Eski dünyanın pazarlamacıları
Bloglar ve Internet'in kendisini isptalaması gerektiğini düşünen insanlar olduğunu farkedince, retro pazarlama adı altında iki yazı yazdım. Belki yanlış yorumladım çünkü birileri bana fena halde kızdı, hatta birisi bir daha beni okumamakla tehdit etti (ne büyük ceza).
Gerçek şu ki, denenmiş ve kendini isptalamış yöntemler dışına çıkamayan büyük bir pazarlamacı kitlesi var. Bu kitle genellikle, bloglar ve Internet'i negatif şeylerin konuşulduğu bir yer olarak görüyor. (Doğru tespit. Yanlış olan hayatta da en çok konuşulanın negatif olduğunu gözardı etmek.)
Olumsuz sohbetler ağırlıklı olsa da sohbetler artık daha çok İnternet'te gerçekleşmeye başlıyor. En azından genç çoğunluk için.
Böyle bir döneme girerken, retro pazarlamacı olarak kalmak, yakın zamanda pazarlamacılık yapamamak anlamına dahi gelebilir.
Bu yüzden, eski dünya pazarlamacıları (retro pazarlamacılar) ve yeniliklere hevesle kapılan yeni dünya pazarlamacıları için kısa bir yazı yazdım.
Marka yarattığını sanan pazarlamacılar
eski dünyanın pazarlamacıları (indirmek için tıklayın)
Umarım faydalı bulursunuz. Faydalı bulursanız, istediğiniz kişiyle paylaşabilir, istediğiniz kadar basıp dağıtabilirsiniz. (Faydalı bulmazsanız, bir şey söylememe gerek yok, eminim hiçbir şey yapmazsınız.)
28.01.2008
Uzun süredir yazmıyordunuz.
pazarlamaya farklı bir yorum getiriyor
aslında bunca reklamın arasında farkedilmek hakikaten zorlaşıyor.bide insanların bu reklamlara inanma-inanmama durumuda var.
biraz ince düşündügümde, reklamı nerelerde yapmamız gerektigini anlamaya çalışıyorumkulaktan kulaga olacak bi reklam, çevremize anlatarak ilettigimiz mesajlar bencede isabet konusunda 12 veya 11 den vurmak gibi olacak...
KATILIYORUM...