Köpekler geçmişte mi kaldı?

Günümüz pazarlamasının durumunu anlatan eğlenceli bir bakış benzetme:

Kediler ve köpekler aynı temel şeyleri isterler. İkisi de sevgi ve ilgi ister, beslenmek ister. Fakat köpek geçmişin tüketicisidir, kedi ise geleceğin. Köpeğe kemik verip onu mutlu edebilirsiniz. Çağırırsınız ve yanınıza gelir. Kedi farklıdır, ilgiye hazır olduğunda yanınıza gelir, canı istediğinde yer. Ve bazen de nerede olduğunu dahi bulamazsınız.

20.04.2007


 

Yorumlar

Hayır sadece kediler çoğaldı.

Bence de geçmişte kaldı. Normali de bence bu. Sadık müşteri portföyü her geçen gün eriyor.

Bence "stenen değerlidir"."size sunulan değil.Bu tarihte de hep aynıydı aslında.Bence burada daha önemlisi "istek uyandırabilmektedir."

ikisininde bakım maliyeti yuksek.hep beslemek karnını doyurmak zorundasınız.

Farketingin yorumu doğru . İzinli pazarlama olarak da geçer bu konu literatürde .
Biz müşteriye tabii olmak ve onun eşref saatini yakalamak zorundayız .Bu yüzden telemarketing i hep boş bir çaba olarak görmüşümdür. En olmadık yerde sizi arayıp tanıtım yapan tanımadığınız bir insan , sizde ne kadar istek yaratabilir ve size karşı ne kadar güven sağlayabilir ki ,Bugünün şartlarında çok boş bir aktivitedir bu. Müşteri ile etkileşim içinde olduğumuzda yapılmalı her türlü pazarlama faaliyeti.O bizle iletişim kurmak istediği anda yani .

Ayrıca yukardaki mesajlardan birinde istek yaratma konusu gundeme gelmiş . Nasıl istek uyandırılır ve temelde bu işin özü nedir acaba ? Fikirlerinizi almak isterim .Ben istek yaratma aşamasında çok sıkıntı çekiyorum İstek yaratmak çok önemli bir konu ve çok fazla üzerinde durulmuyor .

Istek yaratmanin en cok kullanildigi sektor sigorta sektorudur.Insanlar sigortasizda yasayabilirler, ve bircogumuz bazen bos yere sigorta parasi oduyoruz. Fakat "ya bir gun ise yararsa, ya ummadik bir sey basima gelirse?" sorularina baktigimiz zaman neden sigortaciligin bu kadar karli ve yaygin oldugunu anlayabiliriz.

Köpekler ile ilgili anlatılan olağanüstü sadakat hikayelerine karşın kediler özgüvenleriyle öne çıkan diğer dostlarımızdır. Bizler sevgi gösterirken köpekler konusunda ne kadar rahat olabiliyorsak, kediler işin içine girdiğinde onların eşref saatlerine uymak zorunda kalırız.

Henry Ford ünlü T modelini üretmeye başladığında üretim konusunda pek çok sorun yaşamasına rağmen pazarlama alanında son derece rahattı. Hatta öyleki bütün Ford T modelleri siyah renk boya ile boyanarak kolayca satılıyordu. Oysa günümüzün tüketicileri alacakları arabanın kaporta renginden, iç döşemesinin cinsine ve rengine, dizel ya da benzinli motor seceneğine, transmisyon sisteminin cinsine, müzik tesisatına ve diğer aksesuarlarını seçerek sipariş vermektedir. Diğer deyişle günümüzde otomotiv üreticileri, müşterilerinin tercihlerini karşılayacak araçları üretim bandından zamanında çıkartıp teslim etme gayreti içindeler. Otomotiv endüstrüsündeki gelişmelere paralel olarak gelecekte üretim parametreleri daha da çeşitlenecektir.

köpekler sahiplerini tanrı zannederler.bunlar bana çok iyi davranıyolar ve ne zaman havlasam bunlar bana yemek verecek diye düşünler ve sahiplerine çok sadık olurlar.kediler ise kendilerini Tanrı zannederler.ben hiç birşey yapmıyorum,uyuorum,canım isteyince kendimi sevdiriyorum demek ki ben Tanrıyım bunlar beni seviyolar diye düşünür.

Bugün bir araç üretsem bu araç örneğin ulaşımda yeni bir çığır açsa, başladıkya bir kere diyelim ki uçsa (uçmak derken uçak gibi değil otomobil gibi kullanılacak biçimde) bu nedenle trafik asfalt yol takibi sorunu olmasa biraz da abartalım fosil yakıt yerine geri dönüşümlü bir yakıt kullansa ve küresel ısınmaya da neden olmasa bunu yapabilen herhalde dünyada bir tek ben olurdum. bir tek modelde ve bir tek renkte bile üretiyor olsam hiçbir satış stratejisine ihtiyaç duymadan rakipsiz olarak farklılaşma endişesi duymadan daha üretmediğim araçları ön siparişle satamazmıydım acaba?

bu durumda müşterilerim dünün mü yarının mı müşterisi olacak?

 

Lütfen yorum yazın