Marjinal örnekler

Bir proje üzerine tartışırken, fikirleri çürüten marjinal örneklerle çok sık karşılaşırım.

- Ya şöyle şöyle şöyle olursa?
- Evet büyük çuvallama.

"Sadece bir senaryo bile söylediğiniz şeyin doğru olmadığını gösteriyorsa, söylediğiniz doğru değildir." İsmini hatırlamadığım bir filozof bu cümleyi benim ifade ettiğimdan çok daha iyi bir şekilde ifade ediyordu.

Katılmamak mümkün mü?

Hepimizin aklına fikirlerin başarısız olabileceği durumlar tabii ki geliyor. Fakat bu başarısız olacağı anlamına mı geliyor?

Pazarlama veya hayatın amacı mutlak doğruyu bulmak olamaz. Olmamalı. Değil mi? Bir marjinal örnek kompleks dünyamızın yanıtı olamaz değil mi?

[Farketing notu]: Düşün, korkma. Öner, korkma. Dene, korkma. Düş, korkma. Kalk, korkma. Düşün, korkma...

29.03.2007


 

Yorumlar

O söylemiş olduğunuz iyi fikirlerin hayata geçirilerek büyük işler başarmak için 2 şeye ihtiyaç vardır:
1. İyi bir plan
2. Çok dar bir vakit

Birçok muhteşem fikir --SADECE-- daha çok zaman var bunu yapmaya dendiği için tozlu raflarda unutulup gitmiştir...

Şimdi aklımıza şöyle birşey gelmiş olabilir. Aynı konuyu 2 kere alt alta yazarsam daha çok ilgi çeker ve okunur.

Buna karşılık kötümser yaklaşımdaki biri hemen şöyle diyebilir.

- iyi ama hata yapmışsın gibi gözükür.

veya

- yorumlar 2 ye bölünür. Bazıları 1. ye, bazıları 2. ye yorum yapar, ortalık karışır.

veya başka birşey diyebilir..

Şimdi mesele şu; biz bu uyarıları göze almadan aklımıza geleni yapmalı mıyız ?

Bence marjinal birşey yapmak, o kadar kolay olmamalı. Sonuçta herkes aklına gelen absürt bir fikir için "bu marjinal bir fikir, mutlaka denemeliyiz" diyebilir.

Bu yüzden uç fikirleri önce + ve - leri ile değerlendirmek, olası riskleri hesaplamak ve mümkünse küçük çapta denemek gerekir.

Yoksa sonuçlar çok ağır olabilir....

Bence herkes marjınal olabılır onemlı olan fıkrınızın ne arkasında durduğunuzdur; Mutlaka ters yada yanlıs dusunuyorsun dıyen olacaktır onemlı olan bu fıkrı bunu soyleyenlere ıspat etmektır

üzerinde çalıştığım projelerde basit bir fikirle yola çıkar, onu dallandırıp budaklandırıp varabileceği en uç noktaları düşünüyorum genelde (beyin fırtınası). bu bana işin uçuk halini gösteriyor.
daha sonra gerçek hayata dönüp bütün noktalarda acımasıza kendimi eleştiriyorum. şoyle yaparsan burda cuvallayabilirsin", "böyle yapmaya kalkışırken, böyle bir engel çıkar", "insanlar buna karşı olumsuz bir duygu besler", "müşteri mekanizmaya dahil olmaya üşenir", "böyle çok karışık oluyor, daha basit olmalı" gibi.
o projeden vazgeçmeden önce karşıma çıkan her bir olumsuz noktayı nasıl olumluya çevirebilirim diye düşünüp ona bulaşmadan, yanından geçmenin yollarını ararım.

ortaya eciş bücüş bir şey çıkarsa, fikri aklımın bir köşesinde nadasa bırakıyorum. alternatif yollar bulabiliyorsam kampanyayı uyguluyorum.

- ya soyle soyle soyle olursa?
cümlesinden sonra
"- onun da önüne bu şekilde geçebiliriz."
demek,
"- aaa hatta böyle bir şey de ekleriz, kolaylık sağlamış oluruz"
cümlesini devamında getiriyor bu tip durumlarda.

düşüncenin sınırlarını zorlamak, olmaz denen bir çok projenin kapılarını açıyor bence.

sorunların üzerine gidilmesinde fayda var bence, sonra bir gün başka birisinin çıkıp projenizi gerçekleştirdiğini, belli bir engel yüzünden işe yaramaz diye kenara attığınız fikrinizin aslında ufak bir "eklemeyle" çok da iş yapabilecek bir şeye dönüştüğünü görür, üzülürsünüz..

Direkt pazarlamayla ilgili olmayacak belki ama aklıma bilimsel örnekler geliyor:

1-Edison'un ampulu kesfetmeden once başarısız olduğu 999 deneme icin "999 başarısızlık mı? Hayır! Işığa kavuşamamanın 999 yolunu keşfettim o kadar!" yanıtı...

2-Karl Popper'ın bir amiple Einstein arasındaki farkı ortaya koyarken yaptığı şu ayrım: Amip hata yapar ve ölür, Einstein ise hatayı arar!


Bulduğumuz her hata, bizi doğruya daha da yaklaştırır...(mükemmele değil,mükemmel yoktur)

beyin gücü...inanmak başarıya giden yol.daha sonra azim..yılmamak,pes etmemek.
ulaşılan zaferlerde yap-boz taktiği.eger denemezsek nasıl bilebiliri ki.

pazarlama sektörüne çok yabancıyım,ben bir öğretmenim pazarlama stratejileri hakkında bilgi edinmek için siteyi ziyaret ettim,yazdıklarınızdan çok etkilendim yeni başla
yanlar için önerilerde bulunursanız sevinirim

Pursuit of happeness...Bir Will Smith filmi;
Sadece İzleyin arkadaşlar...
Bu konu ile hatta bir çok konu ile iyi ele alınmış başlarda traji-komik gibi görünen bir yapıt.Mutlaka İzleyin derim.

30 yaşındayım tek bir şeye odaklanmışımdır hayatta
inanmak olaya vs gerçekten kendimi inandırabiliyorsam başarı gelebiliyor
inanmak başarmanın yarısıdır!!!

pazarlamanın amacı,dün dünde kalmışdır ve bugun dunden farklı omalıdır:) cünkü bu hayatta ıhtıyaclarımız zevklerımız yaşantımız ve sıradanlıklarımız.Düşünün her hangi bı faalıyet ıcın bir pazarlama planı oluşturuluacagında yapılması gereken alışılmamıs olan fıkırı yaratıp bulunan fıkrı geliştirmek olmalı pazarlamada ıyı yada kotu dıye bı kavram olmadıgı ıcın yapılıcak pazarlamam planın zaman yer ve fikir(düşünce) 3 lüsüyle oluşturulmalıdır

pazarlama ve satış ayrıdır.Pazarlama ürün ortada yokken düşüncede başlar ürün ortaya çıkar satılır pazarlama devam eder.Satışsa ürünün satılmasıdır.Pazarlama öyle iyi yapılmalı ki satışa gerek kalmasın. Ürün kendini satsın.

pazarlamada düşsel kurallar yoktur. Dün dündür bugün bugün falan? Pazarlamada bilimsel kurallar vardır.Bunlar.1.liderlik kuralı.2.zihin kuralı.3.algı kuralı.4.konumlandırma kuralı.5.samimiyet kuralı.6.ilk olma kuralıböyle devam eder.

 

Lütfen yorum yazın