Azını söz vermek, çoğunu sunmak

Eğer marka bir söz ise, tüm şans olasılıkları, politika taktikleri ve insan davranışının belirsizlikleri mümkün olduğunca az söz vermemiz gerektiğini öneriyor. referans

Azı söz vermek + fazlasını sunmak = yüksek müşteri memnuniyeti

Yeterince büyük söz vermemek = ilgi çekememek demek

Çok fazlasını önermek + azını sunmak = müşteri memnuniyetsizliği

Sınır nerede belirlemek kolay değil fakat ama başarı için kural:
Yeterince ilgi çekecek kadarını söz vermek + daha fazlasını sunmak = yüksek müşteri memnuniyeti + yeterince müşteri

29.04.2008


 

Yorumlar

Sınırın nerde olduğunu belirlemek bence de kolay değil.

Ama "Yeterince" durumu genellikle "Diğerlerinden fazla" anlamına gelir.

Yani diğerlerinden fazla söyleyebilmelisin.

Bu nokta önemli, "Ne söylediğin" değil, "Ne söyleyebildiğin"

Yani altyapın sana diğerlerinden fazlasını söyleyebilme imkanını vermelidir.

Ben satışta atıp - tutan, sonra kafa üstü çakılan çok gördüm.

Ben mesela Türkiye'deki büyük gazete markalarının internetten haber toplamalarına deli oluyorum. Bir hafta yabancı bir sitede okuduğum bir haberi ertesi hafta hatta ertesi gün o büyük Türk gazetelerinin websitelerinde görüyorum. RSS listemde üstte orjinali duran haberin çakmasını (acele türkçeleştirilmeye çalışılmış, görseli copy paste edilmiş,..) hemen altında okuyorum. Ve bunlar hala en büyük gazeteler. Söylenen şey bence lokal değerlerle paralel. Türkiye'de "çok fazlasını önermek + azını sunmak = Deli gibi müşteri"

Sanki bir turistik geziye gitmiş fotoğraf çekmişte, hafıza kartında ne var ne yok yeni klasör oluşturup atmış gibi fotoğraf galerisi koyuyorlar. Bri haber için 200 bilmem kaç tane fotoğraf var ama toplasan 2-3 tanesi yayınlanmaya değer. Teknoloji denen şeyin suyu bu kadar çıkartılır. Bir haberin içine girersin 20 tane fotoğraflı banner... Sorsan hepsi Türkiye'nin en iyi haber siteleri. Bunlar Türkiye'de lokomotif markalar hesapta. Modeller böyleyse gerisi nasıl olsunki. Türkiye'de müşteri mi varki adam gibi birşey öneresin sunasın memnuniyet bekleyesin..

Yanlış anlaşılabilir. O yüzden toparlamam lazım. HSBC diyorya dünyanın lokal değerleri, ülkelerin lokal değerleri zırvası. O doğru bence. Türkiye için daha gerçekçi bir önerme: Çok fazlasını önermek ve "mış" gibi yapmak + Makul ölçülerde az değerli olan sunmak + Uyanık olmak + etikte azıyla yetinip pahada çoğunu istemek = bir SÜRÜ memnun müşteri

Küçük bir ekleme daha:
İlk girişte bahsettiğim haberler ajans haberlerinden ziyade pratik eğlencelik haberler.

Bence vaadiniz yeterince açık olmalı. Bu, az ya da çok şey vaad etmekten daha önemli. Örneğin "cebinizi yakmayan ...", "kesintisiz iletişim", "7/24 hizmet", "paranızın tam karşılığı" gibi vaadlerde bulunmak ve bu vaadi yerine getirmek yeterince tatmin sağlar (Paranızın tam karşılığı dedik, en ucuz demedik). "Yeterince tatmin" diyorum, çünkü müşterilerin beklentilerinin de sonu yok...

overpromising denen kelimenin Türkçe'de karşılığı var mı? Yoksa acilen bulunmalı. Bu ülkenin buna ihtiyacı var.

Kredi kartını pvc kaplatıp çağrı merkezini arayan birinin kartım çalışmıyor siz ne biçim bankasınız diye arayan bir müşteri örneği yeterince anlamlı absürt bir örnek:)müşterimi oda kim?:)

 

Lütfen yorum yazın