Otantik misiniz?
Aklımdan geçen beni zaman zaman rahatsız eden bazı düşünceler:
Para kazanmayı seviyorum ama para kazanmak için inanmadığım şeyler yapmak istemiyorum.
Televizyon reklamlarında bir fırsattan bahsedilirken, alttan okuyamayacağım kadar hızlı geçen yazılar görünce bu fırsatın gerçekliğine inanmıyorum.
Söylediklerimle yaptıklarımın ayrı olmasını istemiyorum.
Müşteri en önemli varlığımızdır derken, sadece değerli veya riskli müşterilerini kayıran firmalara güvenmiyorum.
Otantik kelimesinin anlamlı: kendi gerçekliği.
Aslında müşterileri veya kendimizi kısa zamanda ikna etmek kolay. "Hey paraya ihtiyacım vardı.", "Burası hayır kurumu değil."... "Ucuzdu tercih ettim."
Mühim olan ise, insanları ikna etmek değil, inandırmak. Müşterilerimiz sürekli yaptıklarımızı sorguluyor, biz firmamızın yaptığımız şeyleri sürekli eleştiriyorsak, ortada bir yanlışlık var demektir.
Otantik olmayan = Rahatsızlık veren = Güven vermeyen = Uzun dönemde başarısızlık.
Size ve kendime: Otantik misiniz?
26.01.2008
"Mühim olan ise, insanları ikna etmek değil, inandırmak. Müşterilerimiz sürekli yaptıklarımızı sorguluyor, biz firmamızın yaptığımız şeyleri sürekli eleştiriyorsak, ortada bir yanlışlık var demektir."
İşte buna ürüne inanmamak denebilir. Bu konuyu daha önce tartışmıştık. İnsanın, sattığı veya pazarladığı ürüne inanması gerektiğini söylemiştim.
Yalnız burada hassas bir nokta var. "Paraya ihtiyacım vardı" düşüncesi insanı yanlış yaptığını düşündüğü şeylerden dolayı rahatlatmaz. Sonuçta herkesin paraya ihtiyacı var. Bazı paraya ihtiyacı olan kişilerin banka soyması, onları haklı çıkarır mı ?
Bu noktada düşünülmesi gereken konu şu, yaptığınız işten başkaları zarar görüyor mu ?
Bazı pazarlama veya satış taktikleri, göz boyama olarak adlandırılabilir. İnsanlar bu gözboyama neticesinde, bazı ürünleri bazı ürünlere tercih eder. İşte bu tercih sonucu tüketicinin ciddi bir zarara uğramaması önemlidir.
Soymak için pavyonlara adam sokmaya çalışan kişilerle, lokantasına müşteri çekmek için "buyrun" diye bağıran esnafın farkı budur.