Gizlenecek binalarımız yok
Ocak 8th, 2010
Sosyal medya
İnternet sayesinde, neredeyse her fikir paylaşılmış, her yapılan herkes tarafından biliniyor. Gizlenecek büyük binalarımız, saklayacak büyük sırlarımız yok artık.
Ürün inceleme siteleri, sosyal medyada arkadaşlarımız ve diğer insanların söyledikleri, Google arama sonuçları… hepsi markaların ve firmaların bize anlattıkları veya anlatmadıkları önemli şeyleri açığa çıkarıyor.
Peki, neden markalar her yerde kendilerini anlatmaya çalışırken İnternet’te bunu yapmaktan çekiniyorlar?
Korku. Bilinmeyen, denenmemiş olandan korkmak. Ya herkes gelip bana küfretmeye başlarsa, ya olaylar kontrolümden çıkarsa?
Tabii ki korkmalıyız. Doğru şeyler yapmıyorsak İnternet’teki varlığımızla daha göz önünde olacağız. Hata yaptığımızda, koskoca bir şirket olmamıza rağmen özür dilemek zorunda kalacağız. Bir yandan, söylediklerimizin hiçbirini unutulmayacağını bilip, söylediklerimize dikkat etmek zorunda kalacak, bir yandan da insanların bizi dinlemesi için kurum gibi değil insan gibi davranmak zorunda kalacağız.
Öte yandan, markamızla, İnternet’te olalım veya olmayalım, insanlar zaten hakkımızda konuşuyorlar. İki seçeneğimiz var: İnsanları dinlemeye hazır olup, sohbetlerine katılma cesaretini göstermek veya korktuğunuz için konuşulanlar yok varsaymak.
Siz hangisini seçiyorsunuz?
11 yorum var
-
Aydın Rozental 9 Ocak 2010 saat: 03:01
-
Alinur Uğurpakkan 11 Ocak 2010 saat: 10:45
Merhaba.
Söyleyecek sözünüze inanıyor iseniz, ileri sürdüğünüz fikri sonuna kadar savunabilecek iseniz, söyledikleriniz içerisinde yanılgı payınızın olabileceğini ve geri dönüşlerde yanılgınızı düzeltip, doğru yolda bir adım daha ileri gidebeliciğinizi biliyor iseniz ya da bir başka nedenden çekinmiyor iseniz adınızı kullanmanın sakıncası olmaz.
Barış ve esenlik dileklerimle. -
Burak Kuzucu 11 Ocak 2010 saat: 13:23
Son dönemde katılmış olduğum bir panelde büyük bir şirketin -yıllaranı bu işe vermiş ve belli ki bu alanda çok başarılı olmuş- pazarlama direktörüne neden sosyal medyada yer almadıkları sorulduğunda kendisinin verdiği cevap şu şekildeydi: “Internet ortamında yapılan yorumların olumlu da olsa olumsuz da olsa marka imajına zarar verdiğini düşünüyorum”.
Firmaların müşteriye ulaşabilmek için çok büyük yatırımlar yaparken yanı başlarındaki fırsatı görememeleri çok şaşırtıcı geliyor bana. Diğer yandan, bu durumun farkına varan firmaların sayısının her geçen gün artması ise umut verici. Aradaki temel farkın yenilikçi kültürden kaynaklandığını düşünüyorum. Bir taraf yeniliğe uyum sağlamaya çalışırken, diğer taraf onu görmezden geliyor.
Gelenekçi yöneticiler düşünce biçimlerini değiştirip, sosyal mecranın müşteri ile iki yönlü iletişim kurulabilmesi için çok zengin kanallar sunduğunun farkına ergeç varacaklardır diye umut ediyorum.
-
Aydın Rozental 11 Ocak 2010 saat: 14:51
Alinur Bey,
“bir başka nedenden çekinmiyor iseniz adınızı kullanmanın sakıncası olmaz.” AU
Eleştiri, bana göre doğruya ulaşmak için en gerekli hususlardan biridir. Zaman zaman düzgün giden konular bile eleştirilmelidir ki, daha da ileri gidilebilsin.
Nitekim Farketing’de birçoğumuzun doğru olduğuna inandığı pazarlama argümanlarını eleştirip, yeni fikirler ortaya koyuyor.
Ancak “Eleştirmek” herzaman herkes için kolay değildir. Birçok kişi aksi, uyumsuz görünmekten korkar. Bazıları da pozisyonları itibarı ile eleştirdiklerinden korkar.
Benim burada eleştiri yapmaktan korkacak birşeyim yok. Can Bey’i sık sık eleştiririm. Çünkü o benim arkadaşım ve eleştirilerimin amacını anlayabilecek kapasitede olduğunu gayet iyi biliyorum.
Ama işte yorumunuzda belirttiğiniz “bir başka neden” var ya, işte o tek bir neden değildir.
Düşünün, işsiz kaldınız ve çalışmaktan hoşlanmadığınız Garanti Bankası’na size çok uygun bir pozisyon için başvuruyorsunuz. Garanti Bankası ilgilileri İnternette isminizi aradıklarında elemanı olmak istediğiniz bankayı nasıl kötülediğinizi görüyorlar !
Bu sadece o nedenlerden biri…
Şimdi kim kendini eleştirmek için durup dururken riske eder ?
Bilmem ne demek istediğimi siz ve Can Bey anladı mı ?
-
İsmail Ercan 11 Ocak 2010 saat: 15:14
Aslında olumsuz eleştirilerden korkuyoruz oysaki bilmiyoruzki bize yapılan her olumsuz eleştiri bir olumlu sonuç doğurur.Eksik yönlerimizi öğrenirizki aynı hata birkez daha tekrarlanmasın diye iyinin iyisine ulaşmak için bu şart.Level atlamak istiyorsak tabi.
Korku bazende gereklidir karanlıktan korkmasaydık onu aydınlatamazdık…Mühim olan herşeyi yerli yerinde ve zamanında gerçekleştirmekde gizlidir. -
Cem Gedikoglu 11 Ocak 2010 saat: 16:43
(Konu dışı > Aydın Bey’e..)
Bir hata varsa, bu bir iyileştirme yüzünden üzerinizdeki gizi kaldıran Farketing’e değil, sizi gizlenmek zorunda bırakan şey her neyse ona aittir. Çünkü doğruyu düşünüp ifade etmek isteyen kişinin gizlenmesi (gizlenmek zorunda kalması) güzel ve doğru birşey değil (Genel anlamda gizlenmenin yanlış olduğunu söylemiyorum). Farketing açısından olay hatadan ziyade sadece bir talihsizlik bence. Hem Garanti’nin bir gün kendini acımasızca eleştiren birini işe alım aşamasında peşinen refüze edeceğini nereden çıkardınız. Aksine işe bile yarayabilir belki
. Bu eleştriyi yapmış olan ve onu analiz eden kişilerin tarzıyla ve kapasitesiyle alakalı. -
Aydın Rozental 11 Ocak 2010 saat: 17:30
Cem Bey,
Ben en doğru yorumların gizli kişilerden geleceğine inanırım.
Bir kişi size veya firmanıza gizlenerek küfür ediyorsa, onda bu hisleri uyandırdığınız içindir.
Ders çıkarmasını bilen kişi, kendisine edilen küfürden de ders çıkarır.
Aslında bu gizlilik meselesi hiç konu dışı değil.
Düşünün siz bir Beyaz Eşya firmasısınız. Bir forum sitesi kurdunuz ve yorumları Farketing gibi Facebook’a bağladınız.
Sizin malınızı almış ve her bakımdan perişan olmuş bir müşteriniz bu sistemle firmanıza küfür edebilir mi?
Siz bu durumda, doğru bir geri bildirim elde etmiş olur musunuz ?
-
Cem Gedikoglu 11 Ocak 2010 saat: 17:52
Farketing’in amacı firmaların doğru geri bildirim elde etmelerine yardımcı olmak veya onlar için böyle bir ortam sağlamak değilki. Yani böyle bir misyonu yok bildiğim kadarıyla. Dolayısıyla gizliliği -en azından bu sebeple- sağlamak gibi bir kaygısı olduğunu da sanmıyorum. Sizin inandığınız anlamda markalara burada (gizlice) yapılmış eleştriler Farketing’in işine gelir mi onu ben bilemem ama ben genel anlamda bu gizliliğin ve o gizlilikle ilgili bu sitenin göstereceği hassasiyetin çok doğru ve gerekli olduğuna inanmıyorum.
-
Aydın Rozental 11 Ocak 2010 saat: 17:59
Cem Bey,
Haklısınız. Farketing’in firmaların geri bildirim alması, gibi bir misyonu yok.
Ancak Pazarlama ile ilgili yeni düşünceler ortaya koyma misyonu var.
Bu yüzden firmalara örnek olması da gerekiyor. Ve itirazları öncüye edelim ki, burayı takip eden firmalar da aynı hatayı yapmasınlar…
-
Hakan Önder 11 Ocak 2010 saat: 19:30
bana göre şefaf olması daha güzel herşeyin hem insanlar rakiplerini daha iyi kontürol eder ve daha iyi stratejiler uygular strateji yaparkende kendini geliştir gelişmek gerekiyor yerinde sayan ne olursa olsun yok olur gider yaşamak icin gelişim
-
Alinur Uğurpakkan 12 Ocak 2010 saat: 21:44
Merhaba.
Yine de söylenecek sözden çekinmemek gerektiğine inanıyorum. Diyelim ki herkesin okuyabildiği bir ortamda size ya da firmanıza küfür ediliyor, bu davranış biçmini hoş karşılayanlar için kimin ne düşüneceği önemlidir. Diyelim ki eleştiri ile yaklaşılıyor, o zaman yapılan eleştirinin haklı ya da haksız olduğu üzerinde düşünüp, haklı yanlarında, yapılan eleştiriden ders çıkartıp ortak paydada birleşebiliriz, haksız olduğu durumları da açıklığa kavuşturma olanağı bulduğumuz için, nedenlerini sıralayarak karşı tarafı ikna etmenin yolunu bulmuş sayılırız. İnatl doğruya karşı sav ileri sürülmeye devam ediliyor ise, herkes tarafından ulaşılabilen bir mecrada olduğumuz için, yorumu üçüncü kişilere bırakabiliriz.
Barış ve esenlik dileklerimle.



Peki ya insanları istedikleri gibi rahatça konuşmaya teşvik etmek ?
Rahatça eleştirmenin veya konuşmanın ilk şartı, bundan zarar görmemek değil mi ?
Bunun için insanlar “Rumuz” kullanıyor. Benim de gizli bir rumuzla yaptığım, herkesin bilmesini istemediğim yorumlarım var.
Peki ya farketing’de ? Facebook’a bağlandıktan sonra yaptığım ilk eleştiriyi, Google’da ismimi aradığında okuyabiliyorsun.
Şimdi gel de birilerini eleştir ! Birilerinin hoşuna gitmeyecek fikirlerini söyle….
Garanti Bankası şikayetinin altına bakın. İlk 2-3 günde 40 dan fazla yorum geldi. Facebook uygulaması başladıktan sonra ise 2-3 yorum…
Başka söze gerek var mı?