Maaş nasıl belirlenmeli

Bir iki gerçek:

  1. Mağazalardaki tezgahtar maaşları oldukça düşük.
  2. Satış için en önemli unsur satış elemanları, özellikle de değerli, uzmanlık gerektiren ürünler satıyorsanız.

Soru: Maaşı ne kadar belirlemek gerekiyor?

İki farklı bakış açısı:

  1. Mağazacılıkta çalışanların ortalama maaşını tespit et. Üzerinde maaş ver. Mesala %50 üzerinde. Fena değil ama yeterli mi?
  2. İçeriye gelen müşteri kitlesine bak. Bu kitleyi mutlu etmek için gereken kişiyi belirle. Mesala, üniversite mezunu, teknolojiye meraklı... Boşver ortalamayı, tespit ettiğin kişi ne kadar maaşa gelecekse onu ver. %50, %100 veya ne gerekiyorsa.

26.07.2007


 

Yorumlar

Ürün kendi kendini satar, reklamıız var üründe idare eder fiyatda piyasa ortalamasında. Ne lüzumu var kaliteli satışçılara iyi maaşa bir kişi almaktansa aynı paraya dört kişi almak daha iyi değil mi ? :P

Konu hakkında yapılan araştırmaların da gösterdiği üzere, satışta en etkin yöntem doğru yönetilen primli sistemdir. Üçüncü bakış açısını eklemelisin.

DÜNYANIN EN İYİ SATICILARININ HEPSİNİ BENİMDE DAHİL ORTAK BİR ÖZELLİĞİMİZ VARDIR.OLUMLU OLMAK.

EN İYİLER SADECE PRİMLE ÇALIŞACAK KADAR İYİDİRLER AMA MAAŞ+PRİM İYİDİR.

KALİTE TAVİZ SEVMEZ...


her departman pazarlamaya dağildir.Satış ekibiniz iyi olacak,ürününüz iyi olacak A dan Z ye herşey kalite yönetiminin planlamalarıyla oluşacak.Pazarlamada hedef satışı gereksiz kılmaktır.Ürün kendini satacak ancak takım her departmanla ahengli,kaliteli ve iyi olacak.Kaliteli sistemlerde kazan kazandır modeli vardır.Buna göre herkes çalışır yönetimde performmansın artması için çalışma ortamını maaşları iyileştirir.Bu sinerji yaratır ki daha çok satış daha iyi imkanlar sağlar.

klasik bi teoridir aslında maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisi..orda her şey basamak basaktır.bir insan zorunlu ihtiyaçlarını karşılamadan kendini war etmeyi başaramaz der.kimi insanı maaşla motive dersiniz kimi insanı sorumluluk wererek pozisyonunu statüsünü arttırarak.ama hepsinin en başında.maaş tatmin etmesse işte tatmin etmez.can sıkıntısından çalışan yada aman değişiklik olsun die çalışan kaç kişi wardır ki..bahsedilen sinerjiyi yaratmak için önce makul ücretlerle bireyin fiziyolojik ihtiyaçlarını tatmin etmelisiniz.aksi takdir de işini benimsemeyen isteksiz ve dışarda gördüğümüz asık suratlı asabi satışçıların önünü alamayız.

Aslında bu noktada ürün ön plana çıkıyor.

Siz ne satıyorsunuz ? Eğer herkesin sattığı birşeyi satıyorsanız. Cevap 2. Şıktır. Çünkü bu nokta mağazanızın diğerlerinden farkını çalışanlar belirleyecektir. "Tabi fiyatların da aynı olduğunu varsayarsak" Bu yüzden iyi bir çalışan, ne olursa olsun tutulmalıdır.

Eğer her yerde bulunmayan özel bir ürün satıyorsanız. Cevap 1. Şıktır. Çünkü müşteri mağazaya zaten o ürünü almaya gelecektir. Mağazanızın diğer mağazalardan farkını ürünün belirlediği bir ortamda, müşteri temsilcisine fazla maaş vermek anlam taşımaz."Burada da Müşteri Temsilcilerinin, zaten sattıkları ürünün özelliklerini anlatabildiklerini varsayıyoruz."

Yüksek maaş mı? Huzurlu ve ahenkli çalışma ortamı mı? Etrafımdaki onlarca çalışan 2. seçeneğin hayatlarında daha önemli olduğunu söylüyor.
Kişilerin doğru zamanda terfi ettirilmesi, iyilerin odullendirildiği kadar kötülerinde ayıklanması, "kişiliksiz biri ama iyi para kazandırıyor"ların alkışlanmadığı bir ortamın yaratılması, "emeğinin karşılığını almak" sözcüğünün hakkının verildiği bir sistemin kurulmasıdır asıl mesele. Zaten zor olan bu değil mi, "ortalama bir elemandan yıldız bir satışçı yaratmak", çalışanlarınızı bir "markanızın savaşçısı" haline getirmek.
Sistem kurmak ve uzun vade planlamalar yapmak, İKya daha derin bir bakışla yaklaşmak bize her zaman zor gelmiştir. Bu yüzden yüksek maaşlı çalışanların bile çekmecesinden çıkan İK eklerinin sonu gelmez.

kurumsal bir yapıda pazarlama,üretim,satış,kaynaklar çok sistematik ve oturmuş ınvınasyonlarla güçlendirilerek yönetilir.Pazarlama herşeydir:başlama nokası devamlılık sağlayan ivme yaratan süreç ve sonu olmayan sınırsız bir mücadele...Kurumlar sistemi sağlıklı büyümeye,gelişmeye,müsait düzenlerde kurarlar.bÖYLECE KEMİKLEŞMİŞ SAĞLAM YAPI OLUNCADA KİŞİLERE BAĞLI KALMAZLAR.Kim olursanız olun yeriniz dolacaktır.Kimse vazgeçilemez değildir.Güç mıktatıs gibi herşeyi kendine çeker.Yapılanın,iyi organize olun,ilerici ve vizyonu sınırsız tutun ve en önemlisi her zaman daha iyisini isteyin.

"maaş" ın belirlenmesi bu kadar basite indirgenecek ve 2 seçenekte özetlenecek kadar kolay bir konu değildir. işletme nin politikaları sonucu belirlenecek bir konudur. uygulama açısından da o işletmenin yer aldığı sektör çok ciddi şekilde araştırılarak maaş düzeyleri saptanır. işletme eğer kurumsal yönetiliyorsa piyasanın ortalaması bir ücret veya daha fazlasını verecektir. maaş düzeyinin en önemli görevi çalışan tatmininin yanında çalışanları işletmede tutabilmektir. tatmin olmayan çalışan başka iş arayacak devamsızlık yapacak veya işten ayrılacaktır. maaşlarda kısıntı yapılarak çalışan maliyetleri azaltılabilir ama yeni çalışan bulma maliyetleri artırılır. :)))

Hep işletme açısından bakıyoruz güzel de, bir ayakkabıcı da ya da hamburgercide tezgahtar olarak çok yüksek nitelik gerekmediği gibi, kimse bu yıpratıcı mesleklerde yıllarca kalmak istemez. Bu işleri bir insan düşük ücret karşılığında mecbur olmadığı halde severek yapıyorsa psikolojik sorunları var demektir. Malesef bu işleri insanların sevmeyerek yapmasına alışmamız gerekiyor. Marka savaşçılığı, marka tapıcılığı gelip geçici trendler... Bunlar için insanları gaza getirip yaşamlarını zehir etmeyi ben anlamıyorum. İşletme sahibi malını pazarlayabilmek için tezgahtarlara ihtiyaç duyuyorsa, paylaşmayı da bilecek... Lamı cimi yok, adamın parasını kuruşu kuruşuna, hakkıyla vereceksin. Sekiz saat, on saat, on iki saat müşterilere dil döken adama asgari ücret veriyorsan haksız bir iş içindesindir.

eğer üçüncü bir tercih varsa tartışmasız maaş+satış pirimi. ama eğer bu tercihlerden yola çıkmak gerekiyorsa mağazacılıkta çalışanların ortalama maaşlarını tespit edip, üzerine yüzde elli koyarım.maaş ok bu dursun bi kenarda. ikinci iş mağazama giren hedef kitleyi belirleyip bu hedef kitleyi memnun edecek elemanı bulur, ortalama maaşın üzerine yüzde 50 koyulmuş maaşı bu elemana veririm:) ortaya karışık oldu galiba...ama bencce en mantıklsı budur...

eskiden hiçbir şey olmasa kapalı çarşıda tezgahtarlık yaparım diye bir tabir vardı.şidilerde de o anlamda tezgahtar çok. bir kısmı biraz daha eski ve yaşlı o kadar.

bir de bir mağazaya girdiğinizde gözleri veya adımlarıyla üzerinize atlamayan. ama en küçük davranışınızı dahi rahatsız etmeden izleyen ve gerektiğinde yanınıza yardıma gelen,nur yüzlümü,güleç yüzlü mü diyeyim.samimi ve size gerçekten yardımcı olacağını bilgi ve davranışlarıyla hissettiren tezgahtarlar var

o zaman rahatlıyorsunuz.

tarif yaparken maaşı unuttuk.
böyle bir adama pirim çok şey farkettirmez. iyi bir maaş + sosyal yardımlar yeter diye düşünürüm

elit bir mağaza oluşturmak için iyi markalar konumlandırıyorsunuz, en görsel vitrinler oluşturuyorsunuz, bir o kadar da reklam maliyetine giriyorsunuz. ve fakat sıra o ürünleri satışa hazırlamak ve müşteri memnuniyetini sağlayacak satış danışmanlarına gelince kıt kanaat geçinilecek.
ne kadar yatırım yaparsanız yapın isterse trilyonlarca sermaye bağlayın şayet elemana ciddi bir yatırım yapmazsanız bütün bu yatırımlar çöpe gider.
bütün sermayeniz o elemanın ağzından çıkacak iki kelimeye bağlıdır.

PAZARLAMADA MAL MEKAN REKLAM ELAMAN ONEMLI ETKEKENLERDIR BU FAKTORLERDEN BIRININ VEYA BIRKACININ GEREKSIMLERINI YERINI GETIREMEDIGINIZ ZAMAN ISINIZIN TAM MANADA ILERLEMESINI BEKLEMEMELISINIZ BU BENZETME SUT VEREN DORT AYAKLI BIR INEGIN AYAKLARINDAN BIRISININ OLMAYISI GIBIDIR.

MAAS KONUSUNDA MAASIN BELIRLENMESI BIR AYLIK BIR DENEMEDEN SONRA, KISININ KABILIYET VE YETENEKLERININ GOZLEMI SONUCUNDA YASADIGI BOLGENIN EKONOMIK DURUMU GOZ ONUNDE BULUNDURARAK, MAAS+PIRIM OLMASI ELAMANIN SUREKLI AKTIV KALMASINI SAGLIYACAKTIR.

prim, satışın olmazsa olmazıdır. çorap almaya gelen adama yanında takım elbise ile birlikte gömleği de satabilmektir. üstelik bu hızlı tüketim veya kendini satan ürünler gibi kategoriler içinde geçerlidir.

elbette bu kapıdan giren müşteriye yapışarak ya da her dokunduğunu satmaya çalışan proaktif bir strateji ile olmaz doğrusu hızla müşterinin zaaf ve ihtiyaçlarını belirleme, ihtiyaçlarını öne çıkarak satın alma baskısı yaratmadan olabilir. bu da sürekli müşteri ve sürekli artan pirim demektir. bunun için seçilecek satış personeli maaş olarak da tatmin edilecek zeki ve duruma uyum gösterebilen bireylerden seçilmelidir.

şirketime pazarlama ve satış uzmanından danışman arıyorum saygılarımla

 

Lütfen yorum yazın