Rahatsız ederek pazarlama

kBonus Card ve Shop&Miles'ın kampanylarıyla ilgili sürekli olarak kısa mesaj (sms) alıyorum. Bazen günde birden fazla kez.

Firmaların içine düştükleri kapan:
Ne kadar çok mesaj atarsam o kadar çok kişiyi etkiliyorum. Ne kadar çok kişiyi etkiliyorsam, gücümü o kadar kaybediyorum.

Kendilerini inandırdıkları yalan:
CRM diye bir olay var. Eskiden ne aldınız, demek ki şimdi bunu alabilirsiniz. Alın işte reklamı. Evet, alakasız kişileri rahatsız etmemek daha etkili, daha doğru.

[Müşterinin sesi]: Evet, promsoyonlardan yararlanıyorum, promosyonları duymak istiyorum. Hayır sürekli duymak istemiyorum. Hayır, aralarında ilgimi çekecek ürünler/servisler olsa da, sürekli reklam mesajları almak istemiyorum.

[Farketing notu]: Pazarlama bir sohbettir. Müşterilerle sohbet ederken, sohbeti bozmadan istediğiniz şeyleri anlatabilirsiniz. Bir şey satmak istiyorsanız, müşterilerinizle sohbet etmeyi öğrenmelisiniz.

Garanti veya diğer sms pazarlamacılarına rahatsız etmeden kampanyalarını duyurmaları için bir önerisi olan var mı?

Pazarlar bir sohbettir diyen, Cluetrain Manifesto'yu okumanızı tavsiye ederim.

19.12.2005


 

Yorumlar

SMS ne yazık ki bu konuda şirketleri hataya düşmeye yönlendirebilen bir kanal. Çünkü, SMS, birebir pazarlamanın doğru yapılabilmesi için gerekli bazı olanakları sunması çok zor olan bir iletişim kanalı.
Cep telefonu ile iletişimin, sadece çok gerekli durumlarda yapılması gerektiğin düşünüyorum. Her türlü promosyonun bu kanaldan duyurulması doğru değil. Bu kanal daha çok müşterinize sağladığınız servislerle ilgili daha ölümcül durumlarda kullanılmalı. Mesela, "kredi kartınızın son ödeme tarihini geçirdiniz" v.b.

Promosyonel duyurular için web ve e-posta kanalını kullanmak çok daha doğru. Ayrıca, SMS kanalı iletişimi ile ilgili seçeneklerin, müşterilerin en kolay şekilde tepki verebileceği web ortamında gerçekleştirilmesinde büyük fayda var.

Kısaca, SMS'i bir promosyon kanalından daha çok, müşteri hizmetlerini geliştirebileceğimiz, katma değeri yüksek bir iletişim kanalı olarak görmekte fayda var.

Serdar'a katılmıyorum. Kullanım şeklinizle ilgili olarak değişir SMS'i kullanma amacınız. Farketing notunda haklı olunan bir konu, olayın etkilerşimli olmasının gerekmesidir. Geçen hafta LosAngles'ta yapılan Mobile Markering Association (MMA) Award 2005'in büyük ödülünü alan firma Aerodeon Turkey, www.aerodeonturkey.com çok yakından tanıdığım bir firma. Bu ödülü aldığı kampanya "Doritos Adı Ne?" Bir ürünün adını müşterileri belirliyor. Bundan daha güzel bir sohbet olabilir mi?

Ayrıca, müşteriler aç gözlüdür. Şöyle düşünün, bir sabun firmasından gece saat 12'de %20 ile ilgili bir SMS alsanız, dava bile açabilirsiniz. Ama aynı firmadan, yine aynı saatte "sayın müşterimiz, 15 dakika içerisinde XXX marka sabundan bir kalıp bulup, YYY adresine getirebilirseniz 10.000 USD kazanacaksınız. Zamanınız başladı" diye bir SMS aslırsanız, pek kızmazsınız sanırım. Havuçun büyüklüğü ile ilgili olay.

Alper bey, gece 12'de size ferrari çıktı on beş dakika içinde gelin alın diye bir mesaj alırsam o mesajı atan firma sahipleri ve yöneticilerinin yedi sülalesini dümdüz ederim. Hiç kimsenin benim özel numaramdan ne şart altında olursa olsun aramasını kabul edemem.

İznim olmadan mesaj atılması saygısızlık, bunun bir de gece yarısı yapılması terbiyesizliktir. Siz 10.000 dolara USD'a mahremiyetinizi satabilirsiniz ama herkes sizin gibi çıkar peşinde koşmaz.

Kişisel görüşünüz, mahremiyet satmak da öyle. Çıkar peşinde koşmayı neye bağladınız anlamadım, ama dert değil.

Bilinçli her pazarlamacı izinli pazarlamanın gereklerini bilir tabi ki. Yukarıda anlatmak istediğim, verilen tepkinin SMS'in içeriği ile değişeceğidir. Bunu ben, 3 yıldır Mobil Pazarlama ile ilgili çalıştığım için istatistiksel olarak bilirim.

Ben de buna benzer bir konu yazmıştım 17 Aralık'ta; bkz: "insanları bıktırmak" ve bkz: http://eylulce.blogspot.com

Merhaba
Cluetrain Manifesto linki sanırım bir yanlışlıkla sinema.com a bağlanıyor :)
acaba linki bi daha verebilirmisiniz die sorucaktim ki bi anda dank etti
http://www.googlekullansalak.com

herhalde link buydu http://www.cluetrain.com/

aslında firmaların kısa aralıklarla kullandıkları iletişim araçlarını gözden geçirmeleri gerekiyor. SMS fikri baştan çok cazip gelmiş olabilir ama şu anda hergün birsürü firma beni cep telefonumdan rahatsız ediyorsa artık bu medyada birbirlerinden ayrışmaları için farklı stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. öncelikle çoğunluğun bundan rahatsız olduğunu düşünüp bunun üzerine stratejilerini temellendirmeliler. şimdiye kadar attıkları mesajlarda bana "günaydın", "iyi akşamlar" diyen bir tek şirket çıkmadı. pazar sabahı mesaj atmamayı da öğrenemediler, duyuyorum ki sabaha karşı 5'te mesaj alanlar da var. biraz daha insancıl olmak gerekiyor.

Benim sabahın 5'i vs. ile ilgili bir notum olacak.

E-mail olsun SMS olsun, mass-message türü mesajlar genellikle bir servera yolalnır ve oradan sonra belirli bir hızda alıcıya iletilir.

Kendi deneyimimden biliyorum, bazı mesajların ulaşması değil birkaç saat bir iki günü dahi bulabiliyor.

SMS'lerde ise bir başka etken cep telefonu şirketlerinin bu tür mesajları yoğunluğun düşük olduğu zamanlara düşük priority ile atması. Bu durumda gecenin 12'sinde gelen mesajlar olabiliyor.

(Garanti Bankası çalışanıyım ama görüşlerim kişiseldir, bilgilerinize..)

evet sms mesajları bence çok önemli kampanya dönemlerinde etkili olabiliyor yada ilgi uyandırabiliyor ama ne yazıkki bankaların günde bir çok kez sms göndermeleri yüzünden insanlarda artık kredi kartı bıkkınlığı gibi reklam amaçlı sms alma bıkkınlığı söz konusu.bu sefer asıl hedefelenen mesaj sürekli gönderilen sms ler sayesinde tüketiciye ulaşmıyo ben çoğu zaman bankalardan ve carrefourdan gelen sms leri direkt okumadan siliyorum yani boşa giden bir sms ve artık laçkalaşmış bir reklam aracı sms.
bu sefer diğer irili ufaklı firmalarında daha uzun zaman aralıklarında yaptığı kampanya çalışmalarını sms ile duyurma işide çöpe gidebiliyor..

SMS mesajlarının gönderilmesini mantıklı bulanlara çok şaşırıyorum. Hayatımın hiçbir döneminde bir markanın bir ürünü için uyguladığı bir farklılığı sms'le öğrendim diye sevinip harekete geçeceğimi sanmıyorum. Bunun faydalı bir uygulama olduğunu savunanlar için aklıma gelen örneklere bakıp "bu insanlar başka bir gezegenden mi?" diye düşünüyorum.(yuh demenin kibar yolu)

Sms'in içine bir banka kişiye ait bir bilgi sıkıştırsa puanınız bu arada 1500 olmuştur dese belki bunu pazarlama kılıfına sokup şebekelere para kazandırmanın mantıklı olduğunu savunmak affedilebilir ama böyle kişiye özel bilgiyi mesaja sıkıştıran örnek bilmiyorum bu benim cahilliğim olsa bunu pazarlama taktiği diye uygulamaya koyan cinfikirlileri alnından öpeceğim ama öyle birşey de yok ne yazık ki. Öyle sığ bakılıyor ki bu sms'le müşteriye yada bir kereliğine kazara o firmanın müşterisi konumunda olmak zorunda kalmış kişiye telefonunu vermek zorunda kalan tüketiciye acıyorum bu insanların eline düştükleri için.
Kimse şu sms'le pazarlama arasında profösyonel bir bağlantı kurmasın çünkü yok öyle birşey. Ya tutarsa diye atılmış mesajlar bunlar. Nasreddin hoca pazarlamacı olmuş sanki.Fıkra gibi bir fikir bu.Birilerinin buna işe yarar gözle bakıp bu kadar itici geldiklerini bilmemelerine söyleyecek daha başka bir söz bulamıyorum.
Benim babam gelen her "lazım olmayan" (tam olarak bu tanımlamayı hakediyor sizin süper fikriniz) mesaja "allah belanızı versin" der.
Bir tüketici için daha yoğun bir anlamı bir marka daha nasıl kazanbilir?
Ay bana mesaj atmış yerim onu ne kadar sempatiksin garanti koçbank boyner avea. Senin tüketicin hep ben olayım lütfen!

Mobile marketing teknolojinin her yeniliğini kullanmaya çalışan, tüketiciye her zaman daha yakın olmak adına pazarlama gruplarının kullandığı bir yol. Ama mobil pazarlama da e-mail yoluyla pazarlama da izinli pazarlamanın birer kolu. Yani bu bilgiler kimseden zor kullanılarak, silah dayanarak alınmıyor ki. Bizler kendimiz veriyoruz bu bilgileri. Herhangi bir mağazada indirim kartı alırken cep telefonunuzu yazmış olmanız, formun en altında daha küçük yazılmış ''.... markasının bağlı olduğu .... şirketine ait diğer markalardan haber almak istiyorum/ istemiyorum'' cümlesine işaret koymanız ya da koymamanız bu mesajları ve mailleri almanıza en büyük etken. Bu arada ben anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, yılbaşı gibi özel günlere yakın banka kartlarının indirim sağladığı mağazalar hakkında bilgilendirme mesajları almaktan gayet hoşnut olan biriyim. Bu da mesajı gönderen markanın benimle iletişimini gösteren bir durum. Pek çok markadan bu tür sms mesajları alıyorum ama hiç geceyarısı gelen olmadı. Ayrıca bir yerden birşey alırken, internet sitesinde form doldururken vs. bu tür mesajlar istemiyorsanız yapacağınız şey çok basit:
- gsm numaranız yerine sabit telefon numaranızı verebilirsiniz. aldığınız ve gereksiz bulduğunuz promosyon maillerini iptal edebileceğiniz gibi smsleri de iptal etmek için call center aramak kadar basit bir çözüm var.
Bence aslında şikayetçi olduklarını söyleyenler de bu yolları biliyor ama ilginç bir şekilde de merak etmekten kendilerini alamıyorlar gibi :)

BUrcu hanıma katılmıyorum:
İnsanlardan telefon numaraları zorla alınmıyor derseniz kendi elinizdeki bir uygulamayı yönetmedeki sorumluluğunuzu tüketiciye atmış olursunuz. Aynısını yapan zavallı "ne yapalım zorla mı izletiyoruz kardeşim?" diyerek kendini savunduğunu sanan tv programlarıdır. Uygulayıcısı karar alıcısı sensin neden tüketici kendini kısıtlamak davranışlarında aklının bir köşesinde bir tüyo tutmak zorunda kalsın?
Tüketiciye akıl vermek pazarlamanın bir kolu olarak sms'le özel yaşamdan zaman çalmak konusu düşünüldüğünde tam Türk mantığıdır.

İlkokulda çocuk ağlar "öğretmenim bu konuda sınıftaki tek otorite sensin ve bak sibel silgimi çaldı" öğretmen de şöyle der:" akıllı olsaydın da çaldırmasaydın"

Akılcı düşünce bunun neresinde?

Kimse kimseden zorla telefon numarası almıyor, doğru. Ve herşeyi tam okumadan imzalamak, herşeyden haberdar olmak istemek ama rahatsız edilmemek gibi tuhaf huylarımız var. TV Programlarında da aynı durum söz konusu. Hiç hoşuna gitmediğini, bu tür programların insanların yaşam tarzını, hayata bakış açısını vs bozduğunu söyleyenler bence aslında en için için bu programları takip edenler. Çünkü bir programın bu kadar ateşli karşıtı olmak için detaylarına kadar inmiş olmak ve sinir olmak gerekir. Peki, diyelim ki sevmediniz bu programı, tepkinizi verirsiniz. İzlemezsiniz bir daha olur biter. İzlenmeyen programın rating ölçümleri düşer ve kaldırılır. Bu göreceli ve seçicilikle ilgili bir karar. Arz-talep doğrultusunda devam ediyor.Bu programlardan önce de yabancı pembe diziler vardı aynı kitleye hitap eden.
SMS lerde aynı şekilde.Sevmediğim markalardan gelen smslere gerekli tepkiyi verip gereken işlemi yaptırdım. Ama kendim bu markayla bir iletişimim sırasında cep telefonumu verip bir de form doldururken dikkatsiz davranmışsam ne yazık ki izinli pazarlamaya gönüllü olmuşum demektir. Tepkinizi gösterin. Arayın ve iptal ettirin. İkinci kez yine gelirse o zaman izinli pazarlama dışına çıkmış olacaklar, o zaman da sonuna kadar haklısınız derim.

İnsanlar sıkca gönderilen mesajlardan rahatsız olduklarını söylüyorlar.ama arayıp iptalde ettirmiyolar.sadece sinirlenip offf yine mi gibisinden mesajı okumadan silmek, aramaktan daha kolay geliyo heralde.şahsen bende bunlardan biriyim...

 

Lütfen yorum yazın