Nasıl söylersen söyle

Ne söylediğimiz, hangi kelimeleri kullandığımız önemli ama çoğu zaman nasıl söylediğimiz kadar değil.

Verdiğimiz mesaj çoğu zaman, mesajın kendisi değil, mesajın veriliş şekli. Seni sevmiyorum derken sever gibi bakmak, seni seviyorum

Sevdiğimize aldığımız pahalı bir hediyeden çok, küçük ama üzerine düşünülmüş bir hediye çoğu zaman daha iyi etki bırakıyor. Hata yapan bir firma hatasını dürüstlükle kabul edip, gerçek bir özür dilediğinde, çoğu insan firmayı affediyor...

Pazarlamanın en önemli görevlerinden birisi işte bu yüzden iletişim.

[Farketing notu]: Başarımızı ne yaptığımız değil, neyi nasıl yaptığımız belirler.

28.03.2007


 

Yorumlar

neyi nasıl sölediginiz tabiiki cok önemlii bence burda önemli olan sonuctaki başarı oranınız başarı oranınız düşükse kendinizi gözden gecirmelisiniz..biraz avamca olacak ama kısaca haticeye deyil neticeye bakmak lazımm..ölcü buu..

Bir de bunların yanında nerede, ne zaman ve kiminle olduğunuz ÇOK ÖNEMLİ!
Aynı amaç için fakat farklı yerde
ve farklı biriyle olmanız felaket olabilir...

Mesela amacınız gol atmaksa,
doğru yerde,
doğru zamanda,
doğru şekilde hareket edip
--RAKİP TAKIMIN KALESİNE-- gol atmalısınız.
Ronaldo ya da Maradona olmanız farketmez.
Kurallar aynıdır.

Aslında hayatımızdaki her iş için 5N1K kuralına uymamız gerekiyor sanırım...

Aklımıza gelen fikirleri uygulamaya geçirmek, paraşütün düğmesine basmaya benzer.

Zamanında açılmayan ya da HİÇ AÇILMAYAN paraşüt hiçbir işe yaramaz. Sırtınızda yedek paraşütünüz olsa dahi...

Ama Can Bey'in dediği gibi bunların içinde en genel olmazsa olmaz NASIL sorusu.
Üstünde ençok durulması gereken soru...

Nasıl?

Kesinlikle katılıyorum.Neyi nasıl söylediğimiz çok önemli.ÇoOok.Doğum günümde bi arkadaşım deri bi ceket hediye etti.Toplasam üç kere bile giymediğim üründe gizli ayıp denicek şekilde kusur çıktı.Aldım ve bütün iyi niyetimle mağazaya götürdüm.Bana faturamı getirirsem ürünü değiştirebileceklerini hatta parasını iade edebileceklerini bunun dışında hiç bi şey yapamayacaklarını söylediler.Ben de ürünün bana hediye olarak geldiğini haliyle faturamın olmadığını,hediyeyi alan kişiye nezaketsizlik etmemek adına kendim getirdiğimi ancak alan kişinin ismi üzerinden satışı kendilerinin yaptıklarını sistemlerinden görebileceklerini ve böylesi bi durumla mutlaka daha öncede karşılaşmış olacaklarını ve mutlaka bi çözümleri olması gerektiğini söyledim.Peki ne oldu dersiniz?
Önce kabul etmek istemediler,gayet sakin ve iyi niyet sınırlarımı zorladıktan sonra tadilata almayı lütfettiler.Ürün tadilata alındı ve bi hafta sonra teslim edilmesi gerekirken bi ay sonra teslim edildi.Süreç içinde kesinlikle arayıp bilgi verilmedi.Ben aradım.Sabır ve sırf merakımdan durumun üzerine gitmedim.Yaklaşımlarını müdahale etmeden izlemek istedim.Ve bi ay sonra ürünü teslim aldım.Aldım ama sıfır tadilat.Ürün tamir edilemezmiş.Ve işte o zaman şimdi kızabilirm dedim ve ciddi anlamda kızdım,o halde değiştirin dedim.Bi ay üzerine aldığım cevap buydu elimizden bi şey gelmez.Bi ürün alıyorsunuz ve üreticinin kusurlu üretimi olduğu aşikar ve ellerinden bi şey gelmiyor.Önce boşveriyim dedim sonra ya dedim böyle bi şeyle uğraşamıcak birinin başına gelse yazık değil mi kandırılıcak.Ve peki dedim ama bu burada bitmicek.Ve cidden uğraşacaktım yani,hukuki yoldan hatta netteki bütün araçları kullanarak ve hatta firma sahibini bizzat bulup buyrun bu ceketi eşinize hediye ediyorum güle güle giysin diyecek kadar.Sonra avukat bi arkadaşım yazdı dilekçeyi ürünü mağazaya götürdü,ne oldu dersiniz?Mağaza müdürü ayrılmış oradan ve yerine gelen hanım ne demek demiş buyrun gelin ürünü değiştirelim.Ben şok oldum.Hatta o mağazadan içeri girmem demiştim ama mecbur gittik ,nerde öteki mağaza müdürü nerde bu kadın.Kendisine de durumu anlattım.Bakın iki farklı mağaza müdürü iki farklı yaklaşım,yeni müdür acayip güler yüzlü bir hanımdı,ve iyi niyetli ve samimi, ne dedi biliyor musunuz,annemi kaybettim ve inanın hayatta bi tek ölüm telafi edilemez lütfen kusurumuza bakmayın(kendi uygulama hatası olmamasına rağmen duruma sahip çıktı) ,üzülmeyin ,firmamız müşteri memnuniyetine önem verir ve istediğiniz ürünü buyrun seçin,siz daha çok geliceksiniz sadece bi şeyler almaya değil benim çayımı içmeye de.
Şimdi burada yaşın getirdiği bi görmüş geçirmişlik ve kavrayış var.Önceki müdür gençti.Ve mağzanın resmen müşteri kaybetmesine sebep olucak denli düşmanca tavır içindeydi.Kesinlikle bi çözüm geliştirmek ya da uzlaşmak gibi bi niyati yoktu.O yüzden diyorum ki çalışanların güvenilirliği çok önemli.Ve kurumun esas yaklaşımıyla uyumlu tutumları.Ve bundan firma sahiplerinin haberdar olabileceği sistemlerin gelirştirilmesi şart(Gizli müşteri uygulamasını bu açıdan çok yararlı buluyorum)Çünkü her bi çalışan çalıştığı kurumu temsil ediyor.
Yeni mağaza müdürünün iyiniyetli, samimimi ve kibar yaklaşımı olmasaydı şu an büyük bir zevkle davamı açmış olucaktım.Dahası yakın bütün çevreme bu olanları duyurup firma sahibini de bulup ceketi kendisine hediye edecektim.O yüzden kesinlikle yaklaşımın çok çok önemli olduğuna katılıyorum.Ve diyorum ki siz siz olun faturalarınızı mutlaka saklayın hediye aldığınızda da.Ve burda konuşulanlar lafta kalmasın,herkes yaklaşımına dikkat etsin:)

Kuzey'in verdiği örnek konuyu pek iyi açıklamıyor.

Zira 1. müdür ürünü değiştirmemiş, 2. müdür ise değiştirmiş.

Yani sonuç farkı var.

Bu örnek için konuyla ilgili olarak asıl düşünülmesi gereken şey şu.

2. müdür de ürünü değiştiremeyecek durumda "yetkide" olsaydı. Bütün iyi niyetiyle bu durumu size nasıl açıklar ve sizi nasıl ikna ederdi ?

evet bu konuda size sonuna kadar katılıyorum pazarlama aslında insanların gözünde sadece bir pazarlamacı olarak görünüyo aslında işin aslı öyle değil pazarlama insanın genelrinde olan bi r görevdir.
yani bu konuda bir eğitim almak bir tecrübeden daha iyi bir fikir olmadığına inanıyorum ben insanın önce tecrübesi daha sonrada olursa tabi eğitimini alması bence iii bişey ama ne yazıkkı günümüzde böyle şeylere pek önem verilmemekte yani profosyonel olarak çalışmıyor ve artık en yazıkkı istenilen performans ve çalışma şevki artık insanlarımızda yok bu enreye kadar boyle gıdecek bılmıyorum diyceksiniz belki okurken ne kadar sacma sapan bir konu mantıksız ama pazarlaam durustluk değilmidir ve ticarette biraz siyaset değilidir....

Oldukça profesyonel bir gelişim danışmanından henüz aldığım bir eğitimde geçen cümle sanırım farketing notunu çok iyi tamamlıyor...

"Hangi işi yaparsanız yapın,en iyi şekilde yapın ; bu sizin başarınızı getirecektir er ya da geç"

Hayatınızda bir mezar kazıcısı olmayı ister miydiniz. Çok marjinal örneklerle bi mezar kazıcısının ağzından işini nasıl sevdiğini ve bizim belki de hiç olmak istemeyeceğimiz bir görevi her gün nasıl bir ustalıkla yerine getirdiğini dinledik...Onun bu farkı, çok önemli bir danışmanlık firmasının eğitimlerine kadar girmeyi başardı..Kendisine sağladığı max katkı bir tarafa...

Haliyle bir çok insanı ürküten bir duruma dahi çalışanın yaklaşımıyla daha ılımlı bakabiliyorsunuz...

Yani;
yaklaşım = başarı/başarısızlık

 

Lütfen yorum yazın