Arşiv: Ocak, 2009

Anneniz gibi mi gazete okuyorsunuz?

778122_71927261

Habere göre, Fransa, zor durumdaki gazetelerini kurtarmak için 18 yaşındaki gençlere bir yıl seçecekleri gazeteleri ücretsiz olarak vermeyi (devlet finanse ediyor) de kapsayan bir kurtarma paket çıkarıyor.

Gazete alışkanlığı genç yaşta başlar mantığıyla yapılmış çalışma, 'aptal medya'nın, aptal isteklerinin Fransa hükümeti tarafından kabul edilmiş olduğunu gösteriyor.

Gençleri gazete okumaya alıştırmak için, seçecekleri gazeteleri onlara 1 yıl boyunca ücretsiz vermek? Aptal kelimesini fazla kullandım, biliyorum ama daha aptal bir fikir olabilir mi?

İlk bakışta mantıklı görünen iyi niyetli bu fikir, gençleri, sosyal medyanın nasıl medya kavramını değiştirdiğini anlamayanlara göre.

Jeff Jarvis'in sıklıkla dile getirdiği gibi, gazetelerin kurtulması yazılı basına değil, İnternet'e, yeni alışkanlıklara, sosyal medyaya yatırım yapmakla alakalı. Yoksa, gençler friendfeed'de, twitter'da, facebook'da ve diğer sosyal medya sitelerinde dolaşıp, dünyadan haberdar olurken, onlardan anneleri gibi gazete okumalarını bekliyorsanız, yanlış bir şey yapıyor olmalısınız.

[Farketing notu]: Golü topun peşinde koşan değil, topun gideceği yere koşan atar.

Mantıklı olmak kimin umrunda?

Mantıksız Mantıklı insanlar kendilerini dünyaya adapte ederler; mantıksız insanlar ise dünyanın kendilerine adapte olması için ısrarcı olurlar. Bu yüzden tüm gelişmeler mantıksız insanlara bağlıdır. George Bernard Shaw

Birisine fikir sorarken, ne duymak istediğimizi belki bir kez daha sorgulamamız lazım. Ne dersiniz?

Ve mantıklı olmak kimin umrunda, amacımız fark yaratmak ise?

Sosyal medya ve aptal medya

Milliyet'ten gelen e-posta ile duyurulan yarışma şöyle bir şeylerden bahsediyor

Ne kadar çok sayfayı ziyaret edip, sayaca tıklarsan, büyük ödüle o kadar yaklaşıyorsun. Ödül, bir pırlanta yüzük. 

Amaç, yeni üye kayıt etmek (e-posta ile geldiği için emin değilim), sayfa ziyaretini artırmak veya başka bir şey olabilir fakat görünüşe göre, Milliyet niteliksiz ziyaretin peşinde. 

Bir çok insan sosyal medyadan, insanların ve markaların insanlarla etkileşiminden bahsederken, Milliyet hala niteliksiz ziyaretçi peşinde. 

Yani artık hayatımızda iki yeni medya var: Sosyal medya ve Aptal medya.

Statüko ve Sosyal medya sunumu

Gazi Üniversitesi’nde yaptığım, “Statüko ve Sosyal Medya” sunumunu kısaltarak, slideshare’e ekledim.

Statükonun, sosyal medya ile nasıl değiştiğini anlatmaya çalışmıştım. Daha doğrusu sosyal medyanın statükonun karşısında nasıl bir yer tuttuğunu.

Sosyal medya ve Statüko
View SlideShare presentation or Upload your own. (tags: medya sosyal)

Nadasa bırakmak iyi çözüm değil

Ne kadar çok insan başarının bir günden ertesine gelebileceğine inanıyor. Güzel bir şey yaptım, neden kimse farketmiyor?

Neden o terfi etti ben etmedim? Oysa, yaptığım harika projeler vardı…

Pazarlamada da durum aynı. “O kadar ses getirdi yaptığım ama hala istediğim yere varamadım.”

Oysa,
fark yaratmak için durmamak gerekiyor. Yeni şeyler yapmak, yaptığını
daha iyi anlatmak, daha çok anlatmak, farklı insanlara anlatmak,
tanıtmak… Çabalamak.

Şüphesiz yaptığımız şeyin doğru,
paylaşmaya değer olduğuna inanıyorsak. Yoksa, “Harika şeyler yaptım,
nadasa bıraktım, bekliyorum….” demenin bir faydası yok, değil mi?

Johny Walker reklamında söylendiği gibi:

YÜRÜMEYE DEVAM ET!

Gazi Üniversitesi – sosyal medya

8 Ocak'ta Ankara'da Gazi Üniversitesi'nde Statüko ve Sosyal Medya isimli bir seminer veriyor olacağım. Daha evvel  "Statüko ve Seminer" isimli yazımda bahsetmiştim, sosyal medyanın değişimi nasıl tetiklediğini anlatacağım.

Eğer Ankara'da iseniz ve
8 Ocak Perşembe
saat 10:30'da
Gazi Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik fakültesinde,
Statüko ve Sosyal Medya isimli seminere

katılmak isterseniz, bana mesaj atıp siz de katılabilirsiniz:

İlgili yazılar:

Yeni medyamız, sosyal medya

Şimdiye kadar, medyayı iki gruba ayırmak mantıklı görünüyordu. Yayıncılık medyası.Gazete, televizyon gibi.
Yeni sorun giderme anlayışı
Geleneksel pazarlama anlayışına göre, küçük, güçsüz, zayıf olana tepki/cevap vermek, doğru değildir. Sosyal medyada ise…

Sosyal medya hiçbir şeyi unutmuyor


Sosyal medyada yaşıyorum. Farketing'de yaptığım veya yapacağımı söylediğim bir şey yıllarca unutulmuyor.

Belki de Amerika’yı yeniden keşf…

Stratejilerimizi kurarken, aptalca bir çok şey yapabiliyoruz (en azından ben yapıyorum):

İşte aptalca 2 favori aptal cümlem. Bir çok stratejik duruma uyuyor, reklam, pazarlama, fikir, girişimcilik…:

  1. Birileri yapmış başarılı olmuş biz de yapalım.

  2. Birileri yapmış başarılı olamamış, biz de yapmayalım.

İki cümleyi de tabii ki kurabiliriz şüphesiz. Aksi takdirde, her şeyi kendimiz keşfetmek zorunda kalırız ama yine de söylemeden önce en azından bir kaç defa düşünmek lazım.

Dünya bu ikisini söylemeyip çok büyük başarılar yakalamışlarla dolu, değil mi?

Pepsi’nin yeni logo ve tasarımı

Pepsi_bottles_large
Sanırım en son ben duydum ama Pepsi'nin yeni şişe tasarımları.

Arkasında nasıl bir hikaye var acaba, bilen var mı? Yoksa bu da bir pazarlama başarısızlığı olarak tarihe mi girecek?

Komuniteleri reklamveren takıyor mu?

Komuniteler. Herkes bahsediyor. Komunite sitesi, trafik, zenginlik.

Belki herkes değil ama bir çok insan. Ben dahil. Referans: buzla.com

İş modeli, reklam. İyi bir komunite olursa, reklamverenin gelip, komunite sitelerine para vermeleri bekleniyor. Reklam veya sponsorluk.

Peki reklamveren, para vermeden üye olmuş insanları ne kadar umursuyor?

İyi düşünmek lazım, değil mi?

[Not]: Merak edenler için buzla.com için yeterince düşündüm.

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda GittiGidiyor'un yeni projeleri ve kendi projem buzla.com'un üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni iş fikirlerini takip edebilirsiniz