Yönetici yetenekle mi ilgilenir?

Ana işim yetenekleri geliştirmek idi. Altımdakilere gelişmeleri için su ve diğer besinleri veren bir bahçeciydim. Tabii ki aralarda çıkan bazı otları temizliyordum. Jack Welch

Yöneticinin odağı sizce ne olmalı, iş bitirmek mi yoksa iş bitirecek insanlar, ortamlar yaratmak mı?

23.02.2007


 

Yorumlar

Türkiye'de çoğu yönetici hammal gibi işçisinden,memurundan çok mesai yapıp verilen işleri onlardan önce bitirip,yönetime her zaman bana verilen işleri anında bitiririm mesajı taşıyor.Açıkcası Amerika çalıştığım günlerden iyi bilirim ki orada da yönetici asla işe elini sürmez takıldığın noktada sana kaynak bulup göstermeyi severdi.Hangisinin doğru olduğunu 15 yıllık iş yaşamımda anlamış değilim.Sanırım benden Türk yönetici tipi olmaz bu yüzdende yılların uzmanıyım ama yönetici değil.

Kesinlikle öncelikli görevi iş bitirmektir yöneticinin!bunun yanında insani bakımdan yeni yöneticiler yetiştirmeyide benimsemişse onun bileceği iştir.ama bir üniversirede yöntici vasfındaki kişinin birincil işlevi yeni yönetici adayları yetiştirmektir çünkü onun işi budur.bu da başka bir bakış açısı;)

İkisi de. Aslında birbirinden farksız gibi görünen bu seçenekler neredeyse ikiz...

İlk yetki aldığında GE'de yüzlerce kişinin işine son verdi Welch.
Az daha kendi de topuna ağzına geliyordu.

Ama zaman içinde 60milyar dolardan 500milyar dolara çıkan GE'nin değeri, onun yerini korumasını sağladı.
VE HAKLI ÇIKTIĞININ BİR KANITIDIR bu bence...

Sürekli söylediğim birşey var: Genel Müdür gerçekten "GENEL" bir müdür olmamalı..

herşeyle kendisi ilgilenen yöneticiler kendi kendilerini sabote ediyorlar gibi geliyor bana... bir süre sonra inflak ediyorlar..

İşe ilk başladığımda patronumdan öğrendiğim ilk şey, telefonda insanlarla nasıl konuşulacağı idi.. karşınızdaki insana derdinizi anlatmak, istediği bilgiyi edinmek, kaliteli bir konuşma yapmak ve o zamanlar daha da önemlisi cesaret edebilmekti yaptığım ilk telefon görüşmesinde öğrendiğim...
bunu anlattığımda insanlar: "konuşmayı bilmiyor muydun, ne var canım onda" gibi şeyler söylüyorlardı..
bu arkadaşlarımla, ya da ailemden biriyle yaptığım görüşmeden elbetteki çok farklıydı.. bu isteseniz de istemeseniz de gelişen bir özellik, çünkü iletişim kurmak şart her ne yapıyorsanız... bunu er ya da geç ben de öğrenecektim ama yöneticimden öğrendiğim için mutluyum...

Türkiye'de bu işler bahçeye bağlıdır. Maalesef bahçeye bağlı olarak bahçıvanın özellikleri belirleniyor. Hatta hava durumuna göre bitki bile olmanız gerekebiliyor...

Yöneticinin odağı kesinlikle hem iş bitirmek ve hem de iş bitirecek insanlar, ortamlar yaratmak olmalıdır. Yöneticilik sorumluluk almaktır, liderlik yapmaktır, koçluktur ve örnek olmaktır. Velhasılı kelam yöneticilik zor iştir.

Her ne kadar ülkemizde de yönetim bilimleri disiplinlerinde modern yönetim teknikleri öğretilmeye çalışılırsa da, insanımızın devraldığı kötü genetik mirasından olsa gerek ortalama bir Türk yöneticisi, iş bitirecek ortamlar yaratma konusuna odaklanır. Bu iş dünyasından siyaset dünyasına kadar çoğu yöneticimizin ortak özelliğidir. Malum sığ bilgileriyle her nasılsa yönetici olanlar için iş bitirecek yeni nesillerin yetişmesini sağlamak, bindikleri dalı kesmekle eş anlamlıdır. Bundan dolayıdır ki iş yaptığınız bir yabancı ile 3-4 ay ara ile yediğiniz bir akşam yemeğinde "sizin Maliye Bakanınızın vergi yolsuzluğu yaptığı doğru mu" sorusuna yutkunarak "Malesef" demek zorunda kalırsınız. İşin en ilginç yanı, ülkemize yılda birkaç defa gelen yabancı bir iş adamının Türkiyenin ekonomisi ve politikacıları hakkında öğrendiklerinin pek azı dahi bu kişileri seçenlerin %70 tarafından bilinmez.

Ben bu konuyu futbolla bağdaştırmak istiyorum. Gerçi bu her sektörde böyle olmalı düşüncesinceyim.Siz hiç yöneticinin futbol oynadığını gördünüzmü?Amatör kulüpler hariç hayır,en azından ben görmedim. Yönetici karar mekanızması olmadır yani tam bir lider,alt yapıyı hazırlayıp takip yapar,gerektiğinde müdahale eder ama hiç bir zaman sahaya inip top peşinde koşturmaz.Taraftar neden teknik direktör istifa diye bagırır,sahada omu oynuyor hayır ama taktikleri ve oyununa mudahalesini kendisi yapıyor.Velakin onun yerinede gelen ben kendi ekibimi kurarım deyip ekibi yeniliyor bu her sektörde böyle.YÖNETİCİ OTLARI TEMİZLEMEZ EN KISA SÜREDE VE DÜZGÜN ŞEKİLDE EKİBİNİN ÇALIŞMASINI SAĞLAR...

Kişisel düsşüncem o ki; Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde futbol örneği ile ortaya konulan her sav baştan çürük temel üzerine kurulmuştur. Çünkü işin içine futbolu koyarken istemesek te fanatizmi de ilave ederiz. Fanatizmin olduğu bir yerde de rasyonellikten söz edilemez. Tüm ekibiyle birlikte iş değiştiren yöneticilerin sık görüldüğü bir ülkede devamlı dile getirilen ekip ruhu ve takım oyuncusu sözcükleri tam anlamıyla sakız olmuştur.

Sadece belli bir ekiple iş bitirebilen bir yönetici, ya da futbol tanımıyla belli oyuncuları bir takımda toplayarak şampiyonluğu yakalayabilen bir teknik direktör için, iş bitirecek yeni insanlar için yeni ortamlar yarattığını söyleyebilirmiyiz?

Futbol klübü yöneticilerinin hangi rantlar peşinde olduğu herkesin malumu olduğu için işin bu yanına girmeye gerek görmüyorum.

ülkemizdeki yönetici modeli mağalesef ki ben merkezcidir. yönetici herşeydir herşeyi bilir doğru bilir en iyisini o yapar.. siz herşeyi yaparsınız o gider imzayı atar sanki herşeyi o yapmış gibi gelir çok yorulduk ama işi aldık der...
bence yönetici, personelini bilgi ve yeteneğine göre kategorize etmelidir. kişi kendini bile doğru ifade edemiyorken yüksek değerlerde satış yapmasını beklemek komik olsa gerek.. ya da proje yönetme yönlendirme konusunda kabiliyeti olmayan birini hayır illa ki sen bu 10 adamı yöneteceksin senin işin bu demek verimi düürmekle eşdeğerdir bence..
yöneticiyi ben hep koç gibi düşünürüm. takımda nerede olmanız gerektiğini başarı oranıza göre belirler taktikleri verir başarıyı size bırakır.. aldığınız sayı da size maddi manevi yansır..

 

Lütfen yorum yazın