Karar verirken etrafımızdakiler

Geçen hafta bir kafede 26 kişi, yemek eşliğinde toplantı yaptık. Yemek seçimi sırasında, garson herkese yetmeyecek sayıda menü verdiğinden, insanlar bir menüye 2 ya da 3 kişilik gruplar olarak bakmak durumunda kaldılar. İlginç olan sonuçtu.

Yanyana oturanlar genellikle aynı yemeği seçtiler. Hatırlayabildiklerim, 3 bonfile, 2 omlet, 3 salata, 2 şinitzel yanyana oturan kişiler tarafından seçildi.

Sizce bu örnekten, salt satın alan için pazarlama planı yapmak doğru değil, sonucunu çıkaramaz mıyız? Otomobil firmalarının bunu iyi bildiklerini biliyoruz: Arabayı kadına sat

15.03.2005


 

Yorumlar

Olayi tam yorumlayabilmek icin, yanyana oturan aralarinda gecen konusmalari bilmek lazim. Fakat kendi tecrubelerime dayaranak, bu konusmalari tahmin edebiliyorum:

"Bak sunu dene. Ben bunu daha once denemistim. Cok lezzetli"

Eger konusma bu ise, bu tip davranis, bir urun pazarlamasi icin gercekten cok onemli. Ben bunlara "Inukshuk" adini veriyorum. Bununla ilgili bir yazi yazmistim. Gerci yazi, web ile ilgili ama Inukshuk'u pazarlamayi her turlu urune uyarlamak mumkun.

http://www.unbf.ca/altiustu/arsiv/2005/01/dogru_yoldasin.php

Başka senaryolar da düşünebiliriz, Bazı ürünlerin değeri sosyal ortamda görünmeleriyle doğru orantılıdır. Mesela, kıt zamanınızda kitap (film) seçme tercihi yaparken, arkadaşlarımıza anlatabilme, diğer insanlarla bağ kurma şansımızı arttırması bakımından ÇOK SATANLAR lisresindeki kitapları (filmleri) seçeriz.

Bi başka durum, eğer alışverişe arkadaşınızla gitmişseniz beğendiğiniz bir kıyafeti alma ihtimaliniz alışverişe tek gittiğiniz durumdan gene daha fazladır.

Örneğe dönersek acaba garson seçiminizi kibarca pahalı yemeklere yönlendirdi mi? Eğer yönlendirmediyse büyük bir frsat kaçırmış demektir. Bir de sanıyorum, buluşmanın karın doyurmakdan farklı amaçları var. Yani, insanlar yemek seçimine önem vermemiş olabilir.

Aslında yukarıda anlatılan konuya dair gündelik yaşamımızdan bir çok örnek bulabiliriz. Satınalma kararlarımızın üzerinde çevremizdeki kişilerin büyük etkisi olduğu kesindir. Mesela bir arkadaşımla alışverişe çıktığımda arkadaşım eğer benim önceden denemiş olduğum bir ürünü alacaksa benim fikirlerime daha da çok önem verecektir. Eğer ben üründen memnun kaldıysam kendini güvencede hissetmek için belki de biraz daha fazla beğendiği ya da daha çok ilgisini çeken bir ürünü almayıp benim denemiş olduğum ürünü alacaktır. Burada tüketicinin kendini "alacağı üründen dolayı başının daha az ağrıması yani daha güvenilir bir ürün kullanma isteği" ağır basacaktır.
Yanlış hatırlamıyorsam "ağızdan ağıza" (mouth-to-mouth) pazarlama denilen bir yöntem var. Bu durumda kişiler memnun kaldıkları ürünü veya hizmeti başkalarına anlatmak suretiyle başkalarının da o ürünü veya hizmeti kullanmasını sağlıyorlar. Bu bilinçli yapılan bir şey değil. İnsanın çok memnun kaldığı bir şeyi çevresindekilere anlatmasıyla ilgili bir durum. Bu strateji özellikle yeterli reklam yapamayan ufak şirketleri yakından ilgilendiriyor. Şirketin isminin duyulması için müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmalılar ki insanlar bunu birbirlerini anlatsınlar ve birbirilerini satın almaya yönlendirsinler.
Aslında satınalma kararında çevrenin etkisi hiç de küçümsenecek bir şey değil ve şirketlerin bu konuya daha çok eğilmeleri gerekiyor. Her şirket bu konuda kendine özel yöntemler geliştirebilir. Mesela doğrudan müşteriyle ilişki kuran şirketler (mesela danışmanlık şirketleri, web tasarım şirketleri, lokantalar) tüm elemanları ile birlikte müşteri memnuniyetine odaklanmalı ki müşterileri diğer müşterileri getirebilsin. Satış Danışmanları veya bayiler aracılığıyla müşteriyle iletişim kuran şirketler (Teknosa, Mango, Arçelik vb.) mümkün olduğunca satış ekibini geliştirmeli ve satış ekibinin gerçekten marka sevgisine sahip olmasını sağlamalı; ürüne öncelikle satış ekibini inandırmalı.

Özellikle Türkiye'de gözlenen amaçsız tüketim bu konuyu çok etkiliyor sanırım. Yakın çevrenizden birileri yeni birşey aldıysa, sizde en az onu veya onun daha iyisinden almak istersiniz. "Örneğin BT müdürünün yeni aldığı telefonu gören bir çok departman müdür kendi telefonunu değiştirmesi, aynısını alması yada bir üst model bir telefon alması".

Tabiiki bu telefon diğer departman müdürlerinin pek işine yaramayacak, varolan özellikler kendi özellikleri ve ihtiyacına göre secen BT müdürünün.

INSANLARIN YEMEK KULTURLERININ ZAYIF OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR BASKA BIR ACIKLAMASI YOK TUR SAYGILAR

INSANLARIN YEMEK KULTURLERININ ZAYIF OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR BASKA BIR ACIKLAMASI YOK TUR SAYGILAR

 

Lütfen yorum yazın