Projeksiyon kimin umrunda

Sunum yaparken, bazen projeksiyon makinası doğru renk vermez. Bazen koymayı planladığınız bir bilgi eksiktir. Bazen...

Bazı şeyler planladığımız veya istediğimiz gibi gerçekleşmez. Bu bir sunum da, kendinizle ilgili de bir durum olabilir.

Mühim olan, bu tip problemlerin aslında sadece bizimle ilgili olduğudur. İzleyenlerin, projeksiyon makinasının çalışmaması veya son haftalarda aldığınız 3 kilo umrunda bile değildir. İlgilendikleri bizim anlattıklarımız, anlatacaklarımızdır.

Anlattığımız, projeksiyon makinasının problemli olduğu veya aldığımız kilolar ise, bunu ve huzursuzluğumu da tabi ki dinleyeceklerdir. Öte yandan, aldırmazsak, çoğu kez farkına bile varmayacaklardır. Örneğin, sunumu bilgisayarınızdan gösterebilir veya kendiniz anlatabilirsiniz. Kimse çalışmayan bir projeksiyon makinası için sizi suçlamayacaktır. Siz, kendinizi suçlamadığınız sürece.

[Farketing notu]: Karşınızdakinin yapabileceği bir şey yokken, problem ve eksiklerinizi insanlarla paylaşmak dürüstlük veya samimiyet değil ancak saflık olarak nitelendirilebilir.

[Farketing önerisi]: Alternatif bir çözüm varsa, elinizde olmayan nedenlerden dolayı özür dilemeyin. Özür dilemek, sizi sorumlu kılar, üstelik siz söyleyene kadar kimsenin umrunda olmayan bir konu için.

24.11.2005


 

Yorumlar

"Karşınızdakinin yapabileceği bir şey yokken, problem ve eksiklerinizi insanlarla paylaşmak dürüstlük veya samimiyet değil ancak saflık olarak nitelendirilebilir."

bu güzel tesbitiniz için sizi tebrik ederim.çok güzel denilebilir hepimizin bu konuda deneyimleri olmuştur ama bu deneyimleri kesin bilgiler gibi kabul eder hayata bakışımıza geçirirsek saflıktan kaçar daha mekanik insanlar oluruz.

ikisini de bilip kararsız kesinliksiz olabilen insanları daha güvenilir buluyorum.


Eğer şirketi temsilen bir yerde sunum yapıyorsanız ve yanınızda asabi bir yöneticiniz de varsa bozulan / çalışmayan projektör kesinlikle sizin suçunuzdur :)Bu tecrübe ile sabittir.
Tek başına olsanız B planına geçerek fazla takılmadan atlatacağınız bir konu , fakat bu sefer gergef yöneticiniz sayesinde konsantrasyonu dağılmış bir konuşmacı olarak sunuma devam etmeye mahkumsunuz.
Ayrıca ben sorunu paylaşmanın çok da saflık olduğunu düşünmüyorum , karşınızdaki kişilerde sizin gibi sunum yapan iş hayatının içinde kişilerde sizi anlayyp daha da anlayışlı olabilirler.

Ben Denis the menice lakablı kişinin son söylediği kısma kesinlikle katılmıyorum. Karşı taraf tabi ki sizi anlayabilir fakat sizi anlaması sizin sunumu başarılı yaptığınız anlamına gelmez. Hazırlıksız olduğunuz anlamına gelir. Yapamadı sunumu. Ayrıca sunum projeksiyon makinası mıdır, yoksa sizin anlattıklarınız mı? Sinirli yöneticiye gelince, sinirli yöneticiyi yönetmek de bir marifet. Ağırlığını koyabilmeli insan (Söylemesi kolay tabi biliyorum)

herkesin yorumunu okudum. Sunumlarda

iyimişsiniz?

Kısaca bana sunum için ne gibi hazırlıklar yaptığınızı ve en çok şirket tanıtımlarında nelere ağırlık verdiğiniz belirtirsenşiz servinirim...maill olarak atınız bu sayfaya girmeye pek vaktim olmuyor

Olayları hep görünen kısımlarıyla değerlendirmeye çalışsak da; söylediklerimizden çok ruh halimizi, auramızı etrafımızdaki insanlar farklı bir biçimde algılayabilmekteler. Hepimiz güçlü olmak ve mutlu olmak gibi bir itkiyle hayatımızı sürdürüyoruz, buna ulaşmak içinse para, etiket, başarı vs. gibi güç ve mutluluk hissiyatımızın açtığı boşluğu illüzyonlarla besleme çabasındayız. Ama tüm bu görünenin ardında araçsız olarak gerçek "tatmin" duygusuna içten ulaştığınızda ne yaptığımızdan ve sözlediğimizden bağımsız olarak insanlarda iyi etki bırakmanız kaçınılmazdır.

 

Lütfen yorum yazın