Gurur duymadığınız işi yapar mısınız?

İş arama/bulma firması Monster'ın arşatırmasına göre,

Çalışanların 4'te 3'ü çalıştıkları firmayla gurur duymanın önemli olduğunu söylüyor?

Firmaların/yöneticilerin/patronların sorması gereken bir soru:

  • Yaptığım reklam, yaptığım iş, ürün, servis ile çalışanlarım gurur duyuyor mu?
  • Veya, hedef kitleniz sadece şirket dışındaki müşterileriniz mi?

30.03.2007


 

Yorumlar

Yapmak istemem...

Bu hem verimliliği azaltır hem de motivasyonu...

Daha uzun zaman alsa da insan kendisini tatmin eden işi keşfedip onu yapmalı...

Hatta öyle ki, kendisine hiç maddi gelir elde etmese bile yapmaya devam edeceği işi yani...

Yaptığın işe önce kendin inanman gerek. Bu en çok satış işi için geçerlidir.

Bir satışçı, sattığı ürüne gerçekten güvenmiyorsa, onunla gurur duymuyorsa, bir süre sonra kendisini dolandırıcı gibi hissetmeye başlar. Ve eğer ruhunda bir dolandırıcı potansiyeli yoksa, işi ilk fırsatta bırakır.

Bu yüzden bazı sektörlerdeki firmalar ürünlerini satabilmek için sürekli yeni satışçılar ararlar. Bazı firmalara giren çıkanın hesabı belli değildir.

Elbette eleman sirkülasyonunda firmalardaki çalışma koşullarının da etkisi vardır. Ancak, bir alandaki çoğu firma da eleman sirkülasyonu yüksekse, bunda ürünle ilgili yanlış giden ve düzeltilmesi gereken birşey var demektir.

3 hafta üst üste IK gazetesine baktığınızda belli sektörlerde sürekli eleman arandığını görürsünüz. İşte bunlar gurur duyulmayan işlerdir.

Bu işlerin sahipleri sürekli eleman aramak yerine "Biz nerede hata yapıyoruz", "Bu işi nasıl düzeltebiliriz", "Ürünümüzde, hizmetimizde ne gibi değişiklikler yapabiliriz", "çalışma koşullarını nasıl iyileştirebiliriz" gibi soruların cevaplarını düşünmelidirler.

Yaptığınız işe inanmak... Hayatımızda devamlı sorun yaşadığınız, maddi ve manevi olarak (para ve zaman kaybına yola açan) ürün ve hizmetlerle ilgili olarak çalışmak zannediyorum ki kimse istemez. Herşeyden önce yaptığımız işe inanmamız gerekmez mi? İnanmadığımız bir ürünü pazarlamak yada başkalarının inanmasını beklememiz yanlış olmaz mı?

-İşverenler çalışanlarının memnuniyetini ne kadar ciddiye alıyor?;)Bunun öneminin kaçta kaçı farkında ?;)

Çalışanları eğer soyledigimiz(?) gibi ortaklarımız olarak görüyorsak onları da karar alma sürecine dahil etmeliyiz zaten...

ancak o zaman müşteri memnuniyeti(iç ya da dış) sağlamış oluruz...

Bi de şöyle bi bakış açısı var,tebessüm tadında:)
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler... Yolcular fena halde şaşırmışlar. Nasıl şaşırmasınlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant.. Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması..Tasmanın ucunda bir köpek.. Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa.. Günlerden 1 Nisan değil ama, "Şaka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa..Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda. Uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. Uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. Uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 100 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş... Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz!..." Dünya da nice kör yöneticiler var.. Çığlık atmaktan vazgeçmeyin.

Çalışan memnuniyeti özellikle operasyonel verimlilik için oldukça önemli. İnandığınız ürünü her daim daha kolay satarsınız..Çünkü ikna etmeniz daha kolay olur....

Ancak size hiç de hitap etmeyen bir ürünü bir profesyonelseniz pazarlayabilir ve etkin bir satış gerçekleştirebilirsiniz..Burada önemli olan arz ettiğiniz kişinin o ürüne gerçekten ihtiyacı/menfaati olup olmadığıdır.(Uyuşturucu,silah gibi yasadışı bir ürün pazarlamıyorsanız tabii ki:)) Eğer buna inanıyorsanız ürüne inanmasanız da ya da size hitap etmese de pazarlamanızda bir sorun olmamalıdır..


Sattığımız ürünün bize hitap etmesi başka, o ürünü gönül rahatlığı ile gurur duyarak satmak başkadır.

Ben Kamyon Lastiği satabilirim. Ama kamyonum olmadığı için kamyon lastiği bana hitap etmez.
Bu ürünümle gurur duymamı engellemez.

Ama sattığım kamyon lastiklerinden herkes şikayet ediyorsa, bir kez mal sattığım yer, 2. gittiğimde beni kovalıyorsa, O zaman sattığım ürünle gurur duymam söz konusu olamaz....

benimsemek, sevmek ve gurur duymak. ilk ikisi tamam. gurur daha farklı bir şey bence. diğerlerine göre fazla extreme.

kimse gurur duymadığım işi yaparım demez. ama çalışanların çoğu da yaptığı işten guru da duymaz
ama dile getirmez. sırası ile insanlar, sevmediği veya nefret ettiği ancak mecbur olduğu için, parası iyi olduğu için,zamanla benimsediği için, sevdiği için çalışır. bu arada gurur da duyabilir.

emir komuta zinciri mantığı ile çalışmak insanları sorumluluk almaktan kaçınmalarını sağlar. onları karar alma sürecine katabiliyorsak, kendi ürettiklerine sahiplenmek durumu doğar. kendine ait şeylerin oluşması onları mutlu eder. onu korur ve geliştiriler.

Tabii kişinin yaptığı işten daha da önemlisi çalıştığı firmdan gurur duyması önemli. Ama kaç kişi gerçekten istediği işi yapabiliyor ki? Bir çok indan özellikle de yeni mezunlar bir an önce çalışma hayatına başlamak için karşılarına çıkan ilk işi kabul ediyorlar. Bu noktada sadece para kazanmak önemli oluyor ve kimse çalıştğı yere bir değer katmaya çalışmıyor. Oysa staj imkanları arttırılsa, öğrenciler okurken çeşitli işyerlerini, departmanları görebilseler ve okullar da buna olanak sağlasa daha mutlu bir çalışan kesim ortaya çıkar. Yanlış mı düşünüyorum?
Sevgiler...

 

Lütfen yorum yazın