Anneniz gibi mi gazete okuyorsunuz?

778122_71927261

Habere göre, Fransa, zor durumdaki gazetelerini kurtarmak için 18 yaşındaki gençlere bir yıl seçecekleri gazeteleri ücretsiz olarak vermeyi (devlet finanse ediyor) de kapsayan bir kurtarma paket çıkarıyor.

Gazete alışkanlığı genç yaşta başlar mantığıyla yapılmış çalışma, 'aptal medya'nın, aptal isteklerinin Fransa hükümeti tarafından kabul edilmiş olduğunu gösteriyor.

Gençleri gazete okumaya alıştırmak için, seçecekleri gazeteleri onlara 1 yıl boyunca ücretsiz vermek? Aptal kelimesini fazla kullandım, biliyorum ama daha aptal bir fikir olabilir mi?

İlk bakışta mantıklı görünen iyi niyetli bu fikir, gençleri, sosyal medyanın nasıl medya kavramını değiştirdiğini anlamayanlara göre.

Jeff Jarvis'in sıklıkla dile getirdiği gibi, gazetelerin kurtulması yazılı basına değil, İnternet'e, yeni alışkanlıklara, sosyal medyaya yatırım yapmakla alakalı. Yoksa, gençler friendfeed'de, twitter'da, facebook'da ve diğer sosyal medya sitelerinde dolaşıp, dünyadan haberdar olurken, onlardan anneleri gibi gazete okumalarını bekliyorsanız, yanlış bir şey yapıyor olmalısınız.

[Farketing notu]: Golü topun peşinde koşan değil, topun gideceği yere koşan atar.

17 yorum var

  1. İnternet varken gazeteler yalan.

  2. İnsanık yerinde saydıkça geriler…

  3. Düzeltme;

    İnsanlık yerinde saydıkça geriler…

  4. İnsanlık yerinde saydıkça geriler…

  5. 1 sene sonunda ne olacak? Gençler para verip gazete okumaya/almaya devam mı edecekler?Gençlerin gazete okumamasının sebebi sadece fiyatlar mı? Fransa hükümeti soruyu yanlış sorduğu için haliyle cevap da yanlış oluyor…

  6. Bu durumda Can'a katılıyorum.

    Aslında Fransız hükümetinin mantığı bir açıdan doğru. Alışkanlıklar genelde gençken kazanılır.

    Yanlış olan şu, Alışkanlık kazanma yaşı günümüzde Gazete okuma yaşının altına düştü.

    Artık 6-7 yaşında çocuklar gazete okumaya başlamadan, internette gezmeye başlıyorlar. Haberleri internetten öğrenme alışkanlığı kazanıyorlar.

    Bu alışkanlığın bedava gazete ile değişmesi bence de zor.

  7. fikir hiç "aptalca" görünmedi bana.
    gazete ve gazete sahibi konusunda çeşitlilikten asla bahsedilemeyecek bir ülke olan türkiye'de, muhtemelen devlet kurumlarında yöneticilik yapanların bile önayak olduğu üzere, zaman gazetesinin çok geniş kitlelere, neredeyse bedava (gazetenin ulaştığı kişi için neredeyse bedava; organize olmuş finans kaynakları desteği ile) abonelik yoluyla ulaştırıldığı bilinen bir gerçektir; bu gazetenin satışlarının oldukça yüksek bölümü abonelik üzerinden gerçekleştirilir…
    yani fransa'daki bu uygulamanın sinsi versiyonu uzun yıllardır ülkemizde uygulanıyor ama belli ki tamamen farklı amaçlarla!
    aslında, devletin, gençlere "seçecekleri" bir gazeteye ücretsiz abone olma fırsatı sunması, kültürel geleneklerin fransa'da ne kadar önemsendiğini gösteriyor.
    devletin televizyonunda sabah yayınlanan bir çizgi filmde bile şeriatçi bir gazetenin (ismini daha fazla yazmak istemedim) açık açık reklamını yapabilen (www.ntvmsnbc.com/news/472420.asp)
    kokuşmuş bir zihniyete sahip türk medyası (hepsi değil; çoğunluğu kokuşmuş) karşısında, "aptal" olmak istemeyen türk insanı, "farklı" ve "seçebileceği" kaynakları mecburen internet sitelerinden (bağımsız haber sitelerinden, bloglardan, kolektif oluşumlardan vs)buluyor.
    bir ihtimal fransız medyası da "kokuşmuş" örneklerle doludur, bilmiyorum, ama bizim ülkemizle kıyaslanmayacak ölçüde "seçenek" bulunduğunu zannediyorum..
    sosyal medyaya yatırım yapılmalı düşüncenize katılıyorum ama "gazete okumanın" (ve katlayıp cebe koymanın, sağına soluna birşeyler karalamanın, resimlere bıyık çizmenin, arkasından gizlice birilerine bakmanın hatta gerekirse kara sinek avlamanın), "sosyal medya" ile tarihe gömülmesi neden gereksin ki?
    tamam "mantıklı olmak kimin umurunda" ama aslında bir tehdit bile var: internet (ve internet tabanlı kültür araçları) her şeyi kısaltıyor (zaman ve kapsam olarak) ve nihayetinde şu woody allen esprisi (ama espri o!) kültürel gerçeklik oluyor: "hızlı okuma tekniğiyle yirmi dakikada savaş ve barış’ı okudum; olay rusya'da geçiyor"
    elbette "gazete" de kitap gibi (internet gibi) kültürel bir araç ve tamamen monitöre gömülmesi hiç de gerekmiyor. "sosyal medya"nın kolektif gücü de lazım bana güçlü ve özgür gazeteler de…

  8. Sosyal medyanın ve sosyal ağların bana kattığını anlatmam mümkün değil. Ama koltuğa yaslanarak okuduğum bir gazetenin veya kitabın verdiği keyfi monitörden alamadım şimdiye kadar.

  9. Gazete okumaya nasıl başlanır??

    Devrim Gür'e ek;
    kültürel çeşitliliğin fransa'da ne kadar önemsendiğini gösteriyor

    Ümit Suna'ya ek;
    bir pazar kahvaltısı sonrası keyif çayıyla balkonda gazete okumanın keyfini monitör verebilir mi? ya çay dökülürse..

  10. Kendime bir ek;
    tuvalete laptop götürülür mü :) )

  11. Gözden kaçan önemli bir nokta var.

    Bizler gazeteyi basılı olarak okuma alışkanlığı kazanmış insanlarız. Evet benim gazete alma alışkanlığımı değiştirmek zor. Ben de tuvalete laptop götüremem.

    Zaman gazetesi de bizim gibi bir kitleye ulaşıyor. Ve etkili oluyor.

    Ancak burada biz gençlerin yeni bir alışkanlık edinmesinden bahsediyoruz.
    Yani internet üzerinden haber edinmeye alışmış bir kitlenin, basılı gazeteye döndürülmesinden.

    İşte bu yüzden olay bana zor göründü. Çünkü başta da dediğimiz gibi alışkanlıkların değiştirilmesi zor.

    Samimi fikrim şu, Fransa'da gençlere bedava gazete yerine, bedava çizgi roman dağıtılsa, uzun vade de daha etkili olur.

  12. Yani internet üzerinden haber edinmeye alışmış bir kitlenin, basılı gazeteye döndürülmesinden.

    Sınırlarını zorlamaları gerekmektedir. Şu anda bilgisayarın başından kalkmayıp bırakın gazeteyi televizyonun yüzüne bakmayan insanlar var. Örnek ben. Çizgi roman dağıtılması bencede mantıklı olabilir. Bilgisayar aleminde yaşayan şahıslar olağan dışı şeyler sever çizgiromanların çoğuda olağan dışı şeyleri kapsamaktadır.

  13. Bu Avrupalı'lar tembel ve zengin olmaya devam etmekte kararlılar sanırım.

  14. Farketing notu, 'Golü topun peşinde koşan değil, topun gideceği yere koşan atar' ise asisti kimin yaptığı da önemli hale geliyor. Burada asisti yapan araştırmayı sunan medya mı, yoksa isteği kabul eden Fransa hükümeti mi? Kafam karıştı benim. Golü gençler atsın ama…

  15. O kağıt kokusu ve o sayfları çevirmenin zevki hiç bir şekilde yaşatamaz. Abone sistemini hiçe sayanlar bir gün bu sistemi uygulamak içn sıraya girecekler. Ayrıca gazete dinci mincide değil. boş boş konuşuyolar okumadan. cumhuriyet gAzetisi koltuğunun altına akşam evine giden insanlar olduğu sürece bitmez basılı gazeteler korkmayın. fikirde öle elli kere aptal yazılacak kadar aptal değil bence

  16. Ülkemizde abone kampanyası ne yazık ki onemli değil. Kotu bir durum bence.

    Ayrıca başlık yanlış düzeştin lütfen.

  17. Ha internetten ha kağıttan ne farkeder?

Fikrinizi aşağıda paylaşabilirsiniz

Yeni yazılardan haberdar olmak için

Farketing hakkında

Farketing.com’da farklıyı değil, fark yaratanı, yaratırken de bir değer oluşturabilen fikirleri anlatmaya çalışıyorum.

Ben Can Turanlı. Danone, ACNielsen, Garanti Bankası ve Turkcell'de çeşitli satış ve pazarlama pozisyonlarında çalıştım. Şu anda kurucu ortağı olduğum markapon.com projesi üzerine çalışıyorum. Devamı için tıklayın

Yeni projem: markapon

Daha fazlası için Facebook’tan takip edin

Kategoriler

Destekliyoruz

Projelerim

Buzla.com sosyal haber komünitesi