Pazarlamanın görevi ne zaman biter?

Apple mağazası ile ilgili yazdığım yazıya gelen yorumlardan birisi: "bizler pazarlamacıyız, ürün zaten satılmış müşteri seçimini yapmış ve ödemek için sadece işi kolaylaştırıyoruz. bizim işimiz bu değilki..." Benzer bir kaç yorum daha olduğundan söylemeden edemiyorum:

ŞAKA YAPIYOR OLMALISINIZ!

[Pazarlama 101]: Müşteriyi ilgilendiren her şey pazarlamacının görevidir.

[Kendime not]: Belki de, pazarlamanın ne olduğunu daha iyi anlatmam gerek.

30.11.2007


 

Yorumlar

İşini memur zihniyetiyle yapmanın bir sonucu olsa gerek, ne kadar anlatsanız da boşuna olacaktır.

Sırf mağaza içinde ve sonrasında yaşadıklarından dolayı markalara küsenlerle dolu dünya. Bu basit gerçeği ve fark yaratınca oluşan deneyim paylaşımını nasıl göremezler inanılır gibi değil?

Bir de meselenin şu boyutu var. Belki bu "pazarlamacı" insanlar, kendileri bu farkı göremedikleri için savunma geliştirmişlerdir diyelim. Bu tür bir mağaza içi geliştirme, mağaza çalışanlarından, en alt ama müşteriye en yakın kesimden gel(ebil)meli. Bunu sağlayan bir stratejiyi şirketler geliştirmeli. Pazarlamacı da bu geridönüşleri değerlendirerek fark yaratmayı deneyebilir.

Apple yazınıza gelen yorumları okuyunca tüylerim ürpermiş ve yorum dahi yapma gereği duymamıştım.

Bu konuyu bu yönüyle tekrar gündeme getirip fikrimce profesyonel bir pazarlama uzmanı olduğunuzu ispatladığınız için öncelikle Can Bey size teşekkür ederim.

"Pazarlama ve pazarlamacılar" kavramları insan beyninde aldatılma, dolandırılma, kandırılma,kanına girme,kakalama,soyup soğana çevirme gibi kelimelere karşılık gelmeye başladı.Bu kadar itibar kaybeden başka bir meslek gelmiyor aklıma inanın. Gidiş o ki tdk'da pazarlamanın ayrı bir tanımı daha yapılmaya başlanacak.

Pazarlama ile yakından uzaktan ilgisi olmayan ve sadece yapılan yorumları okuyan birinin, kendisine ne kadar faydalı bir ürün sunulursa sunulsun pazarlamacılara olan tutumunu, kaybettiği ürün ve faydayı, kaybettirdiği kârı düşünürsek pazarlamacılığın neden bu kadar zor yapıldığını, iş ilanlarında en çok aranan pozisyon olduğunu da açıklamış oluruz.

Eline çanta alıp kapı kapı birşeyler satmaya çalışan insanlar, Pazarlamacı teriminin yanlış anlaşılmasına neden olan kişilerdir.

Bu kişiler yüzünden bazı apartmanların kapılarına "Pazarlamacı giremez" yazılıyor.

Oysa "Pazarlama" o arkadaşların yaptığı sıcak satış türü için kullanılabilecek bir deyim değil.

Bu yüzden insanlar "Satış ve Pazarlamayı" birbirine karıştırıyor. Ve böyle trajikomik durumlar ortaya çıkıyor.

En basit tanımları ile...

Pazarlama : Bir ürün ile, müşteri kitlesinin ilişkisini en iyi şekilde sağlamak için yapılan çalışmaların bütünüdür. Bunun içine satış, halkla ilişkiler, reklam, mağaza dizaynı hatta ürün planlaması bile girer...

Satış : Pazarlamanın bir bölümüdür.

Pazarlama, iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta ürünün, markanın, müşterinin yanındadır. Yanında olmaktan başka çaresi de yoktur.

Bu mantıkla pazarlama yapılırsa zaten kazanılmış hiç bir musteriye hizmet vermeye gerek yok. Amac musterıye bır kere urun satmaksa arkadasın dedıgı kabulum ama sadece bir kere urun satmak basarısız bır pazarlama ve satıstır. Onemli olan marka ile hedef arasında uzun vadeli bir bag olusturmak. Bunu da satıstan once,satısta ve satıstan sonra ayrı ayrı yapmak gerekir.

 

Lütfen yorum yazın