Hayır diyemeyenlerden misiniz?
Telefon çalıyor, açıyorsunuz. Zaten çalıştığınız bankadan birisi, size ihtiyacınız olmayan bir krediyi satmaya çalışıyor. Karşı tarafı direkt olarak tanımasanız da, sizden ricada bulunduğu için dinlemeye başlıyorsunuz. Rica: 2,3 dakikanızı alabilir miyim? Cevabınız dinliyorum ise, işiniz gerçekten zor. Karşı taraftaki ne kadar uzun konuşursa, o kadar da zorlaşıyor. Defalarca benzeri durumda kaldım.
Sonunda almasak bile, ki bir çok kişinin bu şekilde ikna olduğunu gördüm, kaybımız var: Yaşanan stres (hayır diyememe süreci), diğeri de harcanan zaman.
Halbuki ,görüşmenin başından söyleyeceğimiz "Kesinlikle ilgilenmiyorum" gibi basit ama doğru/gerçek bir cümle kendimizi borçlu hissetmeden bizi bu durumdan kurtabiliyor.
Robert Cialdini'nin Influence kitabı ikna konusunda çok iyi bir referans.
10.05.2005
ben hayır diyebilenlerdenim.
çünkü gerçekten sinir bozuyorlar. geçenlerde çalıştığım banka (sadece kredi kartını kullanıyorum)dan müşteri temsilcisi beni aradı. özel sağlık sigortası ve çilingir hizmeti için aylık sanırım 35 YTL ödemem yeterliymiş. ben de bunun üzerine aradığına pişman ettim :D.
nasıl mı?
üye mağazalarının en büyüğü sayılan bir giyim mağazasından yıllardır bankalarına ait kartla alışveriş ettiğimi ancak bu güne kadar bir çorap bile hediye etmediklerini söyledim. yanıt : kem küm. ama satışa geldimi çeneler düşüyor.
ewet benim de en büyük sevincim bu. yıllardır aynı mağazalardan aynı kartları kullanarak alışveriş yaparım. ancak henüz bir hediye gelmedi. anahtar kartım var ancak 1 kerede 750 milyon alışveriş yaparsam %20 indirim varmış. hah-hah-hah. bir kerede 750 milyonluk alışveriş neden yapayım ki. üstelik her ay 1 takım elbise alsam yılda 3600 YTL yapar. ki fazlasını alıyorum.
kısacası müşteri memnuniyeti için arada bir hediye verseler iyi olur. mutlaka benden daha fazla alışveriş yapanlar da var. ancak ben kendi adıma ödüllendirilmek istiyorum.