Neyi araştırıyorsunuz?

Snipshot_94bvsueppo7

Mühim olan müşteriyi mi anlamak, işi mi anlamak?

Bir çok kişi müşteriyle dahi ilgilenmiyor biliyorum ama çok fazla müşteriyi mi düşünüyoruz? Müşterinin kim olduğu, nereden geldiği, ne kadar parası olduğu önemli değil demiyorum. 

Müşteri kim değil, ürünümüz/servisimizle ne yapıyor? Ürünü ne amaçla kullanıyor, nasıl kullanıyor, ne yaparken kullanıyor, hangi ortamlarda ihtiyaç duyuyor,  neden ihtiyaç duyuyor?

Bir çok büyük firmanın dahi karıştırdığı kesin: Müşterinin genç olması bir konu, genç olduğu için bir ürünü/servisi alıyor olması başka bir konu.

Siz neye odaklanıyorsunuz, ürününüzü kimin alacağına mı, ürünüzün nasıl kullanılacağına mı?

21.12.2006


 

Yorumlar

"Müşterinin cebini NASIL DAHA FAZLA çaktırmadan boşaltabiliriz" bence...

İkisine de...

Şirketlerin vizyon ve misyonlarını incelediğimizde (tr için) daha çok KENDİ GELİŞİMLERİ için çırpındıklarını görmek HİÇ DE ZOR DEĞİL.

Öte yandan diğer yorum için;
Aygaz gibi tüp ücretini de Vadaa ile tahsil edebilirsek bu olabilir, aksi takdirde
BUGÜN GİT
YARIN GEL
mantığı devam eder.

Bugün herhangi bir gazeteye abone olan ve evden ödeyen KAÇ KİŞİ düzenli olarak GÜNÜNDE
ödeye-bili-yor?

Ayrıca

Uluslararası bir dergi, ürünlerinin kimin tarafından alınacağına odaklanmış...

Bkz:Time Dergisinin Son sayısının kapağı...

ürünü kimin aldığı önemli bence dolayısıyla ürünü nasıl kullanacağını bilirim zaten.

müşteri segmentimizi bilmek ve ona göre ürün yada hizmet üretmek diyebiliriz.Açıkçası , müşteri beklentilerinin tesbitinden müşteri memnuniyetine kadar olan bir süreç. Böylelikle 5 n 1 k ile hepsini içine almış oluruz

zaten müşterinin ürünü ne amaçla kullanacağı belli ben perakendeci olarak müşterilerin hangi ürüne ne kadar ilgi duyduğunu ve hangi ürünlerin daha çok talep gördüğünü araştırırım kısaca kimin aldığı önemli değil ne aldığı önemli benim için

bence ürünün nasıl kullanılacağı daha önemli çünkü önemli olan ürünün satılması değil onun o üründen bire faydanın elde edilmesidir

Satıcı müşterinin kendisine faydalı olacağına inanarak alacağı ürünü bulup satmaya çalışmalı. Şimdi müşteri inanmadığı ürünü alır mı? Peki müşterinin "inanmadan" satın alacağı ürünü de düşünmeli miyiz? Nerdedir o sorunun cevabı?

bence ürünün kimin aldığı önemli değildir. karşımızdaki gençte olabilir orta yaşlıda.. ama bilinçli müşteri ne istediğini bilen müşteridir.yani mağazaya girdiğinde karasız kalmayan ürün hakkında haberdar olan bilinçli müşteridir. bence müşteriyi anlamak satışta en etkili yöntemdir. müşteriye değer vererek onu önemli bir kişi olduğunu hissettirmek müşteri memnuniyetiyle birlikte müşteri sadakatinide sağlar diye düşünüyorum.

asil olay tumu ile musteriden bazi seyleri beklememmizden kaynaklanior bazi seyleri musteriden beklemektense yadafirmalar bos bos musteri beklemek yerine musteri akisini saglamak icin personeline musteri zihniyetiyle davranmak konusunda yardimci olabilir kendine bunu anlatmali tabi o zaman bazi seyler satici ve musteri empati cercevesinde daha kolay olacaktr

Bence ürünü kimin aldığı konusuna odaklanıyorsak, otomatik olarak nasıl kullanıldığı konusuna da odaklanmamız gereklidir aynı ölçüde.Birbirinden ayrılamaz diye düşünüyorum...

Kanımca, 5N+1K bazı soruları sormanızı ve cevaplar hakkında biraz kafa yormanızı sağlayacaktır.

Daha fazla soru-cevap ise ayrıntılandırma ve analiz için gayet yararlıdır.Böylece şirketinizin karşısında nasıl bir kitle olduğunu görürsünüz, karşı tarafı anlamak işin bir tarafı.

Diğer tarafı ise içsel bir bakış ile firmanın verdiği hizmetlerin hedef gruba ne kadar fayda sağlayabileceği, bu fayda oranının müşteri beklentileriyle örtüşüp örtüşmediği, örtüşmedi ise aradaki farkın hizmetin geliştirmesiyle kapatılmasıyla talebin karşılanmaya başlanması.

Stratejik olarak ürünün piyada konumlandırılması ve rakip analizlerinin yapılarak belli oranda farklılaştırmaya gidilmesi gayet yararlıdır.

Özetle, ürünü kimin alacağının yanısıra, ürünün nasıl kullanılacağı (işlevselliği ve bu yolla sağlayacağı fayda)ayrılamaz bir bütünün birer parçaları olarak gözükmekte olup bu parçalar rahatça daha fazla sayıya çıkabilir.
Saygılar,
Ercüment Pulat

biraz problem çözelim patronlar&çalışanlar

iyi çalışan+iyi mal=para
kötü çalışa(kalefi olmayan)+ iyi mal= boşa maaş+zarar+zaman kaybı....
iyi çalışan+kötü mal= kapı onu pazarlama modeli

70's yıllar beatles haric ürüne yönelik satış maksimum örnek 80 yılında araba almak ıcın sıraya yazılın 81 de sıze teslım edılır black t gıbı farklı bır renk ıcın 1 yıl beklersınız( gulmeyın turkıyenın halıdır rekabet kurulu mustesarı fıx anlatır her yerde) sımdı 2000ler artık musterı bazlı satıs cok onemlı harley davıdsın bunun en ıyı orengıdır. ama pekı standartlar halınde coklu uretılen kı serı uretım dıyoruz bunda nasıl bır basarıya gıderız ıste orda hızmetle....

Ticaret karşındakinin cebindekini kibarca alabilme sanatıdır.:)saygılar

müşterinin cebinden çok ihtiyaçlarına önem vermemiz gerekirken şimdilerde nekadar çok satış yapsak diye düşünüyoruz.ihtiyacı olsada olmasada bi şekilde ikna ederek satış yapıyoruz.alan memnun satan memnun misali...........

müşterinin cebinden çok ihtiyaçlarına önem vermemiz gerekirken şimdilerde nekadar çok satış yapsak diye düşünüyoruz.ihtiyacı olsada olmasada bi şekilde ikna ederek satış yapıyoruz.alan memnun satan memnun misali...........

 

Lütfen yorum yazın