Rekabete göre pazarlama
"Fiyat" dışında pazarlamanın odağını bozan diğer konsept "rekabet".
Rekabete göre ne durumdayız? Rekabet nasıl, onlardan nasıl pay alabiliriz? Rekabet fiyatı düşürürse ne olur?
"Biz"e (kendi markamıza, şirketimize) değil başkasına bakarak (müşteriden değil, rekabetten bahsediyorum) ilerliyorsak, rekabet ve fiyatla savaşmaya devam edeceğiz demektir. Eski pazarlama mantığıyla.
Farkı, biz mi yaratacağız, başkarıları mı? Rekabet başarısız olunca mı başarılı olacağız? Fiyatları bizimkinden pahalı oldğunda mı? Bir hata yaptıklarında mı? Bir ürünü bizden sonra çıkarttıklarında mı?
Gerçek başarının başkalarına bağlı olduğunu mu sanıyorsunuz?
19.02.2008
Gerçek başarı çoğunlukla şansa bağlıdır.
Bazen Allah "yürü ya kulum" der.
Atatürk şapka devrimi yapar. Şapka mağazanız vardır. Vakko olursunuz.
Kişisel bilgisayarlar patlama yapar. Bunlarda kullanılan ilk yazılım sizinkidir. Microsoft olursunuz.
Türkiye'de ilk cep telefonu işletim hakkını alırsınız. Beraber piyasaya girdiğiniz rakibiniz bocalar. Kullanıcı üstünlüğünü ele geçirip Turkcell olursunuz.
Elbette bu örneklerde atılan adımlar için bir ileri görüş söz konusu. Ama şu da unutulmamalı tarih başarılı olanları hatırlar.
Yani daha birçok ileri görüş örneği, koşullar uygun olmadığı için kaybolup gitti.
Konuya dönersek. Bir alanda ilk, öncü veya tek olursanız başkaları sizi fazla ilgilendirmez.
Ama rekabet altındaysanız. Elbette rakibi takip etmek durumundasınız. Diğer yandan da alanınızda yeni ilkleri gerçekleştirmeye, çalışmalısınız.
Yani ne rakibi boş bırakacaksın, ne de yenilik yapmaktan geri kalacaksın.
Rakip hata yaptığında da darbeyi vuracaksın. Bunu en iyi Turkcell bilir.
Günümüzde şartlar eskiye göre daha zor !