Neden bir mağazaya girersiniz?

İki senaryo:

1. senaryo:
Elektronik bir cihaz almak için bir mağazaya giriyorsunuz. Satıcı ne aradığınızı sorup size indirimde olan bir ürününü anlatıyor, öneride bulunuyor.  Önce öneren, sonra soran.

2. senaryo:
İlgi gösteren, ne istediğinizi beklentinizi anlamaya çalışan ve bir şey satmaya çalışmayan müşteri temsilcisi. Saygı gösteren ve bizim yakın olduğumuz kadar bize yakın. Ancak bizi anladıktan sonra bize önerilerde bulunan. Fiyata güvenerek değil, kazandığı güvenle öneren.

Evet bazen gezmek için de mağazalara giriyoruz fakat amacımız çoğu zaman gezmek değil, kafamızdaki bazı soruları cevaplamak veya spesifik bir şey bulmak, değil mi?

Neden mağazalar/firmalar/markalar 2.yi sunamıyor? Neden?

23.07.2007


 

Yorumlar

Türkiye'de çok aşağılanan ve mümkün olsa hiçkimsenin yapmak istemeyeceği üç meslek var: Garsonluk, taksi şoförlüğü ve tezgahtarlık (isterseniz satış danışmanlığı diyelim). İletişim sırasında müşteriye saygılı olmak, ne istediğini anlayabilmek ve satış konusunda ısrarcı olmamak mesleki tecrübenin yanı sıra kişisel olgunluk ve özdisiplin gerektiren nitelikler. Perakende sektöründe aynı işte çalışmanın ortalama süresinin 6 ay olduğunu okumuştum. Sorunuzun cevabı bence markaların/mağazaların bunu yapmak istemiyor olması değil, bunu yapacak insan gücüne sahip olmamaları, eğitim verdikleri personeli işte tutamıyor olmaları. Kişisel gözlemim, yukarıda sayılı üç meslek grubunda da işini severek yapan kişilerin sayısının çok çok az olduğu. Bence bu sosyal bir sorun. Pazarlama yöntemleriyle falan ilgisi yok.
Konuyla ilgili gözlem: Bebeği olan bir arkadaşım ünlü ve zincir bir mağazada bebek malzemeleri bakıyor. Tezgahtarların hepsi 20'li yaşlarında genç kızlar. Muhtemelen hiçbirinin çocuğu yok. Muhtemelen hiçbiri evli değil. Sorulan sorulara ezbere, broşürde yazılanlardan cevap veriliyor. Müşteriyle empati kurulamıyor. Müşteri hiçbir şey almadan çıkıyor, koca mağazada aradığını bulamadığı için çok bozuluyor.

türk üsülü satışta mı?
amerikan üsülü satış mı?
peki ikisini mix yapsak ne olur? örneğin:satıcı:merhaba ben x falan şirketinden geliyorum. müşteri:sizin ordan devamlı geliyorlar yine bana birşey mi satacaksın? ben almıyayım. satıcı:sizi anlıyorum ama size birşey satmak için gelmedim sizin çok güzel yumurtalarınız varmış tavsiye ettiler o yumurtalardan alacağım. Bu arama sizin mi çok güzelmiş şimdi böyle antikalar zor bulunuyor. müşteri:evet benim özelliklerini uzun uzun anlatır... yumurtalarım bu çevrenin en iyi köy yumurtalarıdır. ha sizin firmanızın ürünü gerçekten iyi mi? satıcı: doğrusunu söylemek gerekirse en iyisi iyi günler sizinle tanıştığıma çok sevindim. 1 dakika sizin ürünüzden almak istiyorum yarın gelde siparişi beraber yapalım.

ŞİMDİ 2007 NİN EN İYİ BLOGUNU YAYINLIYORUZ.


iyi anlatan mı?
iyi satan mı?
iyi anlatan:1 kalem nasıl satılır? kalemin rengini biçimini menşeyini vb anlatır anlatır hatta tarihini bile? sonra bu kalemi alın çok özellikli der.
iyi satıcı: bu kalemin en çok neyini beğendin der? müşteri anlatır anlatır... peki bu kaleme ne kadar verirsin 5 ytl. anlaştık. kalem 5 ytl. satılmıştır.

ŞİMDİ 2007 NİN EN İYİ BLOGUNU YAYINLIYORUZ.


iyi anlatan mı?
iyi satan mı?
iyi anlatan:1 kalem nasıl satılır? kalemin rengini biçimini menşeyini vb anlatır anlatır hatta tarihini bile? sonra bu kalemi alın çok özellikli der.
iyi satıcı: bu kalemin en çok neyini beğendin der? müşteri anlatır anlatır... peki bu kaleme ne kadar verirsin 5 ytl. anlaştık. kalem 5 ytl. satılmıştır.

MALI KÖŞE DEĞİL KÖSE SATTIRIR.:)


.Bu gerçekten önemli bir konu. Fakat malesef milyonlarca dolarlık yatırım yapan ulusal markaların bile es geçtiği önemsemediği bir unsur.
Bir şirket düşünün markasının değeri için tonla para harcıyor. Reklamı için her mecrayı kullanıyor. Harika, hatta büyüleyici showroomlara sahip. Önemli risk ve maliyetlere katlanıyor ve ürünüde gerçekten fiyat&kalite ölçeğinde pazarında çok iyi. Şirket yöneticlerine göre ürünün satılmaması için hiç bir neden yok. Müşteri mağazaya gelecek ve büyülenmiş bir şekilde ürünü satın alacak. Fakat tüm bu mükemmel organizasyonda eksik bir "unsur" vardı. Tezgahtar (yada yaldızlı söylemle, "satış danışmanı!" Kendilerini önemli bir iş yapıyor sansınlar diye) Hemen asgari ücretin biraz üstünde kısıtlı bir ücret karşılığında (tabii maliyetleri düşünmek lazım!)eli yüzü düzgün fiziği güzel akıcı konuşabilen genç arkadaşlar internet yolu ile temin edilip işe alınır. Satış danışmanı arkadaşlara hemen ürünün özellikleri ile ilgili katalog ve broşürler verilir fiyatlar ezberlettirilir ve yüzlerine yapay bir gülümseme monte edilerek sözde eğitim tamamlanır. Artık showroomlar açılır ve satışlar beklenir. Çok yoğun müşteri sirkülasyonu olur yüzlerce insan ziyaret eder kısa bir sürede. Fakat bir türlü bu süreç çoğu zaman satışla sonuçlanmaz. İstenen rakamlara ulaşılamaz. İstatistikler, analizler, maliyet araştırmaları, tüketici eğilimleri ile ilgili anketler vs vs. bir türlü olmuyordur. İşlerin iyi gitmediği günlerin birinde şirketin ceosu haber vermeksizin ve tebdil-i kıyafetle sade bir müşteriymiş gibi mağazalardan birinin yolunu tutar.
İçeri girdiğinde kimse ilgilenmez onunla etrafından geçip gidiyorlardır üzerlerinde şirketin reklamı olan t-shirtleri giymiş olan satış danışmanları. Bir standdaki ürünü incelemeye başlar bu arada etrafınada bakmaktadır biri ilgilensin diye. Yanına kimse gelmez taki “burayla ilgilenen kimse yokmu” diye bağırmaya yakın bir ses tonuyla konuşuncaya kadar. Birkaç saniye sonra yüzü buruşmuş bir ifadeyle saçları jöleli ağzında sakızı olan genç “stand yöneticimiz” karşısındadır. Ürünle ilgili bilgi ister şablonlaşmış ve broşürü okuyormuş edasıyla ürünün özelliklerini bir çırpıda sonuna da alelacele fiyat bilgisini yapıştırıp bir çırpıda söyler. Ceonun canı çok sıkılmıştır teşekkür eder üst kata bulunan başka bir ürün grubuna yönelir. Masada oturan genç bayan yavaşça kalkar ve masasında ki azına kadar dolu olan kül tablasına söndürür elindeki sigarasını. Bu sefer kendisi “satış danışmanına” teslim etmek ister ürün seçimi konusunda. Danışman valla şu x para bu y para karar sizin der ve müşteriyi kendisiyle baş başa bırakır.

Bu küçük senaryomuzu maalesef öyle yada böyle değişik varyasyonlarla o koca koca markaların mağazalarında zaman zaman yaşıyoruz.

Burada ki bence ilk sorun yetersiz eğitim ve satış danışmanlarına gerekli önemin verilmemesi.
Sizin markanız ne kadar mükemmel olursa olsun milyonlarca dolar yatırım yapmış da olsanız sizin müşterinizin gözündeki değeriniz satış temsilcinizin gözündeki değer kadardır. Müşteriyi bağlamaz milyon dolarlık yatırımınız, harika yerde açtığınız mağazanız. Müşteri mağazaya geldiğindeki durumu bilir ilgiyi alakayı bilir. Mağaza zinciriyle satış yapan tüm şirket yöneticilerine tavsiyem yukarıdan aşağıya iyi göremezsiniz. İninde bir bakın aşağıda neler oluyor. Sizi garanti veriyorum çoooooook şaşıracaksınız çok.

"ve bir şey satmaya çalışmayan müşteri temsilcisi"

Bu pek mümkün olmayan bir istek. Müşteri Temsilcilerinden beklenen şey "bir şeyler satmasıdır!"

İyi satış yapamayan bir müşteri temsilcisinin, çalıştığı firmada ömrü pek uzun olmaz. Bu sebeple müşteri temsilcisi satmaya çalışır.

2. neden ise şudur; müşteri temsilcilerine iyi bir maaş verilmez. Müşteri temsilcisi çoğu zaman sattığı ürünlerden kazandığı prim ile geçinmeye çalışır. Bu yüzden satmaya çalışır.

3. neden ise çevresindekilere kendini gösterme arzusudur. Diğer arkadaşlarına "Bakın ben satmaya çalışıyorum. Sizden daha iyiyim" mesajı vermeye çalışılır.

Ancak müşteriye birşey satmaya çalışmadan tanıtım yapması beklenen bir "Müşteri temsilcisi" olduğunu düşünelim. Bu müşteri temsilcisine iyi bir maaş verilmek durumundadır.

İyi bir sabit maaşa sahip müşteri temsilcisi, yaptığı çalışmalardan kısa vadede geri dönüş olmadığını görünce herşeyin boşuna yapıldığını düşünmeye başlar ve kendini koyverir.

O zaman da ilgisiz müşteri temsilcisi tipi ortaya çıkar.

Yani firmalar açısından bu dengeyi yakalamak hiç kolay değildir.

Mağaza müşterisini tanımıyor ki , mağazanın pazarlama modeli itme esasına dayanıyor , çekme esasına değil. Yani mağazlar için müşterinin ne aradığının hiçbir önemi yok. Mağazalar ürünlerin eritilmeye çalışıldığı kozmopolit ve soğuk mekanlar . Ayrıca mağazaların kategori & ürün merkezli bir yapılanması var müşteri merkezli değil. Müşterilerini tanımıyorlar ve bilmiyorlar .Bu konudaki soruna çözüm getirebilecek bir çalışmam var . İsmi Elektronik Perakendede Müşteri Merkezli Yapılanma Direk sonunu çözme idaası taşıyor ..

bence bişey satmaya çalışmayan bi satış danışmanının neden satmak istemediğinin nedenibni öğrenmek ona bi çözüm getirmek sonra ondan satış yapılması beklenmesi gerekmektedir

iyi satışçı kimdir?

az konuşan çok dinleyen,güven kazanan,istekli ve enerjik,iyi sunum yapablen bilgili,akıcı konuşma ses tonu ve vurguları yerinde yapan,tiyatral ve drama yeteneğinde soru soran,el,kol ve vucud dilini iyi bilen ve iyi kullanan,karşısındakini çözen,çözüm sunan,ürünün özelliklerinden çok faydasını anlatan,siz kelimesini çok kullanan ve neden* sorusunu çok kullanan,sattmaya uğraşmayan ama almaya özendiren baskı kurmayan ama takipçi olan biri iyi satıcıdır.İyi satıcılar iyi firmalarda çalışır. İyi ürünler satar.İyi kazanır.İyi yer,iyi giyinir ve iyi yaşar

herkes satamaz?

herkes iyi satıcı olamaz.Türkiyede ve dünyada iyi satıcıların sayısı azdır.Çok iyilerinse sayısı Türkiyede ve dünyada benimle birlikte 50 dir.Son yıllarda amerikanın liderliğini birezilyalı satıcılar almıştır.Dünyanın en iyi satıcıları iyi insanlar olup yarışçı kişilerdir ve en büyük özellikleri dürüst ve güvenilir olmalarıdır.

Beytuğ bey çok güveniyorsunuz kendize tanışmak isterim.

Ben Bertuğ beyin sözlerinden boş biri olmadığını çıkardım . Kendisinin yorumlarının devamını bekliyorum .Net ve algılanabilir şeyler söylemesi ise taktir edilmesi gereken bir özellik .Çok dinlemek , güven kazanmaya odaklanmak ,almaya özendirmek isabetli tespitler. Brezilya olayını ilk defa duydum mesela .Guncel bir arkadaş olmalı kendisi. Tebrikler tekrar

"Çok iyilerinse sayısı Türkiyede ve dünyada benimle birlikte 50 dir"

Valla Beytuğ bey, satıştan anlamasam tebrik edeceğim de, "Satışta derece" diye birşeyin olmadığını bilecek kadar uzun süredir satış yapıyorum.

Satış karmaşık bir konudur. Çeşitli türleri ve koşulları vardır. Bu yüzden her satışçı, herkese, herşeyi satamaz. Bir şekilde satsa bile, yaptığı satış doğru olmayabilir.

Satış tarihi, ona buna mal satıp rekor kıran, sonra sattığı malların parasını alamayıp firmasını batıran satışçılarla doludur.

O yüzden bazı satış türlerinde başarılı olan satışçı "iyi bir satışçıdır." O kadar..

Not: Başarılı satışçılara her yıl "Yılın Satış Ödülleri" diye bir ödül verilir. Ancak bu ödül sadece başvuranlar arasından çeşitli katagorilere göre verilmektedir. Ve "O yıl için iyi bir satış yapıldığını gösterir."

satış çocuk oyununcağıdır.

satmak zor değil! aynı yüksek enerjide,motivasyonda ve öz güvende olmak zordur.Buzda kaymakt zor gibi görünür.Ama bunun eğitimini çocuk yaşta alıp ender bir yeteneğe sahipseniz.Üzenine çok çalışmayı ve kendini geliştirmeyide eklerseniz buzda bırakın kaymayı takla bile atarsınız.yAPAN VARSA YAPILA BİLİRDİR.

DOSLAR: UKALALIKTAN DEĞİL AMA İSMİMİ YAZILARINIZA TAŞIMANIZ DEĞER VERDİĞİNİZ VE BENİM YAZILARIMI ALDIĞINIZ ANLAMINA GELİR. doğru mu? Öyleyse dikkatinizi çektim demektir.Şimdi en kalbi duygularla soruyorum.Bunu korumak ve büyütmek benim elimde de mi? İşte burda önemli olan tevazu ve çizgidir.DİKAT ÇEKMEKTEN ÇOK GÜVEN KAZANMAK VE İSTİKRARI YAKALAMAK GELİR.

iyi anlatan satıcı iyi sata bir mi?


bana göre satmak sonuçtur ister saatlerce anlat ister az konuş önemli olan müşterinin almak istemesini sağlamaktır* Bunun içinde nasıl ki bir doktora gittinizde size sorular sorar ve önce neye ihtiyacınız var onu çözer sonra ilacı yazar yada tedavi eder? yani satış da böyledir.Soru sormak çok önemlidir.En önemli soru ise nedendir?

tıkandığınızda neden diye sorun müşteriye neden* o nedenini genelde söylemez söylesede gertek nedeni söylemez .ayrıca başka nedeniniz var mı? gerçek neden diye sorun anlatacaktır.Sizde cevaplara göre çözüm bulun.

satış karmaşık bir konu değildir?
SATIŞ karşılıklı oynanan bir çocuk oyunudur.Satış psikoloji savaşıdır.Satış tutum davranış ve sunum ustalığı ve sohbeti yönetme ve satışla sonuçlandırma sanatıdır.Herke-s satamaz,ama herkes alır.Senin gibi.....R.

satış karmaşık bir konu değildir?
SATIŞ karşılıklı oynanan bir çocuk oyunudur.Satış psikoloji savaşıdır.Satış tutum davranış ve sunum ustalığı ve sohbeti yönetme ve satışla sonuçlandırma sanatıdır.Herke-s satamaz,ama herkes alır.Senin gibi.....R.

BAŞARILI BİR SATIŞÇI TANIYORUM ADI NEŞET.nEŞET SENİN YILIN SATIŞ ÖDÜLÜN VAR MI? BENİMDE YOK ALALIM MI 1 ADET NE DERSİN?

İYİ BİR SATICI HER ŞEYİ SATAR?
kanıt:
soru:Türkiyenin en iyi satıcısı kimdir?
cevap:BAŞBAKAN
satışta başarısızlık yoktur.
satışta sonuç vardır.Satış rakamların alanıdır,rakamlar herşeydir satışta.

Daima durmaksızın satınız.Bunun içinde satış sanatını bilmiyoranız hemen öğreniniz.Zira satmak artık bir sanat,bir ilim haline gelmiştir.Dünyadaki tüm tüccarlara seslenmek istiyorum.Satınız,daima satınız hep satınız.

satış cesaret ister*
satış inanmak ister*
satış çok görüşme ister*
satış yüksek moral ve enerjiyle beraber özgüven,hedef,kararlılık,hırs,istikrar ister*
satış sonuç ister*son olarakta satış hakkedeni yükseltir.Çünkü satış rakamların dansıdır ve satışta başarısızlık yok sonuç vardır.

beytuğ beni başarılı bulman benim için önemli bir seviye sana bir sır vereceğim bildiğini umuyorum ama buradaki dostlarlada paylaşmak istiyorum.üç önemli duyu olan GÖRSEL,İŞİTSEL vede DOKUNSAL duyularına gerekli ve yeterli vurguları yapmanız sizi en başarılı sonuca kestirmeden götürecektir.

NEŞET KATILIYORUM NPL EĞİTİMİ ALDIM.
HERKESE ÖNERİRİM NPL KİTAPLARI OKUYUN.
ayrıca bir sırda ben vereyim
kiraz kelime sırrı sırrıma taktığım isim.
şöyleki etkin dinlerken çok dikkat edin insanlar konuşurken cümlelerin arasına o cümlede tuhaf duran kelimeler katarlar.Ben bunlara kiraz sözcük diyiyorum.VE o insan hakkında fikir sahibi oluna biliniyor bu sır sayesinde.ÖRNEK:HAVANIN YAĞMURLU OLMASIYLA İLGİLİ BİR CÜMLEDE BUGÜN YAĞMUR YAĞIYOR BİTKİLER İÇİN İYİ DERSE
bitkilerle ilgili birşey bilincinde ona bitki dedirtmiştir.NEDEN BİTKİ? bu tesadüf değil kişi biolog olabilir? bu hiç imkansız değil örnek verdim sadece çalışın üstünde inanılmaz neticeler alacaksınız ilginç değil mi?

bir sır daha aynalama tekniği yine NPL den öğrendiğim.İNSANLAR gibi dur.onlar gibi konuş hareketlerini taklit et.ÖRNEK:sağ elini çenesine götürdü sende ona belli etmeden yap,bacak bacak üstüne attı,eğik duruyor öne doğru,ağır konuşuyor benzer kelimeler kullan sonra mesela dirseğini tut oda tutuyorsa sana güvenini kazanmıştırsın.Yani o da seni farketmeden taklit ediyorsa bilinçaltı yapıyor bunu.

beytuğ bey inanılmaz bilgili ve ender yetenekleri olan bir pazarlama dehası satış gurusu ve iyi bir dosttur.Fikirleriyle şimdiden bir çığır açmıştır.
SENİ SEVİYORUZ BEYTUĞ.

Beytuğ bey sizinle tanışmak çok isterim.Şimdiye kadar duyduğum en mithiş fikirler parlak bir zekanın adeta şiirsel yansıması gibi:
kutlarım ve yazılarınızın devamını merakla bekliyorum.

Beytuğ bey, satış konusundaki önerileriniz gayet iyi. Ama yeri yanlış. Burası pazarlama konuları için.

http://www.binbirfikir.com

adresinde uygun bir yere satış ile ilgili bilgilerinizi makaleler olarak yazabilirsiniz.

mesaj alınmıştır.Pazarlama ile ilgili yayı ve yorumlarımı yazacağım pazarlama benim ana uzmanlık dalım satışla ilgili yazıları bilerek yazdım amacıma ulaştım sanırım.ŞİMDİ PAZARLAMAYI ATEŞLEMEK LAZIM...

ELBETTE MEYVA VERMEYE DEVAMI TERKETMİCEM VE PAZARLAMA MEYVALARIM TAZE VE MEVSİMİMDE...

BENDE SENİ SEVİYORUM PAZARLAMA VE R.

pazara hakim olmak mümkün mü?

nasıl?

yeni pazarlama destinasyonları

yeni bir çağ pazarlamada çığır

pazarlama dehası beytuğ'nun yazıları yakında....

YENİ SLOGAN:ANALİZ ET,ÇÖZ,KISKANDIR,HER ŞEYİ BİL AMA SUS...

bazı dostlar yazılarımı çok yakından takip ediyorlar ve bazen onlara feyk attığımı,tezlerini çürüttüğümü hatta buna uğraştığımı düşünüyorlar ama bu arada yazılarımın sadece onlara dokunan kısımlarını eleştiriyor ve engellemeye çalışıyorlar onlara kızmıyorum.Belki heyecanım ve coşkum konulara hakim olmamdan ve derinini bilimsel,teorik ve pratik çok iyi bildiğimdendir.Yazılarımda aslında satış kadar reklam pazarlama faaliyetleri slogan,konum,logo,sponsorluk ve daha birçok konuda yazdığım hemen hemen her konuda es geçiyorlar.Size önerim yazılarımın bütününü okuyun her konuda ve özellikle pazarlama konusunda yazdığımı göreceksiniz saygı ve sevgilerimle...

binbirfikir.com müthiş bir fikir harika bir isim,Buna benzer sitelerde markalaşacak çok hoş bir slogan adı üstünde binbir fikir 1001 renk,1001 bakış açısı harika gerçekten harika satış fikirlerimi azaltmam üzücü belki ama pazarlamaya binbir fikir katabilir ve pazarlamayla ilgili 1001 yazı yazabilirim.BU SİTEYE ÖNCE BÖYLE MİTHİŞ BİR SİTE KURDULLARI İÇİN SONRADA BANA BURDA YER VERDİKLERİ İÇİN VE SATIŞLA İLGİLİ YAZILARIMI gayet iyi diyerek beğendikleri için çok ama çook TEŞEKKÜR EDERİM VE BUNU BİR BORÇ BİLİRİM...SAYGILARIMLA.

bazı barlarda özellikle erkek müşterileri çekmek için,müşteri görümünde aslında bardan bedava yararlanan veya belli ücret karşılığı çalışan kızlar vardır.Onların görevi müşteri çekmek para harcatmaktır.Dans ederler v.b ... ama belli bir süre sonra bu pazarlama stratejisi çöker çünkü müşteriler aptal değildir.ve durumu çakarlar.Sonra kalitesini çizgisini,hizmetini bozmayan firmalar daha kazançlı çıkar.Çünkü pazarlamada kalite,dürüstlük,hizmette ilgi,alaka,çözüm bulma sorunları aşma ve müşteri mennuniyeti vede güveni esastır.ÖRNEĞİN:bir müşterinize gittiğinizde firmanızla ilgili sıkıntısından dolayı yada bir elamanın yanlış davranışlarından dolayı size ve firmanıza karşı ön yargılı ve nedenini anlamadığınız bir biçimde uzak ve soğuk yaklaşım göstere bilir?İŞTE burda sizin yaklaşımınız o müşteriyi firmanıza kazandıracak yada tamamen uzaklaştıracaktır.Burda nedeni bulup.Haklısınız sizi anlıyorum gibi yaklaşımlarla önce müşteriyi sakinleştirip yumuşatıp sonrada buna benzer ne yazık ki her alanda olabiliyor.Böyle bir nedenden dolayı sizin güveninizi kaybede bileceğimizden dolayı çok üzgünüm.Lütfen bana güvenin ve durumu en kısa zamanda düzeltmem için bana bir şans verin.Tarzında yada benzeri olumlu yaklaşımlar inanınız ki pazarda o firmayı belkide eskisinden daha çok size bağlıyacaktır.Sorun çözmek pazarlamanın çok önemli bir zinciridir.

neşet-beytuğ-rozental

HEPSİ AYNI KİŞİ :)

Çok akıllısın çokk oyunu kuralına göre iyi oynuyosun

CEMCEMİNAY SATGI DUYARIM:)

NEŞET ANTALYADAN YAZAN DOSTUMDUR.

ROZENTAL İSE HİÇ TANIMIYORUM.

AMA YİNEDE BÖYLE DÜŞÜNMEN HOŞUMA GİTTİ. iLGİNÇ !

ROZENTAL BENİ İYİ BESLİYOR ONUN SAYESİNDE ÜNLÜ BİLE OLABİLİRİM KEŞKE SÜREKLİ BENİ ELEŞTİREN YAZILAR YAZSA...

satış...:) inanın hayatımın hatası, ama bi alışkanlık da ayrıca:) sizin kadar süslü cümleler kuramayacak kadar yolun başındayım belki ama inandığım bişey var; hep zor:) ama mutluluk verici... ben 22 yaşında, pazarlama sektörü ruhuna işlemiş, satmaktan olağan üstü mutluluk duyan, ve sektörde bana çay getiren çaycı teyzeyi de bana kota belirleyen müdürümü de kendime rakip gören başarılı ama işsiz biriyim işte:( satış bazen beyne emreder ve der ki, tebessüm ve sabır... satış teknik eğitimlerimde öğrendiğim ve uyarladığım tek konu 'müşteri her zaman haklıdır...' bazen içimden bu cümleye burda yazılamayacak kadar sansürlü cümlelerle haykırıorm:) müşterimle bi gün pazarlık yapıorum sarfedilen cümle abartısız şu:'arabayı alırsam yanında sizi de verirler mi!!!' ('hahahahaha') siz olsaydınız napardınız...? ve süre gelen zamanlarda, 'bu akşam yemeğe çıkalım gözümü kırpmadan 70.000 ytl me kıyıp senin markanı temsil eden aracı alacağım.. bak evet de, x marka kredimin onaylandığını sölüor. imzaya çağırılıoruum...' eee, git allahın cezası... diyemioosun tabiki:) yine tebessüm... bryan flanagan satışta müşteri itirazlarıyla başa çıkmanın 4 yolu olduğunu vurgular... dinle,sor,empati kur ve dene... şimdi ben böle bi müşteri ile neyi deneyeyim bryan abi:) neyse.. unutmayın insanlar satın almazlar, onlara satış yapılır.. bol satışlı ve başarılı günler;)

beytuğ bey
biraz megalomanlık var galiba sizde.sorun çözmek pazarlamanın en önemli halkasıdır. sorun çözemezseniz satış da yapamazsınız.Müşteri sorun değil çözüm ister.
mağaza ve şube yöneticiliği yapmış ve halen yapmakta olan birisi olarak tavsiye iyi bir satışçı yada genel anlamıyla pazarlama pesoneli alcak gönüllü olmayıda bilmeli.

bu hasan tahsinde beytuğ beyin hayranlarından

seval satışla ilgili daima tavsiyeye ve yardıma hazırım mail at.
expolinkfuar.b@hotmail.com

seval ismimi yazmayı unutmuşum ben beytuğ

megolomanlık değil ama yüksek ve karşı konulamaz bir öz güven diyebiliriz...

 

Lütfen yorum yazın