Dilencilik zorlaşıyor

Dilencilik eskisi kadar kolay değil. Pis bir kıyafet ve bir kağıda 2 YTL bozukluk atmak para kazandırmıyor. En azından eskisi kadar.

Her yanda dilenciler var. Çoğu çabalıyor. Bazısı müzik yapmaya çalışıyor, kimisi sevimli ve küçük çocuğunu yanınıza yolluyor...

Müşterinin sesi:
Karşılıksız para vermek tabii ki istemiyorum. Para vereceksem, en çok hakedene veririm. Neden birisi elinden geleni yapıyorken, boş oturan bir insana yardım etmeye çalışalım ki?

Markalar ve firmalar için de durum aynı.

Daha çok efor gösterenin kazanması şart değil ama şansının çok yüksek olduğu kesin.

Çok sıkı çalışma/efor = Çok fazla başarı şansı.

31.05.2007


 

Yorumlar

Yeni Dünya Düzeni'nin getirdiği ACIMASIZ REKABET!

Ne diyelim,
There is no free lunch!
Ya da;
Ne kaa ekmek, o kaa köfte!

DEĞİL Mİ?

Dilencilikte de faaliyet alanını genişletenler var...

1996 Şubatında tatil zamanında İzmir'e gittiğimde, yıllardan beri Ankara Güven Park dolmuş kuyruklarında gördüğüm dilenciyi bir kavşakta dilenirken görmüştüm.

Arkadaş kışın, havası daha yumuşak bir bölgede faaliyetlerine devam ediyordu...

bazıı dilenciler işlerinde çok iyi!!ben bazen gözlemlediğimde şunu derim"evet bu kişi..eğitilse stratejisi bol bir pazarlamacı olur"
Çok sıkı çalışma/efor =? yenilenmezsen, gelişime ayak uyduramazsan, müşterilerin için yeni ürün ve hizmetler geliştirmiyorsan dilencilerin sonu gibi olmaya mahkumsundur....istediği kadar efor sarfetsin...başarı şansıda olmuyor böylece..

Köprü üzerinde dilenen senelerdir aynı yoldan gide gele varlığına alıştığım dilenci sabah saatlerinde daha az acı çeker ve ayağı daha düzdür. Akşam saatlerinde eve dönüş yolunda aynı yoldan bir daha geçerim köprü trafiği yoğun adım başı insan dilencinin acısı da bununla alakalıymış gibi artmış yada bu adamı hergün öğle vakitlerinde birileri dövüyor da akşam daha profosyonelce rol kesen haline ben hep şans eseri rastlıyorum. Ama biliyorum ayağı düzgün sabahları akşamları mutasyona uğruyor kalabalık radyasyon etkisi yapıyor.

Şehir insanı için belki insani yönümüz yolda gidip gelirken korna sesleri arasında hatırlamak mümkün olmuyor diye bir ağaç altında yada bir yeşillğin yanında çömelmiş dilencinin kaldırım taşında bir binanın duvarının dibine çökmüş öylece bakanından daha fazla şansı oluyor gözümde.
Burger King'in logosunda kırmızı rengi kullanıp iştahı arttırması gibi bu dilenci de bizim onu gördüğümüz sahneye yeşil yada ağaç gibi doğaya ait bir simge koyup bilmeden yolda gidip gelirken kalabalık arasında bana insanlığımı hatırlatıyor. Şehrin faydacılığından markalardan iş ve güç gibi şeylerden sıyrılıp ağaç altına çökmüş bir teyze oluyor. Diğerleri dilenirken bazen bazıları böyle insan oluyor. Dilencinin logosu yeşil olmalı. Hepsi kendine bir ağaç bulmalı belki.

Gecenlerde Izmirdeydim. Bostanli iskelesinde vapur beklerken ayagi sakat ammavelakin gururlu bir arkadas elinde gitari, dudaginda sarkilar mirildaniyordu. Durust olmak gerekirse sarkileri kotu soyluyor, gitari ise vasat derecede caliyordu. Fakat calarkenki durusu, soylerkenki gururu ve "evet, bende birsey yapiyorum" gorunusu karsisinda cok etkilendim ve bende para ativerdim gitar kabına.

Kissadan hisse, o arkadas bana kendi gibi sakat fakat dilenen digerlerinden farkli olarak "bir sey" sundu; ilk olarak sarki soyledi, gitar caldi ama bunun yaninda engellere karsin hayattan kopmamayida tekrar vurguladi.

Günümüzde hangi iş kolaylaşıyor?Gittikçe kolaylaşan bir şey varmı? YOK!
Son 50 yılda dünya nüfusu yaklasık %50 arttı.
50 Yıl sonra da %50 artsa sizce neler olurdu?
-Zaten şimdilerde ne su, ne iş, nede aş yetmezken....!!!
Sizce 50 yıl sonra neler olur?

 

Lütfen yorum yazın