Temasta olmak-bloglar

Uzun zaman önce, Dedeman ve RCI sahtekarlığı başlığıyla bir yazı yazdım. Dedeman'la ilgili başıma gelenleri eleştirdim. (Dedeman ve RCI sahtekarlığı)

Ne söylediğim o kadar önemli değil fakat yazı üzerine, haklı veya haksız, içinde Dedeman çalışanı olduğunu da söyleyen bir çok kişi yorum yazdı (30'un üzerinde). Bazıları fikirlerinin değiştiğini bazıları yorum yazanların kötü niyetli olduğunu idda etti.

Soru şu: İnsanlar zaten şirketler hakkında sağda solda (bloglarda veya başka yerlerde) konuşuyorsa, neden şirketler blog sitesi kurmakta tereddüt ediyor? Tabi ki "Blog sitesi nedir" farkında olanlardan bahsediyorum.

Blog siteleri, şirketlerin kendileri hakkında konuşanları izlemesi ve mümkün olduğu ölçüde yönlendirmesi için ideal bir araç değil mi?

17.04.2006


 

Yorumlar

Benzer bir deneyim sentez diyeti kitabında Serdar Oner ortaya çıkarmıştı.
http://serdaroner.blogspot.com/2006/04/sentez-diyeti-ile-ilgili-takip.html

Kişisel olarak bloglar benim için çok daha inandırıcı. Satın alma kararlarımı çok etkiliyor.

Bu konu Türkiye' de çok zor yapılacağını düşündüğüm interaktif bir uygulama.Neden?

1- Çünkü blog demek aslında şeffaflık demek. Herkesin düşüncelerini özgürce ve cesurca dile getirmesi demek.Ben Türkiye' de hiç bir güçlü markanın müşterisinden gelecek yorumları gerçekten duymak istediğine inanmıyorum. Bu markalar daha çok iletişim veya müşteri hizmetleri kısmına opsiyonel bir form oluşturup buyrun istek,şikayet ve önerilerinizi burdan bildirin, ilgilenelim yazarlar.

Oysa şikayetler arttıkça nasıl baş edeceklerine dair bir fikir sahibi değiller. Bir blog olsa bile eminim moderasyon getirilecektir yorumlara.(ki markaya hakaret küfür vs gibi durumları önlemek için gereklidir.) Yorumların moderasyona girmesi de blogun samimiyetini ve markanın imajını alt üst edebilir. Moderasyona girip bir nedenle yayınlanmayan bir yorum sahibi başka bloglar yoluyla pek çok insana ulaşıp ''benim yorumum onlara uygun gelmedi, işlerine gelmedi yayınlamadılar. Orda yazanlar markanın çalışanları tarafundan yazılıyor eminim'' düşüncesi yayılacak ve blog amacına ulaşamayacak. Tabii bir de şirketin blog için doğru nitelikte çalışanlar istihdam etmesi gerekiyor.

2- Türkiye' de şu an yeteri kadar şeffaf bir yönetim var mı? Bence yok. Şirketler kapalı kutu gibi. Kurumsal olarak bile bir şirketin pazarlama müdürüne, kurumsal iletişim uzmanına ulaşmak bu kadar zorken ve hala kişisel ilişkilerle işler yürürken, yeterince şeffaf olamayan şirketler için blog kullanımı anlamsız. Çünkü açık değiller. Kendi iç yapılarında bile problemli hala marka yönetimleri. Üst düzey yöneticiler fuarlarda göstermelik müşteri ilişkileri yürütüyor. Ama bir blogda herhangi bir ürünlerinin eleştirisini bile yapamazlar. Bırakın eleştirileri, ürünleriyle ilgili herhangi bir yazı yazıp yorum bölümünü kapattırırlar eminim. O zaman da blog olmaz zaten.

Kısacası aslında: Türkiye' de bir markanın blog yapması için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım deyim yerindeyse.

 

Lütfen yorum yazın