Bebek kimin umrunda?

BabyHafta sonu, yeni doğmuş yiğenimi görmeye gittim. Dayı olmak, onu kucağıma almak, biberonla beslemek... anlamlı.

Ablam için daha da anlamlı. Ondan bahsetmek, yaptıklarını anlatmak, çektiği sıkıntları paylaşmak değerli.

Bebekleri herkes (çoğu insan) sever. Peki sürekli yeni doğmuş bir bebeğin hikayelerini dinlemek?

Gerçek: Kimsenin umrunda değil. Umrunda olmadığı gibi kimse kendi çocuğu dışında bir çocuğun hikayelerini 1 saat boyunca dinlemek istemiyor.

Gerçek: Kimse çalıştığınız firmanın ne yaptığıyla, ne kadar iyi olduğuyla, ne güzel şeyler yaptığıyla ilgilenmiyor. Kimse bazen eğlenceli, çoğunlukla sıkıcı reklamlarınızı defalarca görmek istemiyor. Hatta çoğu zaman hiç görmek istemiyor.

[Not:] Evet, yiğenim umrumda ama ablamın umrunda olduğu kadar değil.

15.06.2006


 

Yorumlar

bu konuda sizden biraz farklı dusunuyorum ve sanıyorum henuz cocugunuz yok. bir bebeğin hikayeleri herkesin ilgisini cekmiyor olabilir fakat henuz cocugu olmayan ve ilk bebeğini beklemeye baslayanlar icin bu hikayeler yol gosterici olacagı için ilgi çekecektir, yani bebekle ilgili bilgilere ihtiyaç oldugu zaman. her türlü müşteri için de bu geçerlidir. bir ürüne/hizmete ihtiyac duyulduğu zaman, firmaların reklamları/yaptıkları/ne kadar iyi oldukları o zaman değerli olur. ihtiyac duyulmadıgı zamanlar bu bilgiler sıkıcı olabilir. ancak firmalar bu bilgileri sürekli duyurmak zorundalardır.

Ablacım siz Can'ın kusuruna bakmayın Allah analı babalı büyütsün inşallah...

sizden bir fikir almak istiyorum. Eğer cvp verirseniz çok sevinirim.
bu d_skin diyebişi çıkmış
ne kadar kullanışlı bunla ilgili bana bilgi verebilecek olan varsa çok sevinirim.
şimdiden teşekkürler...

Bu yazıyı (yani 2.gerçeği) hiç beğenmedim keşke hiç yazmasaydınız.Çok gereksiz bir yazı olmuş zorlama gibi hayır sadece zorlama değil son derece itici...

Ben de zorla kafamıza basılan o reklamları son derece itici buluyorum.2. gerçek hepimizin gerçeği, ne kadar "itici" olsa da "zorlama" değil, her an etrafımızda...

İnsanlar hikaye dinlemekten sıkılmıyorlar aslında. Aynı hikayeyi dinlemekten sıkılıyorlar.
Aynı şey reklamlar için de geçerli.
Yıllar yılı, uzayda geçen tuhaf fenomenleri olan "Bir Dünya Markası - Beko" reklamlarını izledik ve hepimiz bundan bir ölçüde sıkıldık. Ama "Müzeyyen"le başlayan, türk filmlerini aratmayan "Vestel" reklamları hepimizin ilgisini çekti.
Bence önemli olan, süreklilik değil, yenilik.
O zaman istediğiniz kadar hikaye anlatın, kimse sıkılmayacaktır...

İnsanlar zorunlu ihtiyaçlarını reklam olmadanda araştırıp bulacaktır.Marifet ihtiyacı olmayana bişeyler satabilmektir ki bunu beceren bir reklama rastladığımı hatırlamıyorum.Kuzum Türkiyede reklamcılar arkadaşlarına gizli mesajlar yollamak içinmi kullanıyor reklam yazarlığını?En güzeli en komiği ki oda sadece komik!Önce kadınlar ve sucuklar cümlesi nasıl iştahımı açıyor bilemezsin ,üstelik direkt aytaç yeme fikri oluşturuyor:)

 

Lütfen yorum yazın