Shimano, pazara farklı bakış

Lime
Ünlü bisiklet vitesi markası Shimano ile ilgili ilginç bir hikaye okudum. Bisiklet pazarı istendiği gibi büyümediği (günlük kullananlar azalıyor) için, Shimano bir araştırma yapmaya başlıyor. Neden insanlar bisiklet kullanmıyorlar,  anlamaya çalışıyor.

Fakat bir çok pazarlamacının yaptığı gibi, bisiklet kullananları veya eskiden kullanıp şimdi kullanmayanları değil, bisiklet kullanmayanları araştırıyor. Müşterileri değil, müşteri olmayanları.

Shimano’nun bulduğu (bisiklet kullanmayanlar için çocukluk anıları önemli çünkü bisikleti o zamanlarda keyifle kullanıyorlar), yaklaşımı kadar önemli değil.  Yaklaşımı sayesinde, çok büyük kitleye uygun bir bisiklet hazırlanıyor: www.coasting.com

Ve pazarlamacıların kendisine daha sık sorması gereken:

  • Şu an ürünümüzü kullanan 5 kişiden önemli olan belki de, kullamayan 95 kişi mi?
  • Müşteriler veya hedeflediğimiz pazardakilere bakmak yerine, müşterimiz olmayanlar veya hedeflemediğimiz pazarlar bize neler vaat ediyor bunu mu araştırmalı?

30.04.2008


 

Yorumlar

Bu yazıyı okurken aklıma çocukluktan kalma bir cümle geldi kendi kendime yaratıcı insan nasıl olur diye sorardım sağolsun birileri tembel adam yaratcıdır demişti bende koltuğa uzanır düşünür ve bana karışmayın derdim tembellik yapıcam:)diye...aradan 20 koca yıl geçti..şimdi şunu soruyorum yaratıcılık nedir?çünkü bunu her sorduğumda yeni bir yol buluyorum ve daha uzun bir koltuğa oturarak:)

Shimano'nun yaptığını yapmadan ayakta kalan bir marka var mı ki? Bu pazarlamanın doğasında var. Yeni tüketicilere ulaşmak, kullanım alanını genişletmek… Yeter ki araştırıp yola öyle çıkın. Doritos örneğinde olduğu gibi…

ülkemizde sanıyorum bir pazarlamacıya güven kalmamış.ürününü satmak için yalan söyleyen,kişiler olarak biliniyor.oysa günümüz geleceğin en saygın mesleği,ben fotokopi,fask ve kartuş satışı yapıyorum.girip çıktığım birçok işyeri gördümki gerçektende kandırılmışlar.fason ürünleri orjinal diye almışlar ve bu fason ürünlere orjinal parası ödemişler yani kısaca kandırılmışlar.özellikle devlet kurum ve kuruluşları;pazarlamacılıkta doğruyu söylemek,anlatmak bu meslekte kalıcı olmanın temel kuralı olduğuna inanıyorum.FOMAK

pazarlama ile ilgili her ne okursam okuyayım mezun olup işe direkt satışla başladığım o çömez yıllarımdaki şu anım gelir elektirikli el makinaları satmak üzere girdimiz şantiye girdik biz tam arkadaşımla makinaların özelliklerini anlatmaya baslayacakken arkadaşları işçileri çay içmeye çağırdı o da bizi küçümser bir tavırla dur hamdi ağabey tezgahtarlar geldi gitsinler geliyoruz dedi ben orada okulu bitirmek için okadar upraştığıma mı yanayım adama mı kızayım satış olmayacak o na mı üzüleyimçay vermeyecekler nerden çay bllacağımızı mı düşüneyimbohçamı toplayıp oradan hemen çıkyım mı bilemedim tabii sonuncuyu yapı şantiyeden çıkıp hemen
kendimizi bircafe ye attık

Yeni müşteriler bulmadan bir işin ayakta kalması mümkün değil.Kural bu.Ayrıca Gamze arkadaşımızın başına gelenlerin benzeri benimde başıma geldi.Duruma göre davranılır,Baktın karşındaki laftan anlamıyor.Son sözü söyler-lafını sokarsın-sonra çıkıp gidersin.

 

Lütfen yorum yazın