Marka ile tüketici ilişkisi aynı kalamaz
Haziran 24th, 2009
Sosyal medya
İngiltere başbakanı Gordon Brown'ın 'dış ilişkiler'le ilgili olarak Guardian'a söyledikleri (birebir tercüme değil):
Yıllar boyunca kapı komşularımızla nasıl yaşayacağımızı öğrenmeye çalışıyorduk, şimdi ise (İnternet sayesinde/yüzünden) tanımadığımız insanlarla nasıl yaşayacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.
İnsanlar artık kıtalar arasında konuşup, ülkeler arası ittifak kurabiliyorlar.
Bu tür bir bilgi akışı, ülkeler arası ilişkilerin yönetimi artık eskisi gibi olamaz, demek.
Çarpıcı.
Benzer şekilde, markaların, firmaların ve ünlülerin hayatı artık eskisi gibi kalamaz. Kalmayacak.
Şimdiden yaşamaya başladığımız gelecek, sosyal medya sayesinde/yüzünden:
- Bir markanın başarısı kendi başına yaptıkları ile değil, müşterileriyle, destekleyenleriyle birlikte yapabildikleriyle belirlenecek.
- Firmalar, markalar veya ünlüler yanlış bir şey yapıp, sırf güçlü avukatları, güçlü bir medya güçleri var diye sıyrılıp hayatlarına eskisi gibi devam edemeyecek.
- Markalar şimdiye kadar tanımak istemedikleri müşterileriyle ve diğer insanlarla tanışıp birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaklar.
- …
İran'da insanların İnternet ve sosyal medya sayesinde gruplaştıkları, tanımadıkları insanlarla bir araya gelip tepkilerini gösterdikleri gibi, biz de birbirini tanımayan tüketiciler olarak birlikte hareket edebiliyoruz artık.
Çok yaşa sosyal medya.
[Farketing notu]: Marka olmak istiyorsan, tanıdığın ve tanımadığın insanlarla birlikte yaşamayı öğren.
6 yorum var
-
-
Gokhan Birlik 24 Haziran 2009 saat: 12:27
Belirtilen olgular her ne kadar günümüz gerçeğini yansıtsada ülkemiz için aynı şeyleri söylemek mümkün mü? orası şimdilik soru işareti…
-
"Marka olmak istiyorsan, tanıdığın ve tanımadığın insanlarla birlikte yaşamayı öğren."
Tebrikler, bu kadar kısa bir cümle ile ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
-
Tanımadığın insanlar bir yana markalar kullanıcıları ile konuşmayı tam olarak bir becerebilse bu bile güzel bir gelişme olacak.
-
tamam tanındın,bir kere ürününü verdin.markalaşırken backround unu sıkı tutman gerek…nasıl tanındığın ya da tanınmak istendiğinde önemli…her coğrafya nın farklı öncelikleri var…bukalemun gibi olmak zorundasın…ama ortak paydayıda keşfetmelisin…ortak değerleri bir noktada yakalamalısın…yerelden küresele!
-
Tamer Yazar 14 Temmuz 2009 saat: 08:09
Aslinda dogru bir tespit…
Aslinda bir markanin basarisini bugunun kosullarinda nasil yaratilabilecegini konusuyorsak eger, sanirim kabul edilmesi gereken bir kurak var…
Hangi sektorde olursaniz olun, yaratim asamasinda olan her bir calisma ve marka konsepti icibe yerlesmeyi basarmis her olgu bir seye dikkat eder…
Hani, madem sinirlar yok bu gezegende!
Global dusunmenin ama her bulundugu noktada da yerel hareket etmenin sihrini kaybetmemesi gerekiyor.
Burada da ifade edildigi gibi aslında…
Bir markasal yolculugun basarisi "tanidigin ve tanimadigin insanlarla birlikte yasamayi ogren" mantigi ile galip gelecek bir mucadele yaratmak istiyorsa eger, "GLOBAL" dusunup, var olmaya calistigi her noktadakilere ulasmak icin de, "YEREL" hareket etme gerceginden uzaklasmamasi gerekiyor.


Evet kesinlikle doğru tespitler.Fakat ne yazikki sosyal medya ülkemizde karmaşa halinde sürüp gidiyor.Olumlu bir çok gelişme olduğu aşikar.Sanırım bizlerde Sosyal medya'nın gücünü anlayacağız zamanla..