Saygılar

  11. Yengem 11 yıllık AKBANK çalışanı idi. Ve bugüne kadar hiç bir ihtar veya uyarı almamış iken cuma günkü operasyonla işten atıldı. Müdürü onu kovarken gözlerine dahi bakamamış. Çünkü müdüre fikri dahi sorulmamış. Çıkarılanlar yeni işe girenler ile şubelerin bel kemiğini oluşturan insanlar. Bu insanların çıkarılması ancak AKBANK'a zarar vermek isteyenler tarafından yapılabilir diye düşünülürken bunu kanıtlayan istifalar geldi üst yönetiminden.Herkes biliyor ki AKBANK sıradan banka değil bu ülke için SABANCI ailesini temsil eden bir güven markası. Bir komplo sonucu güven zedelendi. İMKB'ye neden işçi çıkarımları bildirilmiyor sizce?. Görüldüğü gibi olay tek boyutlu toplu işten çıkarma eylemi değildir.Bir gelişme daha işten çıkarılan bel kemiklerine AKBANK'tan geri gelin diye telefonlar geliyor. Saygılar

  12. kriz kriz diyoruz ama düşünürsek çözümsüzlükler deil çözümler üretebilecek bir ülkeyiz..tabiki küresel dünya ekonomisinde spk'lardan etkilenmemiz doğal ama etkilendiğimiz kadar da etkileyebileceğimiz bir zenginliğimizin olduğuda yatsınamaz..bugün akbank'tan başlamaya çalışıyorlar yarın başka bir firmaya el atmaya başlayacaklar..oysaki türkiye'de sabancı ve koç gibi ailelere el atıp da onların üstünden prim yapmaya çalışmaları içler acısı ..nedenmi?bu isiler çözümler üretemezse..türkiye de üretemez..nerden vuracaklarını iyi biliyorlar..ama unuttukları birşey var..türkiye genc zengin ve dinamik bir ülke..yeterki çalışanları üretenleri göz ardı etmeyelim..türkiye ne hardallı bayramlarda ne krizler atlattı..buda gececek..sabırla dürüstçe çalışmakla herşey mümkün..

  13. Akbank konusu 'Ekonomik Krize Bakış' içerisinde yorumlarla biraz ağır bastığı için önemli bir hatırlatma yapmak istedim. Bu bankanın en önemli ortağı artık Citybank ve suanda Obamanın kapısında yatıp uyuyorlar. Mali yardım alamazsa daha farklı olumsuz sonuclarda çıkabilir. Belki ülkede okadar büyük bir kriz yok ama yabancı ortaklı yerli kuruluşların durumunu bence birazdaha global düşünmek lazım.

  14. ahmet beyin söylediklerinin tamamına katılıyorum…firmaların yaptığı tamamen fırsatçılık…

  15. Selçuk KÜÇÜK 24 Kasım 2008 saat: 17:51

    Herkes iyi niyetli bir şekilde olması gerekeni anlatıyor ama bırakalım da kendi kuyusunu kendileri kazanlar o kuyularda boğulsunlar da gelecekte oluşacak birliktelikler daha sağlam ve stabil olsun.

  16. Ekonomik kriz, insan gücüyle birşeyler üreten şirketleri daha farklı etkiliyor. Örneğin 40 çalışanı olan bir şirketin maliyetlerinin %60'ını personel giderleri oluşturuyorsa, hangi maliyetleri kısarsanız kısın, yeterli olmaz (Bu ölçekteki bir şirkette reklam-tanıtım vb. bütçeleri sınırlıdır zaten). 40 kişinin işini 30 kişi yapabiliyorsa veya zaten 40 kişiyle yapılacak işiniz (müşteriniz)kalmamışsa… Krizin daha bir yıl sürmesinin beklendiğini ve bazı şirketlerin 6-7 aydır piyasadan alacaklarını tahsil edemediğini görerek, krizden bahsederken "kriz kapıyı çalıyor" değil, olsa olsa "kriz kapıyı kırıyor" dememiz gerekir.

  17. eski patronumun dediği gibi kriz sadece fırsatçı patronlara yarar.

  18. arkadaşlar krız var diyoruz.patronlar ve finans müdürleri düşünceleri eleman çikarmak masrafları kısmak anlamına geliyor.akbank digitürk yapacakları karı yapmışlar çıkan personl yerine yeni alınacak personel düşük maaşla işe başlayacak belki işden cıkardığı personelin aldığı maaşa iki kişi çalıştıracak konuyu bu tarafdan bakalım bence kırız daha ulaşmadı bizlere ve özellikle firmalar krızı kulanıyorlar arkdaşlar

  19. Globalleşme,yabancı sermaye girişi naraları altında ülkemizin en büyük,engüçlü kurum,kuruluş ve şirketlerini yabancılara satanlar!!! nerdeler şimdi?
    neden sesleri çıkmıyor?örnek aldıkları dev küresel ülkeler milli şirketlerini korumak için milyarlarca dolarlık-euroluk fonlar oluşturuyorlar,bizimkiler nerede ve ne yapıyorlar?satacak!!! neyimiz kaldı?akbanktaki işten çıkarmalarda citibankın payı ne acaba???yabancıların ülkemizden çıkardıkları kar son 4 yılda 25 milyar doları bulmuş,biz ise IMF'ten 1 milyar dolar almak için neler yapıyoruz???lütfen artık hepimiz kendimize gelelim ve gerçekleri görelim…

  20. peki işçi çıkaran firmanın fırsatı nerede?

    yani bana lazım olan 100 işçimi de çıkardım kriz bahanesiyle şimdi çok iyi bir fırsat yakaladım mı diycek patron.

    demek ki neymiş? işçi krizde lazımsa işçidir. değilse zaten kabahati krizde değil kendinde aramalıdır.

    yanlış mıyım?

  21. Merhaba,

    Ben bu konuda bir şeyler yapılabileceğinden o kadar eminim ki. İsterseniz siz de
    http://www.ilteroktay.com/haftanin_incisi.html de yer alan yazımı okuyarak bana destek olabilirsiniz. Ben bu yolda inançlı ve bir o kadar da inatçıyım.

    Hep birlikte bu gereksiz zihniyeti ortadan kaldırabileceğimize inanıyorum. Gelecek sadece bizim yaklaşımlarımız ile şekillenecektir.

    Mutlu ve Sağlıklı Kalın,
    Saygılarımla,
    İlter OKTAY

  22. 2001 krizinde kendi ayaklari ustunde durmak icin cildiran kucuk bir kizken simdi acaba isimden olma ihtimalim % kac die dusunen bi bankaciyim (hala "bankaciyim" demek bana bile garip gelirken sevmedigim isimden atilmak mi zor, yoksa is bulamayacagimi bilmek mi? )

  23. krizi cıkaranlarda kapıtalıstler degılmı arkadaslar krız patronları vurmaz her zaman halkı ve garıbanı vurur,,devletler onlem paketıı adı altında sırketlere kucak actı pekı noldu sırketler dahada buyumek ıcın ıscı cıkartma ve benzerı anlamsız zamansız onlem alarak ekmeklerıne surduklerı balı bıraz daha arttırdılar,,saygılarımla,,,,,,,,

  24. Bu ciddi bir fırsatçılık. Krizde (ki durum o kadar ciddiyse)işten çıkartma yerine insanlara sırayla dönemsel ücretsiz izinler verilebilir.Sonuçta işsiz bırakmaya kadar milyonlarca çözüm var.. Sonra bu şirketler iyi zamanlarda; istihdam yaratıyoruz, böyle büyüğüz, Türkiye ekonomisine şöyle katkı sağlıyoruz mavalları okumasınlar.. Ve sular durulduğunda çalışanlarından kuruma sadakat beklemesinler..

  25. kesinlikle katılıyorum…

    hatta abartarak birşey daha ekleyeceğim…

    bu kadar büyük firmaların insanların gözünde ki -giden- itibarlarının bedeli nasıl karşılanacak…

    Ayrıca giden insanların yerine kalifiye eleman bulmak için daha çok maliyet ödenmeyecek mi?

    Biz nedense çok küçük düşünüyoruz.Bazı şirketler çalışanlarıyla karşılılı anlaşıp,ileride ki belli bir tarihe kadar maaşları düşürdüler.ama bir kişiyi bile işten çıkarmadılar.Umarımda çıkarmazlar.

    Allah böyle düşünen patronlara zeval vermesin.Kendi boğazı kadar yanındakinin de boğazını düşünen insanlardan bahsediyorum.

    Hayırlısı artık herşeyin

  26. gürcan ravalı 25 Kasım 2008 saat: 21:12

    bu kriz bana toplumsal paniği çağrıştırıyor.
    birisi bir şey söylüyor peşinden insanlar bunu tekrarlayarak paniklemeye gidiyor. Aynı deprem zamanı "deniz ısınıyor" fısıltıları gibi.
    İşini düzgün yapan, hesabını iyi bilen kişi ve kuruluşlar zaten bu tür söylentiler için acil durum senaryosu vardır. yarınını düşünmeyen, işimi yaparım gözlerimi kaparım düşüncesi de bu durumda "yandım anam!" la son bulacaktır.
    saygılarımla

  27. Krizin etkileri hızla artmaya yayılmaya devam ediyor.Akbank ve Digitürk insanın gözüne kadar sokulan örneklerden sadece bir kaçı..Daha ne büyük firmalar bu konumda olacak izleyip görücez..Ben de 4 yıllık fakülte mezunu olup,şu an yüksek lisans yapan biri olarak halen istediğim işi bulamamaktan şikayetçiyim..Staj yapıcam diye uğraşıyorum.Staja başlayacağım.Bu ne dengesizliktir bilmiyorum.Üniversite bitirmek felan faso fiso olmuş bu devirde..yazık..yazık ki iyi bir üniversitenin İşletme bölümünden mezun arkadaşlarım bir bankanın 650 milyonluk memurluğuna dahi girebilmeyi umut ediyor.Bana çok dengesiz geliyor her şey.Bi de üstüne kriz..Ne olucak bilmiyorum?!..

  28. Endüstri devrimi saydığımız ilk buharlı makinanın üretime katılmasından bu yana, işverenler fabrikalarının kapısında daha ucuz çalışmaya rıza gösteren işsizleri buldukça mevcut çalışanlarından ayrılmayı tercih etmişlerdir. Makinalaşma ile gelen ücret erozyonu; "doyumluk ücret" olarak tanımlanabilen, sadece çalışanın karnını doyurup, ertesi gün tekrar işe gelmesine yetecek seviyeye kadar devam eder. Daha sonra işçi sınıfnın örgütlenmesi sonuçunda kurulan ve güçlenen sendikalarla işçi ile işveren ilişkilerinde sosyal adalet kurulmaya çalışılmıştır. Ancak içlerinde "sarı sendika" olarak tanımlanan işveren desteğiyle kurulmuş 100 den fazla sendikanın bulunduğu Türkiye hala işin emekleme safhasındadır. Günümüzde Amerika ve İngiliz işçi sendikaları, üye işçileri adına daha güçlü yapıya kavuşmak için birleşme kararı almaya çalışırken, Türkiye'nin çalışanları, sendikacılığı bir geçim kapısı gibi gören liderlerin yönettiği aynı iş kolunda birden fazlasının faaliyet gösterdiği cılız sendikalara yarınlarını emanet etmek zorunda kalmıştır. Bundan dolayı,geçtiğimiz günlerde YORSAN firması sendikalı olan işçilerinin iş akitlerini feshedip, geçici işçilerle faaliyetini sürdürmeye çalışmıştır. Dünyanın ve Türkiye'nin en büyük bilgisayar firması, yurdumuzda ilk defa bu kriz ortamında sendikalı çalışanlarından kurtulmaya çalışmıştır. Bugün Türkiye İmalat sanayiinin %20 sine yakın kısmını temsil eden Kocaeli körfez bölgesinde her gün yeni işten çıkartmalar ve ücretsiz izin duyuruları gelmektedir. Malesef başta iki büyük holdingimiz de olmak üzere pek çok büyük özel sektör kuruluşu kriz bahanesi ile çıkarttığı çalışanlarının yerine, kendilerine kıdem tazminatı külfeti yüklemeyen geçici hizmet görevlisi taahhüdüyle çalışacak yeni elemanlarla çalışan kadrolarını yenileyerek, gelecekteki muhtemel kıdem tazminatı ödemelerinden kurtulma gayretindedirler. Yaşanan son bazı örneklere baktığımızda; günümüzün bir devlet büyüğünün "Krizi fırsata çevirme!" söyleminin, bazılarını fazla etkilemediğini düşünemeyiz…

Fikrinizi aşağıda paylaşabilirsiniz

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda kurucu ortağı olduğum markapon.com projesi üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni projem: markapon

Daha fazlası için Facebook’tan takip edin

Kategoriler

Destekliyoruz

Projelerim

Buzla.com sosyal haber komünitesi