Adınızı söyleyebilyor musunuz?
Birisi adımızı sorduğunda cevap vermek için düşünmeye gerek yok fakat:
- Mehmet Bey'le görüşebilir miyim, ben Can Turanlı, arkadaşıyım.
- Bir saniye Cihan Bey bağlıyorum.
Cihan Bey? Bu başıma sık sık geliyor. Konuşmayı mı bilmiyorum?
Asıl sorun şu: Çoğumuz, çok iyi bildiğimiz bir şeyi, karşı tarafında da bildiğini varsayıyor ve iletişimimizi buna göre yapıyoruz. Milyon kere söylediğiniz bir şeyi, siz tabii ki iyi bilirsiniz fakat sizinle ilk defa karşılan birisi nasıl bilebilir?
Pazarlamada da, eğer pazarlayan konumunda iseniz, müşterilerinizi o kadar iyi tanıyorsunuzdur ki, onların da sizi ve ürünlerinizi tanıdığını varsayarsınız.
Bizim bildiğimize karşılık, müşterilerinkiler. Önemli olan hangisi?
12.04.2005
Sadece uretim-pazarlama yonunden degil, iletisim herkes icin hersey icin gecerli. Gunlerdir gazetelerde 'casus belli' karariyla ilgili haberler cikti. Butun yazarlar insanlarin 'casus belli'yi bildigini varsayarak bu terimi aciklamak geregi bile duymadilar. Sonucta ortaya anlasilmaz haberler cikti. Oysa ki 'casus belli' latince 'savas nedeni' anlamina gelmekteymis. Bunu gunler sonra yazan kose yazarlari sayesinde ogrendik. Gazeteler bile iletisim yonunden bu derece zayif ne yazik ki.