Sen benim arkadaşım mısın?

Snipshot_8415o9108b4w

NYTimes'ın haberine göre, 'spam' 2 katına çıkmış.

Ironport isimli bir 'spam' filtreleme firmasına göre, dünya çapında 'spam' geçen yıla göre 2 kat artmış. Internet'te gönderilen 10 mesajın 9'u spam.

Zorlama pazarlamanın sonu geliyor. Kimilerimiz için çoktan geldi bile. Cep telefonumuza gelen sms'leri, gelen tanıtım e-postaları'nı, tanıtım mektuplarını, broşürleri artık görmüyoruz bile. 

Gelen mesajların içerisinde aradığımız: Arkadaşlarımız, yakınlarımız, gönüllü kayıt olduğumuz mesaj listeleri.

Pazarlamanın yeni rollerinden birisi: Markaları insanlarla arkadaş yapmak.

Sevdiğiniz bir arkadaşınızı düşünün:

  • Saygılıdır.
  • Sizi tanır.
  • Sizi eğlendirir.
  • Paylaşmayı sever.
  • Karşılık beklemeden de bir şeyler verir.
  • Sizi kızdırsa bile özür diler.
  • Yardımcı olmaya çalışır.
  • ....

[Farketing notu]: Vermeden alamazsın.

7.12.2006


 

Yorumlar

Starbucks ın bir hatası geldi aklıma.
11 eylül de ikiz kulelerin karşısındaki bir SB şubesinden su istemişler, oradaki görevli de ücretitini almadan veremem demişti.
Bu konu basına yansıyınca da SB özürler diledi, elemanın işine son verdi, binlerce ücretsiz su, kahve dağıttı, ancak nafile...

Halk onu bağışlamadı, böyle kötü bir günde maddi çıkarlarını düşündüğü için. Hem de ufacık bir meblağ için.
MARKA OLMAK KOLAY DEĞİL, BUNUN YANINDA YIKMAK İSE BİRKAÇ SANİYE...

KİMSECİKLER KAYBOLMUŞ...İLGİNÇ!

Sen benim arkadaşım isen, sana değer veriyorum, seninle bir paylaşım yaşıyorum, senin fikirlerin, duyguların, üzüntülerin, sevinçlerin yani sen önemlisin demektir..

Buradan pazarlamaya bağlarsak dolayısı ile senin tercihlerin, beğenilerin, giydiklerin, içtiklerin yani kullandığın ürün de benim için önemli demektir..İşte böyle bir durumda pazarlamacılar müşterilerinin arkadaşlarına da ulaşmaya çalışmalı onları da kendi ürünlerini kullanmaya ikna etmelidir. Tabi kim ikna edecek onları? Arkadaşları...Burada da iş müşteri ile pazarlamacılara düşüyor.

Bir müşteri demek en az üç müşteri arkadaşı demek

küçük ayrıntılarda büyük kazanımlar saklıdır.

küçük ayrıntılarda büyük kazanımlar saklıdır

gözden ırak olan gönülden de ıraktır denilir
ilk akla gelen olmak değilmidir markanın gizemi....

çok güzel bir tespit daha , artık kimse beni al bana bak beni dinle diyenlere inanmıyor. bişeyleri satmaya çalıştıkça aslında satılmasını zorlaşırıyoruz istemeden .insanları bir ürün alması için çekiştirmek ne kadar rahatsız edici ise pazarlama faaliyetleri adı altında yapılan pek çok şey aslında müşteri ile olan ilşkiyi zedeliyor ve markanın aklımızdaki imajının tacizkar saygısız duyarsız olarak değişmesi ile sonuçlanıyor . ürüne ve markaya istek yaratmak ve talep edilmeyi beklemek gerek. aktif olmak adına rahatsızlık vermek işe yaramıyor

mesele çikolata,banka (ya da her neyse)dendiğinde ilk akla gelen olmak mıdır?
yoksa bu adamların gelip benden mi satın alacağıdır?
bu araçları kullananlar bence ilk önce amaçlarını iyi saptamalılar...çünkü marka yaratmak için kullanacakları içerikle,satış yapmak için kullanacakları içerik farklı olmalıdır.
kısaca;
bana faydan yoksa,
(kötü hizmet veriyorsan,saatlerce sırada bekletiyorsan,çağrı merkezin 15 dakika boyunca cevap vermiyorsa,arabamı söz verdiğin vakitte teslim etmiyorsan,kahvem soğuk geliyorsa,iyi temizlenmemiş çatal getirme lüksünü kendinde görüyorsan,istediğimi değil elinde olanı satmaya çalışıyorsan)
kim olduğun UMURUMDA DEĞİL!!!

mesele çikolata,banka (ya da her neyse)dendiğinde ilk akla gelen olmak mıdır?
yoksa bu adamların gelip benden mi satın alacağıdır?
bu araçları kullananlar bence ilk önce amaçlarını iyi saptamalılar...çünkü marka yaratmak için kullanacakları içerikle,satış yapmak için kullanacakları içerik farklı olmalıdır.
kısaca;
bana faydan yoksa,
(kötü hizmet veriyorsan,saatlerce sırada bekletiyorsan,çağrı merkezin 15 dakika boyunca cevap vermiyorsa,arabamı söz verdiğin vakitte teslim etmiyorsan,kahvem soğuk geliyorsa,iyi temizlenmemiş çatal getirme lüksünü kendinde görüyorsan,istediğimi değil elinde olanı satmaya çalışıyorsan)
kim olduğun UMURUMDA DEĞİL!!!

müşteri memnuniyetini aynı şekilde üretiminde kaliteyi yakalayamamış, dağıtım kanallarını kuramamış, kurumsallaşamamış vizyon sahibi olmayan vs.. hangi firma marka olmayı başarabilmiştir.
bilinirlik tek başına yeterlimidir?
pek tabiki yeterli değildir. ama şu da unutulmamalıdır 'marka'yı diğerlerinden ayıran en önemli özellik bilinirliğidir.
bilinirliği sağlayan şey nedir?
reklam tek başına yeterli olabilir mi pek tabiki çok büyük öneme sahip ancak ürünün kalitesi firmanın vizyonu son tüketiciye yani müşteriye karşı tutumu vs... bunlar bir bütün olarak markanızı güçlü kılan şeylerdir. içinde bunları barındırmayan sadece bilinirliği sağlamış firmalar geniş kitlelere ulaşmış olabilir ancak içinin boş olması nedeniyle geçici bir popilariteden öteye gidemeyecektir.

küçük ayrıntılar kariyer yapar :)

 

Lütfen yorum yazın