Kalabalığın gücü

Hep düşünmüşümdür:  "Bir cafem olsa, içerinin sürekli kalabalık olması önceliğim olmalı."

30 kişilik bir cafede 5 kişiden 100YTL kar etmek mi daha iyi, içeriyi 30 kişiyle doldurup 100YTL kar etmek mi?

Anı yaşıyorsam, tabii ki ilki. Az eforla cebime giren aynı.

Öte yandan, bir cafenin başarısını kalabalıktan daha iyi ne gösterebilir ki? Bugün yerimi dolu gören kişiler yarın müşterilerim.

Geleceği düşünüyorsam, tabii ki tercihim 2.si olur.

15.08.2007


 

Yorumlar

tabi

Bence iki örnek de iyi değil.

1. sinde 30 kişilik kafede 5 kişiyi görenler içeri girmeye çekinecektir.

2. sinde ise 30 kişiye yapılan hizmete rağmen fazla bir kazanç elde edilememektedir. Kaldı ki 30 kişiye hizmetin bazı ekstra maliyetleri de olacaktır.

Ben 25 kişiden 200 YTL kar etmenin daha uygun olduğunu düşünüyorum. 5 kişilik de yerim kalsın ki ekstra gelenleri kaçırmayım :)

tamamen doğru rozental ama konu şu senin dediğin 25 kişinin oraya çekilmesi. sonuçta 5 kişi tanıdıklarla - 30 kişi ucuz fiyat veya kampanyalarla çekilir. 25 kişi oturmuş müşteri kitlesi olarak bir beklentidir. bu arada söylediklerimi yaşadığımı bilin çünkü ben reklamcı değil bir restaurant işletmecisiyim:) şizce bir restaurant için en iyi tanıtım nasıl yapılmalı maliyet ve imkanları düşünerek yanıtlarsanız sevinirim.

Rozental ne kadar da akıllısın sen oyle. Ben de 1 müşteri isterim 1000 lira ödesin:)

"gizemime" ye,

İşyerim İstanbul'un en işlek caddelerinden birinde.Yemek için çok güzel yerler var.Ya fiyatları çok yüksek ya servisleri kötü ya da yemeklerin tadı idare eder düzeyde. Bir de esnaf lokantası var ki, hem yemekleri kaliteli buna rağmen fiyatlar çok ucuz, hem de servisleri çok hızlı ve hergün de çok dolu. Oraya gittiğinizde öyle sessiz sakin bir yemek yiyeceğinizi filan beklemeyin.
Tabak-çanak sesleri içerisinde yiyorsunuz, ama buna rağmen hergün full oluyor.

Önce kaliteli ucuzluk sağlayıp sonra da çok hızlı servis yaptığınızda müşteri sayınızın artmaması kaçınılmaz.Mutlaka tavsiye ediliyorsunuz.


aslına bakarsanız iki örnekte çok güzel.
müşteri gözü ile baktığımda , sakin ve ucuz,
işletmeci gözüyle baktığımda kalabalık ve iyi fiyat. kusura bakmayın empatik bakmak zorundayım. üstelik şu anda karnımda aç

Bence bir restaurant için en iyi tanıtım, bir gurme'nin tavsiyesinin gazetelerin birinde yer almasıdır.

Bunun için de ses getirecek değişik bir ürün olabilir.

Onun dışında, elbetteki müşteriler ve çevre firmalar ile ilişkiler önemli.

Bir de restaurant'ta sürekli müşteri bulunması. İnsanlar boş yerlerdeki ürünlerin kötü veya bayat olduğunu düşünür.

O yüzden gerekirse bedava yemek vererek 5-6 kişiyi içeride tutmak bence önemli.

Bence 2ci tercih en guzeli cunki bugunku 30kishi gelecekde yeni insanlarin tercih etmesi icin caba gostermeye ihtiyaci kalmayacak cunki zaten 30 kishilik yer olarsa onlarda bashqalarina konushtukalri zaman dahada kalabaligin olmasina sebe olur ve bunaca inasan akin ettigi yerde fiyatlari goze gorsenmeyecek shekilde artirsaq kari 30 vursaq bakin kac eder ama 5kishi oldugunda gerek fiyati cok yukseltmek lazimki gerekdigi kari elde etsin ben butun hallarda 2ci tercih derim..

bence amaç kar elde etmekse ki öyle,hedef kitle örnekden anladığıma göre,maddi durumu diğer otuz kişiye oranla daha iyi olan ilk beş kişi olmalı.Temizlik başta olmak üzere yemeklerin lezzeti çok iyi olmalı özel menüler ve güleryüzlü hizmet olmalı ve bu şekilde sabırla sürekli bu şekilde zevk alarak ve çalışanları da motive edip onlarında zevk aldığı bir çalışma ortamı yaratarak, beş kişiyle yola devam etmeli,inanıyorumki zamanla yüzlira kar bırakan beş kişinin sayısı en kötü yirmi veya yirmibeş olur buda dörtyüz veya dörtyüzelli lira kar demek...Sonraki yatırımlar size kalmış!

ARKADAŞLAR KOUNUN BİR KAÇTAN İLİŞKİSİ VAR TEKBAŞINA HEPSİ AYRI BİR ŞEY ANLATIYOR.ÖNCELİKLE AÇTIĞINIZ YERLE HANGİ MÜŞTERİ PORTFÖYÜNÜ HEDEFLİYORSUNUZ ONDAN SONRA DİĞER AŞAMALAR.BENCE KALİTENİN UCUZZU OLMAZ UYGUNU OLUR HEM ÇOK KALİTELİ HEM ÇOK UCUZ? İŞARETİ OLUŞUR.KURULUŞLAR TİCARİ OLDUĞU İÇİN TABİKİ KAZANMAK ESAS KAZANMANIN YOLUDA SEKTÖRÜN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRMEKLE OLUR BUNUN ADI NE OLURSA OLSUN GEREĞİNİN YAPILMASI!!!

iki örneği istatıksel olarak elle aldıgımızda o yer kazanmamaktadır.beni yerim olsa 30 kışılık yer dan 400 ylt kazanmasını çalısırımdım.Çünkü birinci örnek 5 kışıden 100 ytl kazan var.Bu sunu gösterir full olsa 600ytl kazanacak arasındakı fark ise 500ytl.hi simdi gelelim konuya niye siz burda 400 ytl kazanç yapyalım.İkisini göz onunde alalım.görceksiniz o zaman gerçek olayları...isletmende ise hangisi galip ikisi galip değil. zarar yapmaktatırlar.Bana gore 400 ytl kazanan olursa kazan o olur. nasıl kazanacaklar diyeceksiniz o da bende saklı olsun meslek bilgisinde kalsın..

Bu tartıştığınız konuyu ben Bursa'da yaşadım. Altıparmak gibi bir cadde üstünde bizim sinema atölyesi (Atölye 16mm) ve bir kafe işletmecisyle birlikte olduk. Yeni olmasına rağmen mekan, yaptığımız doğaçlama, söyleşi ve kısa film etkinlikleriyle insanlar yavaş yavaş gelmeye başlamıştı. mekanda çay, kahve, tost, most vs vs. satışlar yapılıyordu. Başta fiyatlar makul denebilecek düzeydeydi fakat hizmet ve ürün kalitesi berbattı. Buna rağmen insanlar gelip etkinliklere katılıyordu. işletmeci gelen kalabalığa ürünlerini satabilmek için kaliteyi yükseltmek yerine fiyatlara birden zam yapınca, müşteriler de bi daha hiç bir etkinliğe gelmez oldu. Yani işletmeci kendi ayağına kurşun sıktı bi anlamda. kalitesiz ama pahalı çay, bir kazıklanan bi daha gelmedi.

Başta işletmeci şundan yakınıyordu: Kalabalık var fakat kasadaki para aynı. o zaman ben de zam yaparım, az gelir müşteri gelir belki ama kasadaki para çok olur!

olmadı tabi.. bu yanlış zihniyet çok müşteri kaybettirdi. Biz o mekandan ayrılıp başka yere taşındık. Bizden sonra da aynı fiyat politikasını gütmüşler sonra yeniden ucuzlatmışlar ama hiç bir zaman o eski kalabalık ortamı yakalayamadılar.

Verdiğiniz örnekler bence pek uygun değil. Mekana, hedef kitleye ve diğer değişkenlere bağlı olarak oldukça göreceli doğrular çıkarılabilir.

Pazarlama'da doğruların olduğunu kabul etmem, ancak işletmecilikte genel doğru olarak kabul edilen, Delta Airlines'ın kendini kurtarma modelidir.
Bilet fiyatlarında %5'lik bir artışla %50 müşteri kaybetmelerine rağmen, uygulamaya geçilen ve takip eden senelerde karlılıklarını %25 kadar artırmışlardı. Böylece işletme maliyetlerini de düşürmüş, daha verimli çalışmaya başlamışlardı.

Olaya cafe işletmeciliği açısından bakarsak; mekanın konumu, hedef kitlesi çok önemli olduğundan, her 2 taktiği de doğru kabul edebiliriz.

Cafemi Fenerbahçe'ye ya da Cadde'ye kuruyorsam 5 kişiye premium hizmet verir, Taksim'de rekabet edeceksem 30 kişiye ortalama hizmet veririm. Rekabetin aşırı olduğu mahallerde farklılaşma ve niş olmak için tam tersi de uygulanabilir elbette.

Bu konuda herkes bir taktik yürütebilir. Görünen o ki, cafe pek güzel bir örnek olmamış...

madem 5 kişiden 100 ytl karedebiliyorsan neden30 kişiden 100ytl karetmeyi düşüneyimki bence 30 kişiden 600ytl karetmeyi düşünmeliyiz

Restorantlar için ağızdan ağıza pazarlama yöntemleri en etkili yöntemlerdir. Yani tavsiye metodu , uzman görüşü , etkinlikler düzenlemek ,ünlülerin restoranda çekilmiş fotolarını yayınlamak ve restoranın pek çok müşteri olduğunun dışardan görünmesine olanak veren bir dış görünüme sahip olmak. Hepsi womm türleridir.Yazara katılıyor volum esastır karlılığı sallayın önce trafik yaratın ,ortam olsun mekanınıza , gerisi kolay relax ..

Burada bir cümle dikkatimi çekti. '' Restaurant'ta sürekli müşteri bulunması önemli . İnsanlar boş yerlerdeki ürünlerin kötü veya bayat olduğunu düşünür. ' süper bir cümle koptum okuduğumda. Gerçeğin en derin ve net hali işte bu. İnsanlar bir restorandaki kalabalığa bakarak oraya oturup oturmayacaklarına karar veriyorlar .Trafiği yüksek olmayan restoran ,riskli olarak algılanıyor. İnsanlar riski sevmez . Başkalarının tercihlerine güvenir. Birde kalabalık ortamlar insanlara yapay bir sosyalleşme hissi verir .Sakin ortamlar sıkıcıdır insanlar eğlence ararlar .Birde bir restorantın yemekleri kaliteli fiyatları iyi servisi hızlı ise normalde dolu olur dimi , İşte dolu restoran manzaraları müşterinin kendine bu restoranın iyi olduğu ile ilgili bir hikaye anlatmasınız sağlar ve insanlar buraya akın eder trafik trafiği doğurur. Önce kanallarınızı müşteri ile doldurun ,bedava sunun ürünlerinizi, süper indirimler yapın ,süprizler yapın ,jest olarak ikramlar sunun , ama hep dolu görünün . Boş olan restoran , asla kendini doğru ifade edemeyecek yanlış algılanacaktır . İnsanlar sizi nasıl algılarlarsa siz öylesiniz. Gerçekler hiçbirşeydir algı herşey .

her zaman sürümden satıştan yanayım ve hep kazandırdığını görmüşümdür zarar ettim diyen varsada mutlaka kendı hatasından dolayıdır nerde hareket orda bereket..

En sagliklisi 15 kisi ile 100 liralik satis yapmaktir.
30 kisilik bir cafe nin 5 musteri ile ayakta durdugunu görenler, dedikoduya baslar.

sürkülasyonu mümkün olduğunca arttırmak ve hızlı servis yapmak 1. çözüm. daha çok kazanmak istiyorsanız artı spesiyeller üretmeli sadık müşterileriniz oluştuğunda kaliteyi fiyatı hızı dahada arttırmak kazancınızı arttıracak... dolayısıyla 2.seçenek uzun ve kalıcı sürecin olası dayanağı ve temeli amaç fazla satış yapmak özel olmak kalıcı olmak ve kaliteyi hızla bütünleştirmek ve bütün bu bütünleşik pazarlama amaca ulaşacak.

bence 2 örnekte güzel!ben busene pazarlama okumaya başlıycam!örneginiz neden dikkatimii çekti çünküü bende cafe açıp işletmek istiyorum ve benim için 2.örnek dogru bir seçim olurdu!

Sevgili GİZEMİNE, restorantın için en iyi tanıtım aracı varolan müşterilerindir.Tv,gazete ve diger teknolojileri kullanman tabii ki kaçınılmazdır..Mesela seni senden daha iyi tanıyan yoktur öyle değil mi,sen nelerden hoşlanıp hoşlanmadığını bilerek hareket ediyorsun ve çevrendekiler senin bu hareketlerini tahmin ederek hareket ediyor.Restorantını da bir canlı olarak düşünürsek,canlının içindeki kişi(yani müşteri)çevresine ne hissettirmek ve anlatmak istediğini bilir ve ondan emindir.Bunu gerçekleştirmek için müşterilerinin gerçekten ilgilenildiğinin farketmesi gerekir..ilgiden kasıt müşterinin her sorununa ilgiyle yaklaşmak..Son olarak şöyle bitirebilirim heralde:"Ne kadar umursadığınızı bilmedikleri müddedce,ne kadar bildiğinizi umursamazlar."

Hizmet sektörü içinde cafe, restaurant gibi işletmeler güven,özveri,titizlik isteyen en önemlisi zaman isteyen işlerdir. Kardan kelle hesabından önce müşterinin işletmeye nasıl en kısa zamanda kemikleştiririmin hesabı yapılması lazım bu süre zarfında zaten günlük cirolar ve kar marjları kelle başına göre değil civarındaki cafe ürün fiyatlarının ve günlük ortalama genel giderine göre şekillendiğinin farkına varırız. cafe işletmeciliğini biliyorsan ki biliyor farzedelim sen fark yaratan yönünü işletmene yansıt herşeyinden feragat et ve inan bu üçlü sac ayağını oluşturursan başarı bilki senin yakanı bırakmaz.

arkadaşlar ben taksimde cafe açmak üzereyim sadece işletme okudum . tecrübem yok ama kardeşim daha önceleri cafede işletme cilik yaptı aslında biraz tedirginim fikirlerinizi okudum. bu işler biraz özveri istiyor bana değişik fikirler veririseniz müşteri çakme konusunda çok sevinirim tşkl.

 

Lütfen yorum yazın