Genel görüşe karşı çıkmadan

Dişmacunu yazıma istinaden mantıklı yorumlar geldi. Biraz değerlendirelim:

Genel görüş: Dişmacunun tadı keskin olur ve çok lezzetli olmaz. Lezzetli bir dişmacunu dişleri beyazlatmıyor hissi verir.

Bir ilacın tadının veya diş sağlığından bahseden bir sakızın tadının pazarlamacılar tarafından bilinçli olarak acı hale getirilmesi çok yeni değil.

[Farketin yaklaşımı]: İnsanlar güzel olabilecek şeyi "Bu bizim alıştığımız/bildiğimiz şey değil" gibi bir nedenle reddediyorsa ortada bir fırsat var demektir.

Öte yandan, Seth Godin'in "All Marketers are Liars" kitabında dediği gibi insanların dünya görüşünü yıkmak mümkün değildir.

Peki diyelim ki, böyle bir ürün çıkarmaya karar verdik, ne yapmalı da bu ürünü satmalı?

Genel görüşe aykırı bir ürün olduğunu düşünüyorsak, yapacağımız en iyi şey, bu ürün hakkında negatif fikri olmayan insanları bulmak olacaktır. İyi bir başlangıç, yeniliğe açık olan, hatta bir kaç yıl öncesine kadar çocuk dişmacunu kullanan genç kesime gitmek olacaktır. 12-16 yaş arası belki?

25.08.2005


 

Yorumlar

diş macunu tüketimi oranlarında ülkemizi baz alırsak; farklı ürün ortaya çıkarmak risk olsa gerek.
Colgate bunu kısmen de olsa son zamanlarda deniyor gibi; misvak özlü macun ile. Bunu yaparken de öncelikle içeriğinin etkisinden belirli bir sınıf kullanıcıyı yakalayabileceği garantisiyle hareket ediyor olmalı...
Keskin ilaç kısa sürede etki eder gibi ferahlık veren nane tadında dişmacunu büyüsü bilinçaltına yerleşmemiş çocukları yakalamak… hatta o iki dakikalık süreci lezzetli/eğlenceli kılacak tadlarla tanışmaktan çekinmeyecek benim gibi kişilere ulaşmak yeni bir pazar yaratır ki bu misvak örneğinde olduğu gibi bir açılım yaratma stratejisi kadar hedef bulacaktır...

Evet bence de onyargisiz hedef kitlesine ulasmak cok daha iyi olur.
Tabii ortada bir soru var. Evde dismacunu alisverisini kim yapiyor? :)


bildiğini gidip almak, ya da market rafında karşılaşma sürecinde seçim üzerine iki yoldan pazarlama stratejileri yürütülebilir.

bildiğini gidip alma için önceden yerleşik bir seçici algıyı aşmak gerek. burda tv reklamları önemli bir faktör...
market rafında tercih edilmedeyse ambalaj çok önemli...
diş macununda ülkeye bir ilki (2renkli macun) getiren signal'in Tarçın mikrokapsülleri içeren bir ürünü çıktı. bu anlamda signal sanki yeni açılımlar denemede daha risk alır gibi duruyor. ama bu "Tarçın mikrokapsülleri" içeren üründe ambalaj dişmacunundan ziyade sanki traşkremi için daha uygun... zaten yerleşik bir önyargıyla rafa yaklaşan tüketiciyi, ilk karşılaşmada ambalajın oluşturduğu olumsuz hisle kaybetmemek için de özenli bir tasarım gerekli...bu da farklı bir süreç.

Bence, Signal Türkiye diş macunu pazarında henüz bilinirliği çok az olan "aroma" bazlı diş macunlarını yüksek bir fiyatla konumlandırarak cesaret edilmesi zor olan bir ilke imza attı. Ve bunu tek bir ürünle değil, bir seriyle yapmaya çalışıyor. Aslında "Signal Beyaz Güç" serisiyle aynı mantrada konumlandırılıyor, tek farkı değişik aromalı diş macunlarının experience serisinde yüksek fiyatlı olması. Ucuz fiyatlıyken bile tüketicinin yadırgadığı bu aromalar yüksek fiyatıyla nasıl karşılanır hiç bilmiyorum.

Dünyadaki trendlere bakınca bir çok marka aromalarıyla farklılaşma yoluna gidiyor, fakat bizde diş fırçalama olgusu yeni yeni oturduğu için, bu trendleri biraz daha geriden takip ediyoruz.

Aslında farkında olmadan bizler de bu trendleri takip etmeye başladık. Mesela elmalı diş macunu kullanan çok fazla arkadaşım var, oysa ki ilk çıktığında ne kadar radikaldi. Belki farkında olmadan tarçınlıya da alışacağız, ballıya da misvaklıya da. Ama bu noktada herşey farketing olacak, farketinge harcanan yüksek bütçeler.

Segmentasyonda gençlere de yönelebilinir, ama çok zekice bir soru okudum yukarıda; " evde alışverişi kim yapıyor";

Aslında her sektör için geçerli bir sorun bu, " Conservative" bir milletiz, radikla değişimlere gidemiyoruz...???

 

Lütfen yorum yazın