Reklamlarla ilgili bir iki istatistik

Bir araştırmaya göre, reklam aralarında izleyicilerin,

  • %41.2'si kanallarda sörf yapıyor.
  • %33.5u odadakilerle veya telefonda konuşuyor.
  • %30.2'si başka hayallere dalıyor.
  • %5.5'u reklamları pür dikkat izliyor.

Rakamların ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama gerçeğin en azından bu kadar bariz olduğuna inanıyorum. Düşünürken, bir alakalı bir alakasız iki şey geldi aklıma:

  1. Reklamların karşısında kaç kişi olduğu değil, kaç kişinin izlediği mühim olan.
  2. Reklam yayınlanmaya başlamadan önce, etkisi ölçümlenirken, insanlara bir tek reklamın kendi mi izletilmeli, yoksa tepkisini ölçmek istediğimiz reklamı diğer reklamların arasına koyup mu izletmeliyiz? Böyle yaparsak, sonuç o anda televizyonda oynayan reklamlara göre çok değişiklik gösterir mi?...

25.01.2008


 

Yorumlar

Kendi adıma televizyon reklamcılığının can çekiştiğini düşünüyordum, yukarıdaki istatistik düşüncemi doğrulamış oldu. Artık marka olmanın gereği, spesifik bir kitleye hedeflenmek. Bu nedenle cümle aleme aynı reklamı izletmek (üstelik izlemediklerini bile bile), çuvalla parayı reklam kanallarına ödemek çok anlamsız bir hal aldı. İzleyici tepkilerini ölçmek ve adımlarını takip etmek için en iyi yol internet. Bu nedenle msn'den e-postaların içine kadar her yer reklam alanına dönüştü. İnternet reklamcılığının çok hızlı gelişeceği muhakkak. Öte yandan alışveriş merkezindeki güvenlik dedektöründen, sinema biletine kadar pek çok yeni reklam alanı var hayatımızda. Reklam mecrası-hedef kitle-mesaj ilişkisi doğru kurulduğunda reklamın geri dönüşü daha fazla oluyor. Yani Coca Cola'nın MTV'de reklam döndürmesinden sağlayacağı faydayı "ekinezyalı falan filan çayı bağışıklık sisteminizi güçlendirir" mesajı veren bir bitki çayı markası sağlayamayabilir. Bu nedenle çay firmasının eczane poşetlerine reklamını basması ya da hastane önünde billboard kiralaması daha etkili olabilir. Pazarlamacısının vizyonu önemli...

Reklamın tüketiciye ulaşmasıdır, önemli olan. Eğer bir reklam kuşağındaki bütün reklamlar %5,5 tarafından izlenmişse, bence hedefe ulaşılmış demektir.

Çünkü bir tüketicinin bir ürünün reklamını 1-2 kere izlemesi bence yeterlidir.

Reklam bir film değildir. Çok kısa sürer ve sık tekrarlanır. Doğal olarak insanların aynı reklamı defalarca izlemek istemesi için ciddi bir sebep yoktur. Tabi reklam çok ilgisini çekmemişse.

Bir reklamın değişik kanallarda, farklı reklam kuşaklarında defalarca verildiğini düşünürsek. Her seferinde %5,5 luk bir kesimden 19-20 tekrarda sonuca ulaşılır. Bir reklamın günlerce sürdüğünü düşünürsek sonuçta reklamınız tüketiciler tarafından en az 2-3 kere izlenmiş olur.

Yani birkaç gün yayınlanmış bir reklam, hedef kitle tarafından mutlaka görülmüş ve değerlendirilmiştir. Reklamın etkili veya etkisiz olması ise, içeriği ile ilgilidir. Ayrı bir konudur.

P.S. Gazete reklamı sattığım dönemde reklam verenlere tavsiyemiz, en az 7 tekrardı. Yani gazete reklamları da, oldukları yerde durdukları halde, ilgi çekmeyebiliyor.

Bence aksini dusunuyorum.Bence aslinda reklamin karsisinda kac kisi oldugu daha onemli.Reklamlar zaten bin kez ayni seyi tekrar eder dururlar.Devamli dikkatle izlenmeleri imkansizdir, hatta amac da degil bence.En onemlisi, bilincaltinda yer etmek.Izlemezken bile izliyoruz aslinda.

Jay Conrad Levinson'a göre:
"Bir insanın sizden bir şeyler almaya hazır hale gelmesi için kaç kez sizin mesajınızı duyması gerekir? Tam 9 kez. Evet bu iyi haber ama bir de kötü haber var! Söylediğiniz 3 şeyden birini algılamaz insanlar. Yani üç mesaj gönderdiğinize 2 'si boşa gider.
- Bir insana 9 kez mesajınız gittiğinde 3 kez zihnine ulaşmış olursunuz ve sizi daha önce duyduğunu hatırlayabilir.
- 12 kere mesaj gönderdiğinizde sizi 4 kez algılar ve kafasında bir yer edinirsiniz; sizi sağa sola sorabilir.
- 15 kere mesaj gönderdiğinde 5 kez algılamış olur ve sizin web sitenize girer veya teelefonla arayabilir.
- 18 kez mesaj gönderdiğinde 6 kere kafaya girmiş olursunuz ve sizi yavaş yavaş almayı düşünür.
- 21 inci mesajda o kişiye 7 kere ulaşmış olursunuz ve satın almayı düşünmeye başlar.
- 24 kez mesaj gittiğinde hazırlık yapmaya başlar
- 27 kez mesaj gönderdiğinizde sizi 9 kez algılamış olur ve sizden bir şey satın alabilir...
Bundan çıkan bir tek sonuç vardır; Sabır olmazsa iş olmaz..."

Bu açıklamaya göre reklamı kaç kişinin izlediği değil hedeflediğiniz kitlenin ne kadarının reklamı algılayabildiği, reklamın ne kadar farkındalık yaratabildiği önemli. Televizyon reklamlarının öldüğüne inanmıyorum, içeriği hedefi yakalayan reklam her zaman başarılı olur bence...

Rakamlarin gercekligine inaniyorum, soylediklerinize de katiliyorum, ama bir nokta daha var; etrafinizdakilere televizyonda olan herhangi bir reklamdan bahsedin, bilmeyen ya cikmayacaktir, ya da cok cok az cikacaktir, ki o bilmeyenin de birkac gun icinde haberi olacaktir.

slm

 

Lütfen yorum yazın