Maraton mu, 100 metre mi?

Runner
Japon'ların Kaizen yaklaşımı (sürekli iyileşim) beni hiçbir zaman heyecanlandırmamıştır. Fakat etrafınıza bakın, iyileştirme olmadığı için ne kadar çok zaman kaybediyoruz.

Şu tablo size yabancı mı? Problemle karşılaşıyoruz, problemi kabul edip, problemle yaşamayı öğreniyoruz. Problem devam etse de bir şekilde devam ediyoruz. İşi bitiriyoruz ve "Oh" çekiyoruz. Ta ki bir dahaki sefere kadar.

Hiçbir istatistiki dayanağım olmadan idda edebilirim ki, problemlerin %50'den fazlası, ilk kez karşımıza çıkmıyor. Bizim olmasa da firmanın içerisindeki diğer çalışanların sürekli karşılaştığı problemler.

Hep karşılaştığımız ikilem: Problemi çözmeye çalışmak mı, işi tamamlamak mı?

Cevap yine bir soruda saklı: 100metre mi, maraton mu koşuyorsunuz?

15.01.2007


 

Yorumlar

İşin bir başka yönü de "işleyişi iyileştirmek" adına giriştiğiniz çabalar, kolaylıkla "zaman kaybı" veye "kendini gösterme çabası" olarak algılanabiliyor.

Çünkü "Problemle karşılaşıyoruz, problemi kabul edip, problemle yaşamayı öğreniyoruz. Problem devam etse de bir şekilde devam ediyoruz. İşi bitiriyoruz ve "Oh" çekiyoruz. Ta ki bir dahaki sefere kadar. " gerçekten bir yaşam biçimi bir çoğumuz için..

NORMAL'i bu şekil yani:)

İşin bir başka yönü de "işleyişi iyileştirmek" adına giriştiğiniz çabalar, kolaylıkla "zaman kaybı" veye "kendini gösterme çabası" olarak algılanabiliyor.

Çünkü "Problemle karşılaşıyoruz, problemi kabul edip, problemle yaşamayı öğreniyoruz. Problem devam etse de bir şekilde devam ediyoruz. İşi bitiriyoruz ve "Oh" çekiyoruz. Ta ki bir dahaki sefere kadar. " gerçekten bir yaşam biçimi bir çoğumuz için..

NORMAL'i bu şekil yani:)

Yarışları yarış özelliğinden çıkarıp yaşam biçimi haline getiren sporuclar için ne 100 metre ne de maratonun önemi vardır.

Firmalardaki çalışma ve iyileştirme mantığıda da böyle olursa sorun çözme ve dönemsel problemlerin sorunu ortadan kalkacaktır.

x kilometre engelli maraton...

KOŞMAYI BIRAKTIM.


ARTIK


UÇUYORUM :)

su akar yolunu bulur.

teşekkürler.

Çünkü sorunun bir parçasıyız her zaman; ama çözüme yanaşmıyoruz:)

Aslında çok önemli bir noktaya değindiniz...Kısa vadede işimizi halledeceksek DA-YA-NI-YO-RUZ:)))

İş başa düşünce YİNE dayanıyoruz...YİNE...YİNE...YİNEE...

Haliyle 100m önemli oluyor:)

Olan bu ama olması gereken bu değil...

abi ben alkışlarım valla istatisliklere dayanmasan bile

işinizi hallettiğiniz zaman, göze takılır ve yaptığınız iş iş olarak görünür. Fakat sistematik yanlışları düzeltmeye çalıştığınızda bu çok vaktiniz olduğu, ya da kendi işinizi savsakladığınız ikinci planda gördüğünüz şeklinde yorumlanır. Seçim bizim...


Japonları bilmem ama,

biz Türkler hergün silbaştan yaşıyoruz...

selva gıda a.ş reklam ve halkla ilişkiler koordinatörüyüm, geçenlerde bizim fabrikada da kaizen çalışmasıyapıldı. tamamiyle tasarruf amaçlı( zamandan, araçtan, güçten, enerjiden,)
ama kesinlikle kaliteden diil. ayrıca kaizen çalışması ne kadar başarılı sonuçlar doğurursa, kalite o derece artar...

Kesinlikle Maraton. Problemleri tekrar yaşamak değil, sadece Problemleri çözmek değil,MARATON (zamanı, nefesini iyi kullanmak, sonuca yönelik çalışma yapmak ile kazanılır.) oluşacak problemleri görüp problemin zeminini ortadan kaldırarak kazanılır.

önemli olan ne koştuğumuz değil o koşuya nasıl hazırlandığımızdır. sorunlarda aynıdır önemli olan sorunun büyüklüğü değil bizim gelecek olan sorunlara ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. sizcede öyle değilmi?

KAIZEN

her zaman her yerde bir şeyleri daha ileriye götürme hissi keşke bu modeli biz direkt olarak kamu da yapabılsek onda birine razıyım o kadar...

işi ne olarak gördüğünüz önemlidir. koşmayı seviyorsanız daha hızlı koşarsınız ama kaizende durum farklı ınsanlar sevsede sevmesede hızlanmak zorunda ..

gelın bır mahmudumuz olsun mahmutta kaizen denemek ne güsel olurdu pazartesi sendromu olan işini değil kendini zor seven vsvsvs biri ve şirketi hade bugun kaizen yapıoz diye adama söylersek adam yarın sabah kalkar ve yeniden kaizen yapar ve yarın yeniden yeniden bu böyle gider sistemi oturtma problemimiz kalıtsal ...

bu arada ben bir zaman inandığım bu teori için bir araştırma yapmış sonuç olarak bir adada olmadığımızı ve hergün bir depremle karşılaşmadığımızdan yerimizin çok geniş olduğundan bunun bize ve bana uymuyacağını anladım ama şimdi ufak başarılarımla dolan yelkenlerimin diğer insanları taşıması mantıgını geliştirdim...

 

Lütfen yorum yazın