Ortalamanın sorunu

Hep iyi sattığını bildiğimiz şeyleri satmaya çalışıyorsak, çok iyi satan şeyler bulabilir miyiz?

Ortalamanın problemi, bilinenin peşinden koşmak.

Fark yaratmak için yaşasın bilinmeyen!

Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar?

Standart bir ortamda, standart olmayan sonuçlar çıkmasını nasıl bekleyebiliriz?

Birlikte çalıştığınız insanlardan, her zaman yaptığınız sıradan bir toplantı sonrasında harika sonuçlar nasıl bekleyebilirsiniz?

[Farketing notu]: Farklı sonuçlar istiyorsanız, farklı bir şeyler yapın.

Beğenmeyen gitsin

Amerika’daki en büyük ‘online’ ayakkabı e-ticaret sitesi Zappos, geçenlerde amazon.com tarafından 1 milyar Dolar’a satın alındı.

Zappos, işe aldığı insanlara 1 ay içerisinde ayrılmaya karar vermeleri durumunda, 2000 Dolar ile ödüllendiriyor. Zappos, mutsuz ve isteksiz bir adamı çalıştırmanın maliyetinin çok daha fazla olduğunun farkına varmış. Muhteşem.

Paralel bir noktadan bakınca (pazarlama), müşteri her zaman haklı mıdır, müşteri velinimetimiz midir? Başka bir deyişle, faydası olmayan müşterileri tutmaya çalışmak ne kadar akıl karı olabilir?

Duygusal olarak sahip olduğumuz hiçbir şeyi kaybetmek istemiyoruz ama gitmelerine izin verdiğimiz müşteriler eğer sahip olduğumuz müşterilere daha iyi hizmet etmemizi sağlayacaksa neden olmasın?

[Farketing notu]: Herkesi mutlu etmeye çalışırsan, herkesi mutsuz edersin.

Ya rezil olursam

Aklımızdan sürekli geçen, “Böyle yaparsam ne derler?” sorusu bizi yavaşlatıyor.

Bir şey söylemeye karar verip vazgeçtiğinizde bir düşünün, eğer aynı soru ise aklınızdaki, hatırlayın:

Sadece korkusuz fikirler fark yaratır.

Ve işin daha da güzeli, cesur hatalar da bize ileri götürüyor. O an değil belki ama MUTLAKA.

Kalabalığa mı bakıyorsunuz?

Hep kıyaslamak istiyoruz, bu böyleyse bu neden böyle?

A, B, C, D böyle yapıyorsa, E neden şöyle yapıyor?

Oysa belki de  “A,B,C,D neden şöyle yapmıyor?” diye sormalıyız.

[Farketing notu]: Kalabalığa bakmak her zaman akıllıca olmayabilir.

Yeni projem yayında

Sonunda projem markapon.com yayında ve ben yeniden yazmaya, fikirlerimi paylaşmaya hazırım. Anlatmak istediğim çok şey var aslında bu dönemde öğrendiğim, faydalı olduğunu düşündüğüm. Ama önce Markapon:

Markapon.com, şehre özel ayrıcalıklar sunan bir site. Çeşitli mekanlarda servislerde %50 ve üzerinde indirimler sunuyor. Bir çoğunuz duymuş olabilir zaten, şimdiden hergün yüz binlerce insan girip bakıyor. Tanıtımlar sağ olsun.

Markapon tanıtımına döndürmeden (çok meyilliyim bu aralar)  iş fikri üzerine düşünmekte fayda var. Pazarlamacıların ve girişimcilerin kesinlikle üzerine düşünmeleri gereken bir konsept bu çünkü:

Konsept:
Bir şey satın alırken, 10 adet alacağım dediğinizde veya bir mekana 100 kişi  geliyoruz dediğinizde, nasıl satıcılar/işletmeciler indirim yapmayı kabul ediyorsa, markapon.com fikri de bunu sağlıyor.

İş yerine, “ben seni yüzbinlerce insana tanıtacağım diyoruz” , müşteriye “sana güzel mekanlardan, etkinliklerden %50 indirim sağlayacağız” diyoruz, biz de arada satış üzerinden para kazanıyoruz. Herkesin kazandığı bir model.

İnsanları bir araya topla, indirimli bir alışveriş için = toplamda satıcının da kar ettiği bir iş modeli.

Başka ne tür işlerde uygulanabilir acaba?