Rekabet yan masa ile değil…

Yeni bir proje üzerinde çalışmaya başladım bir kaç ay evvel.. Başlarda farkında değildim nasıl bir iş yaptığımın. Logosunu Ukrayna’dan bir çocuk yaptı, sitenin tasarımını Avusturya’lı bir çocuk yapıyor, HTML tarafı Türkiye’de yapılıyor. Programlamasını ise Kıbrıs’ta bir ekip yapıyor.

Yaşlı hissetmemek için, “Bundan bilmem kaç kadar yıl önce…” diye başlayan cümle kurmamak için kendimi tutuyorum.

İnsan kaynaklarının çok fazla zaman ayırdığı 2 sorunun yanıtı belki de burada:

  • Daha az parayla en iyileri çalıştırmak.
  • İhtiyacın olmadığında yeteneğe para ödememek.

Düzenin insanları tam farkında değil ama rekabet yan masadakiyle değil, dünyanın her yanındakilerle yaşanıyor. Bugün hala bazı işleri bir yerde, ofisten yapmak daha anlamlı, daha karlı olabilir fakat hiç şüphesiz yarın böyle olmayacak.

Gelişim için sorulacak bir çok soru var:

Firmalar için 1 soru: Nasıl yeteneklerden daha iyi faydalanabileceğim bir organizasyon kurabilirim?
Çalışanlar için 1 soru: Nasıl tüm dünya tarafından aranan bir yetenek olabilirim?

Daha iyi yenil

Sürekli bir radyo kanalında duyuyorum. (Rock FM)

Hep denedin.

Hep yenildin.

Olsun…

Yine dene.

Yine yenil.

Daha iyi yenil. Samuel Beckett

Wifi tartı ile kilonuzu sürekli İnternet’te paylaşmak ister misiniz??

Internet’i soyut bir şey gibi düşünmek daha kolay. Dokunamadığımız, koklayamadığımız, 3 boyutlu göremediğimiz İnternet. İnternet’ten uzak olan bazılarının “İnternet, bilgisayar bana uzak şeyler” derken, “Dünya işleri ile ilgileniyorum ben” dermiş gibi bir tavırda olmaları muhtemelen bundan.

İşte İnternet’i somutlaştıran bir alet, İnternet tartısı. Wifi tartı Evdeki bu tartınızın her üzerine çıktığınızda, kilonuzu yağ ölçünüzü bilgisayarınız vasıtasıyla İnternet’e taşıyor, isterseniz twitter ‘da, Facebook’ta paylaşıyorsunuz…

“Ne salak alet, kim kilosunu sürekli paylaşmak ister ki?” demeyip, yaklaşımı benmseyip benzeri ne fikirler üretebileceğimize bakalım. Yaklaşım:

Kullandığımız cihazlar, araçlar İnternet’te bazı bilgileri paylaşsa…

  • Arabamız sokağa geldiğinde, evdekilere geldiğimizin bilgisi gelse.
  • Havalar kötü olduğunda alarm erken çalsa.
  • Evdeki su bittiğinde, su bidonumuz otomatik su siparişi verebilse.
  • Spor salonunda koştuğumuz kilometreler İnternet’te yayınlansa.
  • Her gün sonunda, “Can bugün 100 sms attı” diye İnternet’te yayınlansa.

Başka neler olabilir?