Organik ürünleri menüye eklemek?

1028223_94758002
Cihangir'de sık gittiğimiz bir kahve, kahvaltı menüsüne organik yiyecekler eklemiş. Güzel. Fakat değeri ne, bir düşünün.

Tüm ürünler organik olsa, değeri ne olur, karşılaştırın.

Hangisini birisine anlatırsınız?

12.08.2008


 

Yorumlar

bu dünya öyle gelmiş; öyle gider. Mala göre değer biçilir. Bazısı organik takılır; basızı formanik takılır.

Şu an bir ürününorganik halinin kilosuna 60 ytl den fazla veriyorsunuz...aynı ürünün pazardaki kilo fiyatı 3 ytl...

Tüm ürünler organik olsa tabi bir ürünün organik olmasının değeri olmaz ki:) O yüzden hepsinin fiyatı aynı olur :)

Aslında bu organik ya da organik olmama (hormonlu) durumu sadece bi pazarlama hilesinden ibaret. İşte efendim gübre yok, işte hormon yok, vurt ok, zırt yok, yayla domatesi bu ondan büyük felan gibi şeyler tamamen aldatmaca. Zaten halkın genelinin de bu konuda bilgisi çok eksik. Kimi sivrizekalıların organik ürün alıyorum diye aldıkları şeylerin pazardakiyle hiç bir farkı yok aslında. Yoksa zaten kullanılan gübrenin zaten bitkiye vereceği bir zarar olmadığı gibi aksine ürürnün daha kaliteli olmasını sağlıyor. Ha hormon olayına gelirsek. Kimi sebzelerde bazı dönemlerde özellikle çiçek oluşumunu desteklemek amacıyla hormon kullanımı şarttır. Tabii bu hormon kullanımında elbette bir düzen ve sistematik gereklidir. Bunuda zaten çitçi ziraat mühendisiyle ortak bir çalışma neticesinde kaliteli ürün almak için kullanır. Tabii ki dengesiz ve aşırın kullanımı da hepimizin bildiği gibi kalitesiz ve sağlıksız meyve ya da sebze oluşumuna sebep olur.

İlaç kullanımına gelirsek zaten üzerinde ilaç kalıntısı vs. si bulunan ürünü hem ihracatçı almaz hem e çitçi bunu satarken sıkıntıya düşer. Üstelik bu ilaçların belli bir kullanım süreleri veuygulanma şekilleri de vardır. Organik ürün yiyeceğiz diye sararmış, kararmış sebzeleri yemeyi düşünenler varsa bunlara da birşey diyemem tabi.

Sonuç olarak organik ürün furyası tamamen bir pazarlama hilesi bana göre. Yoksa pazardan 5 liraya alacağın şeyi sırf organik diye marketten 10 liraya almak enayiliktir. Yani ürünleri organik ya da hormonlu, ilaçlı vs diye sınıflandırmadan önce neden ilaç kullanılır neden hormon kullanılır onları öğrenmek en azından fikir sahibi olmak gerekir diye düşünüyorum.

PS: Konuyla alakasız oldu ama içimde ukte kalmış napayım :)

peex ; bu konuyla ilgili güngör uras yazmış http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Date=27.08.2008&ArticleID=982042&AuthorID=54&b=&a=Güngör%20Uras&ver=39

Oldukça verimli topraklara sahip bir ülke olarak ne yazık ki bunun kıymetini bilemiyoruz. Eğitimsizlik ve yanlış tarım uygulamalarından dolayı düşük kaliteli gıdalar pazara sürülüyor. Örneğin; dünyada kurutulmuş meyve ticaretinin önemi göz önüne alındığında Türkiye zengin hammadde kaynakları ile oldukça önemli bir ülke. Fakat yanlış uygulamalardan ötürü bu ürün analiz sonuçları kalıntı ve bulaşan limitlerinin çok üzerinde kaldığından, ihracatta problem yaşanıyor ve bu ürünler iç pazara sunuluyor; ardından kampanyalar başlıyor.
Organik konusuna geldiğimizde; her kişinin kendi tarlasında ürettiği mahsul organik değildir. Örneğin tatil dönüşlerinde yol kenarlarında satıldığını gördüğümüz ve özellikle de bayanların(bkz: annem, teyzem) "bak işte organik bunlar organik" diye aldığı meyveler sağlık açısından tehdit oluşturuyor (bir de yıkamadan yenirler "doğal" diye). Yol kenarında beklerken egsoz gazından meyvelere bulaşan ağır metaller zehirlenmelere ve insan vücüdunda birikim yaparak hormon sistemini etkileyen ciddi rahatsızlıklara sebep olabiliyor.
Organik tarımda öncelikle sanayi ve yollardan uygun uzaklıkta tarım alanları seçiliyor. Sebze ve meyveler kimyasal kullanılmadan; doğal gübreleme yapılarak yetiştiriliyor. Zararlılara karşı doğal düşmanları ile mücadele ediliyor (zararlı böceği yiyen kuş). Kimyasal kullanılmayarak toprak kirliliği önlenmiş oluyor.
Bu koşullarda verim düştüğü için organik ürünler konvansiyonel olarak üretilenlere oranla daha pahalı oluyor.
Kimyasalların en büyük problemi birçoğunun biyobozunurluklarının(yok olmalarının) çok uzun zaman alması. Sağlığı tehdit eden en önemli unsurlardan biri de bu. Vücuttaki birikim sonucu yine hormon sistemi etkileniyor; bağışıklık zayıflıyor.
İneklerde kullanılan antibiyotikler ve hormonların süte ve etlerine bulaşması ve bizlerin bunu tüketmesi de ayrı bir risk faktörü. Özellikle de antibiyotiklere karşı direncin azalmasında bir etken olarak bu hususa da dikkat çekiliyor.
Organik tarım ve hayvancılıkta antibiyotik ve hormon kullanımı da yasak olduğu için bu da ayrı bir avantaj.
Bunların yanında organik mahsullerin besin değerlerinin çok daha iyi korunmuş olduğu araştırmalarla da kanıtlanmış.
Ama ne yazıkki bir çok konuda olduğu gibi yanlış uygulamalar organik ürünlere karşı güvenilirliği de azaltıyor. Daha kontrollü oldukları için büyük marketler bir nebze; fakat pazarlarda açıkta satılan ürünlerin organik olduklarının garanti edilmesi zor tabi. Ya da bir restorana gittiğinizde önünüze sunulan yemeğin organik olduğundan emin olmak ancak güvenle mümkün. Fakat ambalajlı olarak; üzerinde Türkiye organik tarım logosu ve bağımsız denetleme kuruluşunun logosu ile satılan ürünlere güvenelebilirsiniz. Çünkü bunlar çok ciddi kontrollerden geçiyorlar.

 

Lütfen yorum yazın