Nereye kadar ikna olabilirsiniz?

Pazarlama ve reklam üzerine konuştukça ve düşündükçe pazarlama etkisini kaybediyor. En azından bizim bildiğimiz anlamda. Firmaların ne yapmaya çalıştığına kafa yordukça, yapılanlar/söylenenler sahte görünüyor.

Firmalar, bir çok müşterilerini, iyi ürün/servis sunduklarından değil, müşteriler taktikleri anlamadığından kazanıyorlar.

Asıl soru : Müşteriler ne zamana kadar bu şekilde ikna edilebilecek?

20.12.2006


 

Yorumlar

Satıcılar müşteriye sadakatte EŞ lerine gösterdiği hassaiyetten 10 kat fazlasını göstermelerini anlayana kadar....

Geçenlerde bir sağlık şirketi beni ikna etmek için binbir türlü numaralar çekiyordu telefonda...

Ona öğretilmiş;
Ne kadar çok konuşursa o kadar müşteri gelir diye!

Uzun konuşmasının sonunda hâla ikna olmadığımı söyledim. Baktım tekrar konuşmaya başlayacak, şöyle dedim;
-Bakın, şu anda telefonu kapatıp düşünmek istiyorum, eğer hâla konuşmaya devam ederseniz, kullandığınız her kelime beni şirketinizden daha da so-ğu-ta-cak!
-Pekala beyefendi, dedi ve kapattı.

Pazarlama ve reklam üzerinde sürekli konuştukça ve de çok ısrarcı davrandıkça diyebilir miyiz?
Mehmet Beyin örneğinde olduğu gibi fazla ısrar ya da aynı kelimeleri farklı biçimlerde söylemek müşteri kazandırmıyor kaybettiriyor!
Bir ürün alma konusunda müşteriyle ikna edici bir tutum sergilenmeli ancak tüketiciler artık bilinçli, almak istiyorsa zaten bir karar vermiştir. Çok fazla pazarlamaya gerek yoktur..
Nereye kadar ikna olursunuz? Bana göre göreceli bir kavram..Özellikli bir ürün alıyorsam kolay ikna olmam ve pazar araştırması mutlaka yaparım..

(ben sizi yanşıl anlamadıysam)reklam,pazarlama üzerin de uzun uzun konuşulması gereken bir konu. sizin malınızdan müşterinin haberi yoksa o malı almasını bekleyemezsiniz. daha da yorum yapılabilinir...

Tam 10 yıl önce bir şirkette çalışırken müşterinin biri geldi ve vitrinde 2 yıldır kimsenin fiyatını bile sormaya cesaret edemediği ultra-kaliteli bir ürünün fiyatını sordu.

Listeye baktım, söylerken sanki adama küfreder gibi bir rakam söylediğimi zannettim. Çünkü hayli yüsekti.
Maaşımın 1.5 katı. Ben daha ürünün kalitesi hakkında ağzımı bile açmadan
müşterinin ağzından tek bir cümle çıktı.

-Onu paket yaparmısınız?

Pazarlık dahi etmedi, indirim yapar mısınız bile demedi.
Parayı verdi, aldı ve gitti.
Ürün YETERİNCE İKNA EDİCİYDİ diye düşündüm.

Müşteri- Ürün
Müşteri taleb eder,ürün arz edilir. Bu döngü bu şekilde devam ederken,müşterilere bunca karmaşıklığın yoğunluğun içinde kendisini farklı gösterebilecek yada hissettirebilecek ürünler pazarda varolmaktadır. Bununda en iyi yolunun reklamla olduğunu, günümüzdeki reklamlarla 10 yıl hatta, fazla gitmeyelım 5 yıl oncesıne oranla ne kadar değiştiğinden anlayabiliriz sanırım.Ama reklamlarda ne kadar etkili sorusuda gelmıo değil insanın aklına... Yıllardır izlemekten bıktığım sampuan(ama alırken reklamı gözümün onunden gecen ),ya da bi tekel bayiine girdiğimde içtığim sigaramı bulamayıp orda hep durmaktan vazgecmeyen paketi ilginç olan sigarayı almam!!! heralde ikna olmak, ürünü almaya karar verip, ürünün bedelini odemiş oldugum anda biter!
nereye kadar ikna olunabilir???
YA ZAMANIN YOKTUR ki mutlaka bi tüketici,ya da insan yaratır
YA PARAN YOKTUR ki bi tüketici ya da Bİ TÜRK bulur( 0 gelir 5 tüketim)
YA ALMA İSTEĞİ YOKTUR ki öle bi tüketici tanımıorum
sonuç su ki bi satıcı, ne şekilde olursa olsun ister karmasık reklamla, ister acık acık, ihtiyac duyan müşteriyi sonsuza kadar ikna eder, çünkü herkesin AKLI ve de İHTİYACI var!

sistem birazda bunun üzerine kurulu değil mi? bu sadece reklam ve pazarlama değil, halkla ilişkilerle ilgili bir durum. bu nedenle sistemin, gelişerek ve değişerek, bu şekilde daha uzun yıllar işleyeceği görüşündeyim. tamam yalan söylemeyelim ama her doğruyu söylemek zorunda da değiliz. bu anlamda daha az konuşup, daha çok dinleyerek müşteriyi istediğimiz noktaya getirebiliriz. insanlar kendilerinden bahsetmeyi ve fikirlerinin dinlenmesini seviyorlar, konu hakkında bilgileri olmasa bile.

Bence Türkiye' de pazarlama işini yapanlar bu konuda ciddi bilgi eksikliğine sahipler, ve bu işi bilimsellikten uzak yangından mal kaçırır gibi yapıyorlar. Bir kere önemli olan o ürünü satmak değildir. Önemli olan şey satmak istediğiniz ürüne tüketicinin ihtiyaç duymasını sağlamaktır. Eğer bunu başaramıyorsanız bunun dışında yapacağınız her iş tüketiciyi kandırmaya yönelik olacaktır ki, bunun da pazarlamanın alanına girdiğini hiç zannetmiyorum.

bizim kimi ulkelerde o zamana kimi ki tukaticilar oz haglarini dagiglikla bilmirlar davam edacakdir.

ben bu tür telefonla satışlarda ki günün benim için olan çok uygunsuz zamanlarına danka gelir, mail adresime gönderirmisiniz dökümanları diyorum. Ne satıcı yorulsun, ne de ben firmadan sağuyayım
bir gerçekte şu ki parası hiç önemli değil eğer müşteri kaliteyi ve hizmeti görmüşse ve en önemlisi ALMAYI KAFASINA KOYMUŞSA ALIYOR, beğendiyse alıyor.

Çalışmakta olduğum firmada, iş tanımımda satış yapmak yok. Ama yine iş tanımımda olmamasına karşın, mecburen, pazarlama yapmaktayım. Satış ekibimizdeki arkadaşlara geçenlerde şunu tavsite ettim: ''Müşteriye, satmaya çalıştığınız ürünün, kendisinin bir ihtiyacı olduğunu anlatın. Bunu bir maliyet kalemi olarak değil, yatırım olarak görsün!''... Satışın da pazarlamanın da, reklamın da özü budur...

Gerçekten de, müşterinin üstüne abartılı bir biçide gitmek karşı taraf için çok bunlatıcı oluyor.Az ama öz konuşmak gerekir diye düşünüyorum.Bunun dışında, bence reklam da çok etkili.O an o ürüne ya da hizmete inanıp alabiliyorsunuz.Kozmetik ürünleri mesela...Tabiki satışın devamlılığının olması bu noktadan itibaren müşterinin memnuniyetine kalmış...

Müşteri kendisine ürün satılmış olunmasını değil, ürün satın almış olmayı sever.

Kanımca tüm satış, pazarlama, ürün geliştirme vb. faaliyetler de bu mantık üzerine kurulmalıdır.

Saygılar

bende bir pazarlamacı olsam ilk önce ürünü tarırım sonra satmayı hesaplarım yanlıs tatik müsteri kacırr eger pazarmacı lan varysa ilk önce sattıgı seyi tanısın sonra satsın.

Ben 3 ay öncesine kadar pazarlamayla uzaktan yakından ilgili olmayan bir kişiydim, tercümanlık yapıyordum. Ailemle bir franchise aldık ve eğitim almak üzere İzmir'e gittik. 4 gün içinde yoğun bir programla bize pazarlama ve satış öğrettiler. Müşterinin beden dilini okumaya kadar bir sürü ayrıntı öğrendik ve ben bunların, dükkana giren her müşteriye karşı oynamamız gereken bir rol olduğu kanısına vardım. (Bu arada bunların bunca zaman bize nasıl uygulandığını flashback şeklinde hafızamda izledim.) Şimdiyse ben bunları yapmak zorundayım, ama çok zorlanıyorum. "Pazarlamacı" olamıyorum, rol yapıyorum ve kendimce yepyeni yöntemler deniyorum; yarısında başarılı oluyorum. Pazarlama işini müşteriyi "sürüklemek" olarak görüyorum. Hee bu arada sattığım şey, çok ucuza spor ve sağlık! Böyle gerekli bir şey olmasına rağmen kötü hissediyorum. "Pazarlama zor iş, insanın içinde olması lazım," diyor ve okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

Pazarlama: kendimce tanımı SONSUZLUK demek. Diyeceksiniz bu ne demek? Pazarlamada kızaca kalıp yoktur. Kalıp sizsiniz ve kişilerde (müşterilerde) kalıbın bir parçası siz monte olmanız gerekir. Bu da 3-5 günde olacak veya alınacak eğitimle olmaz, mümkün değildir. Zaman ister, tecrübe kazanmak lazım. Halk tabirince bir demir dövülmeden şekil almaz. Pazarlamacıda piyasaya çıkmadan şekil alamaz, aksi olamazda zaten..ama harika ve çok zevkli bir meslektir. Pazarlamacılık kandırmak değil bir hizmeti karşıya sunmak beğendirmek ve karşılığını almaktır. Bunu becerebilen yapan zaten pazarlamacıdır....isteyen bana ulaşabilir..sevgiler

pazarlama; ürünu karşıya sunarken sadece karşıdakini değil onu bağlayan organalrada sunum yapabılmektır.. o an karşınızdakını bır aracı olarakta görebilirsiniz önemli olan o ürünu kişilerin diğer organlarına suna bilmektir..fazla kafa karışıklığına yol açmadan öz ve net sunabilip ürünü müşterinın kolarına verebilmektir.. bunu yaparken kişi huzur içine kuşkusuz kapıdan çıkabılmelıdır.. sevgilerime tun bu işle uğraşan arkadaşlarıma başarılar diliyorum... pazarlamacı olmak bence zor mesleklerin başında gelenlerdendir...

Merhaba

Ben pazarlama işine ilk defa başladım ama hiç bişey bilmiyorum bu konudada ne yapacağımı bilmiyorum
ikna etmekten vazgeçtim ortada ürünü satacak müşteri bulamıyorum.Bazı yerleri arıyorum ama nafile ürünü almak değil suratıma teli kapatıyolar 1 kelime söylemeden .Firma hiç daha önce pazarlama konusuna tanıtıma değinmemiş kimse tanımıyo ve bütçe yok ortada yeni yapılanmaya çalışıyo bu konuda yardımcı olursanız sevinirim en azından fikir olursa belki bi yol çizebilirim .Okuduğunuz için teşekkürler arkadaşlar ...

Bir arkadaşımız Selen Hm.Pazarlamayla ilgili randevu almakta sıkıntı çektiğini v.s yazmış.Bir kere ne olursa olsun bir işin eğitimini,çalışanla beraber firmalarında alması ve vermesi gerekir.Yoksa daha ilk engelde takılırlar.Selen Hn. gibi bu işi iyi niyetle yapmaya ve öğrenmeye gayret edenedenler? bu alanda ilerleme kaydedemezler bu firmalarda.Selen Hn. Size tavsiyem kendinize yeni bir firma bulun eğer mevcut şartlar uygun değilse kendinizi geliştirin ve ciddi bir firmada çalışmaya gayret edin.Karşılaştığınız durum bir yandan çok ilginç? bir yandanda çok üzücü? Ama burada sizede iş düşüyor. Madem ki orada çaluışmak durumundasınız o zaman telefonların yüzünüze kapanmamasını sağlamayı öğrenin:Nasıl mı? basit şöyle başlaya bilirsi,niz?önce kendinize güvenli emin bir şekilde cesaretle iyi günler:hanfendi veya beyfendi, ben .... firmasından arıyorun. yetkili biriyle görüşecem. ne hakkında? kendisiyle görüşmem lazım yardımcı olursanız sevinirim.randevuyu al görüş ve sürekli pratik yap iyi bir pazarlamacı 100 görüşmeden 95 inde kabul edilir,ortalama bir pazarlamacı 100 görüşmeden 70 inde kabul görür,vasat bir pazarlamacı 100 de 40,başarılı olacağınıza inanıyorum,kolay gelsin selen hm. yazımı okuduğunuz için herkese teşekkür ederim.

pazarlamayla satışı herkes karıştırır? Aslında ikisi aynı değildir? Pazarlama bir ürünün ortaya dahi çıkmadan ki hayalle başlayan sürecin ürünün tüm yan ekipmanları,tanıtımı,reklamı v.s ile tamamlanmış son haline kadar olan süreci kapsar. Satışsa sonuçtur? yani ortaya çıkan eksiksiz ürünün satılmasıdır. Bu sonut satıştır sonra pazarlama satış sonrası hizmetler ve tahsilatın tamamlanması aşamasına kadar yine süren süreçtir ve sonrası...

satışta ihtiyacı belirlemek,dinlemek ve tek konuya odaklanarak satışı kapatmak gerekir.Amerikada yapılan satış araştırmalarında satıcıların ilk hayırdan sonra arama yapmayanların oranı 100 de 50 dir.2. hayırdan sonra aramayanlar 100de 7 3den sonra,100 de 5 4den sonra,100de3 dür 6 dan sonra 100de 20 dir.AMERİKADA SATIŞLARIN 100DE 80 İ Nİ YAPANLAR 6. aramayı yapanlardır.Eğer sizde en iyilerden biriyseniz soru sormanın ve ihtiyacı belşirlemenin kilidi açtığını bilirsiniz.NEDEN? en önemli sorularda 1. sıradadır.son olarak en iyiler 3 görüşmeden 1 ini satışa çevirirler.Tahammül edip okuduğunuz için şanslısınız,sevgiler.

 

Lütfen yorum yazın